Akaid 1 ders notları ünite 2

Bu ders içereği Yeni müfredata uygundur.
Ünite 2

İMAN VE MAHİYETİ

İman ve İmanın Mahiyeti

İman kelimesi İslam dininde Allah’ın gönderdiği kitaplara, peygamberlere, meleklere ve Allah tarafından tamamen yasaklanmış olan her şeye kalben inanmak ve bunu dile getirmek anlamını taşır. Her insanın içinde yatan iman derecesini yalnızca Allah bilebilir. Diğer insanlara tarafından görülebilen boyutu ise emredilmiş olan namaz, oruç, zekât vb. şartların yerine getirilmesidir. Bir insanın iman derecesi ve bu konudaki bilgi düzeyine göre farklı isimler almıştır.

Taklidi-Tahkiki İman

Yeterli kanıtlara dayanmadan yalnızca anne, baba ve çevredeki insanlardan duyarak edinilen iman derecesine taklidi iman adı verilmiştir.

İcmali-Tafsili İman

İmanının ilk derecesi olarak da bilinen ve tevhid, şahadet kelimelerinin kalpten inanılarak söylendiği iman türüne verilen isimdir.

İman ve Amel Arasındaki İlişki

İslam dininde yer alan kavramlardan birisi olan amel insanların kendi iradesiyle yapmış olduğu davranış, iş ve eylemlere verilen addır. İman ve amel birbirinden farklı anlamlara gelen kavramlar olsa da aralarında çok sıkı bir bağ bulunmaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta ise iki kavram ayrılmaz bir bütün değildir. İyi ameller yerine getirmeyen insanlar kalpleri iman ile doluysa, işlemiş oldukları günahları helal saymadıkları sürece Allah katında mümin olarak görülmektedir. Bu iki kavram arasında en önemli bağlantı ise kalbiyle ve diniyle tamamen imana sahip olan bir kişi güzel ameller yapma gayesi ile yaşamını sürdürür. Yaşamı boyunca yaptığı amellerin en temel sebebi kalbinde ve diline bulunan Allah imanı da diyebiliriz.

İmanın Geçerli Olmasının Şartları

Bir insanın sahip olduğu imanın geçerli olarak sayılabilmesi ve ebedi kurtuluş olarak bilinen Cennet’e gidebilmesi için bazı şartlar mevcuttur O şartlardan bazıları ise şunlardır:

  • İman yeryüzünde insanın kendi hür iradesine dayalı bir tercih olması gerekir. Dünya hayatından umudur kesmesi, tehdit veya baskı durumlarında gerçekleşen imanlar geçerli değildir. Daha önceden mümin olarak hayat sürmeyen bir kişi son nefesinde azabı fark ederek “iman ettim” derse bu gerçek bir iman değildir.
  • Bir Müslüman iman şartları arasında yer alan esasları inkâr edecek tutum ve davranışlardan kesin olarak kaçınmalıdır.
  • Bir mümin Allah’ın merhametinden ne tam olarak emin ne de tam olarak ümitsiz olmalıdır. Bu iki kavram arasında yer alan Müslümanlar gerçek iman etmiş sayılır.

İnanç Bakımından İnsanlar

İslam dinine bakış açısı ve imanı bakımından insanlar toplamda üç gruba ayrılırlar. Bunlar:

Mümin

Allah’a, O’nun gönderdiği peygamberlere ve Kuranı Kerim’de yazılı olan her şeye gönülden inanan insanlara mümin adı verilir. Bu tür insanlara öldükten sonra Cennet hediye edilecek olup, birçok nimete kavuşacağı müjdelenmektedir.

Kafir

İslam dininin en büyük şartlarından olan iman esaslarından birkaç tanesini ya da tamamını inkâr eden kişilere kafir adı verilir. Bir insan kafir olarak ölürse, ebediyet boyunca cehennemde kalacaktır.

Münafık

İman esaslarına inandıklarını dili ile söyleyen ancak kalbiyle inanmayan kişilere münafık adı verilir. Allah tarafından bu münafıkların kafirlerle aynı keseye konulduğu birçok ayette yer almaktadır.

Sonraki Ünite
Bu ders notu (ünite 2) faydalı mıydı ?
Bunu nasıl iyileştirebilirim?

1 kişi oy kullandı
ÜNİTE 1ÜNİTE 3ÜNİTE 4