Akaid 2 ders notları ünite 3

Bu ders içereği Yeni müfredata uygundur.
Ünite 6

KADER VE KAZAYA İMAN

Kader ve Kaza

İman esasları arasında yer alan ve direk olarak Allah (c.c)’a iman ile örtüşen kader ve kazaya iman etmek O’nun kudretine ve büyüklüğüne iman etmek anlamındadır. Dünyanın var oluşundan sonsuz kadar olacak her şeyi bir tek Rabbimiz bilebilmektedir. Kader kelime anlamı olarak gücü yetmek ve planlamak gibi anlamlar taşır. Bu özelliklere sahip olan hiç şüphesiz Allah’tır. Kaza ise olacak olan her şeyin vakti geldiğinde Allah tarafından gerçekleştirmesi anlamını taşır. Bu iki kavrama iman etmek O’dan başka yaratıcı olmadığını kabullenmektir. Bunlara inanan insan başına bir kötülük geldiğinde isyan etmez. Kader olaylarında iki çeşit irade söz konusudur. Bunlardan birisi Allah’ın iradesi diğeri ise insanın kendi iradesidir. Olacak olan tüm musibetlerde insanın iradesi de sorumludur.

Kader ve Kaza İnancının Kur’an ve Hadislerdeki Temelleri

Bu konular hakkında inancın temelini oluşturan çok sayıda ayet mevcuttur. Bu ayetlerin hepsine kâinatta olan tüm olayların Allah’ın kudreti sayesinde olduğu açıkça görülmektedir. Günlük hayatta insanın kendi iradesi ile seçeceği yola göre kader ve kaza şekillenmektedir. Her insanın yaratılması da kader olarak değerlendirilebilir. Allah tarafından bizlere verilen akıl, irade gibi özellikler de bu kaderin gidişatına yön vermektedir. İnsan haricinde doğada meydana gelen ya da bulunan her şey Rabbimizin sonsuz kudreti sayesinde meydana gelmektedir. Öncelikle evreni yaratmış ve içerisine bulunan her şeye dilediği şekilde devam ettirmektedir.

İnsan Kader İlişkisi

Kaza ve kader olaylarının nasıl meydana geldiği konusunu yanlış anlamamak adına yalnızca Allah’ın iradesinin değil insanın sahip olduğu bazı özelliklerin de etkili olduğunu söyleyebiliriz. Bu özellikleri ise şunlardır.

Akıl

Bir insanı diğer canlılardan ayıran en önemli özellik akla sahip olmasıdır. Bu sayede iyiyi kötüden, doğruyu ise yanlıştan ayırabilecek kapasitedir. Sahip olduğu akıl dolayısıyla yaptığı tüm işlerden sorumlu tutulmaktadır. Aklını kullanan insanların bazıları teslimiyet ve imanı tercih etse de inkâredenleri de olmuştur. Kur’an’da yer alan ayetlere göre aklı olmayan kişiler dini emirlerden sorumlu tutulmamaktadır. İnsanın sahip olduğu diğer özelliklerden iradeyi oluşturan ise akla sahip olmasıdır. Bu yüzden dini emirleri yerine getirmekle sorumlu ve yapmadığı durumlarda gereken cezayı alacağı ayetlerde belirtilmektedir.

İrade

Sözlüklerde yer alan anlamı seçmek ve tercih etmek olan irade, akıl sahibi insanların bir şeyi yapmak ya da yapmamak konusunda seçim yapması anlamına gelmektedir. Rabbimiz bizleri belirli akıl ve irade sahibi olarak yaratmış ve yazı yazmak, okumak, namaz kılmak, iyi ile kötü davranışlar sergilemek gibi konularda bizleri özgür bırakmıştır. Tüm insanlar hayatı boyunca özgür iradesi ile yaptığı şeylerden sorumludur. Bu gibi davranışların dışında insan iradesi olmadan gerçekleşen olaylardır vardır. Kalbimin çalışması, nerede ve ne zaman öleceğimiz konuları insan iradesi dışında gerçekleşmekte ve insan bu davranışlardan sorumlu tutulmamaktadır. İyi, kötü; doğru, yanlış; güzel çirkin gibi kavramları birbirinden ayırabilecek kapasiteye sahip olarak yaratılmıştır. Tüm bunların seçimini irademiz ile yaparız.

Sorumluluk

Allah tarafından akıl ve irade sahibi olarak yaratılan insanlar bu özelliklerinden dolayı bazı sorumluluklara sahiptir. İnsanın imtihana tutulması ve yaptıklarından sorumlu olması da sahip oldukları bu özelliklerinden dolayıdır. Tüm insanlar yaşamı boyunca yaptıkları tercihlerden ve işlediği günahlardan sorumludur. Kur’an’da insanların kaldırabilecekleri ölçüde sorumluluğa tabi tutulduğu sıklıkla belirtilmektedir.

Kaderle İlişkilendirilen Bazı Kavramlar

Ecel

Kelime anlamı olarak belirlenen zaman olarak tanımlanan ecel bir insanın Allah tarafından verilen ömrünün sona ermesidir. Tüm insanların ne zaman ve nasıl öleceği bir kitapta yazılı olduğu ayetlerde belirtilmektedir. İyi insanların ömürlerinin sonuna kadar iyi yaşayacağı, kötü insanların cezasının da bu dünyada verilmeden ahirete bırakıldığı belirtilmiştir.

Rızık

Allah’ın insanlar tarafından kullanılması için verdiği tüm nimetlere rızık adı verilmektedir. Rızkı tüm canlılara veren Allah’tır. Bütün ayetlerde dünya üzerinde kimseyi rızıksız bırakmayacağı yer almaktadır. Bunu rızkım nasılsa verilir, bir şey yapmamalıyım olarak düşünmemelisiniz. Tam tersine Allah’ın rızık vermesi düşüncesiyle aramaya devam etmelisiniz. Her insana O dilediği kadar rızık verir ve insanların helal yoldan bu rızıkları kazanmak için gayret göstermesi gerekir.

Afet

Rabbimiz tüm kullarını farklı (sel, deprem, yangın vs.) şekilde imtihan etmektedir. Bu afetlere tedbir almak ise insanın kendi sorumluluğundadır. Tüm tedbirleri aldıktan sonra Allah’a bırakmak ise tevekkül olarak adlandırılır. Bu gibi afet olaylarında tüm Müslümanlar yine Allah’a sığınmalı ve dua etmelidir. Allah sevdiği kullarını zaman zaman bazı musibetlerle imtihan etmekte ve sabreden insanlara faziletler verileceği belirtilmektedir.

Sağlık ve Hastalık

Allah tarafından insana verilmiş olan en büyük nimet sağlıktır. Bazı durumlarda kullarını denemek amacıyla bazı sağlık sorunları vermektedir. Bu durumlarda gereken tedaviyi de vermiş ve insanın bulup tedavi olması gereklidir. Yine süreç içerisinde Allah’a dua etmeli ve şifa istemelidir. Hastalıkların tamamı bir müsibet olarak görülmemeli ve kulların Allah’a yakınlaşmasını da sağlamaktadır. Tüm insanlar başına gelen hastalıklarda sabretmeli ve gereken tedavi için gayret etmelidir.

Başarı ve Başarısızlık

Asıl başarı Rabbimizin rızasını kazanmak olarak görülmelidir. Yine de yalan dünya içerisinde kazanacağım başarılar yalnızca Allah’ın takdiri ile mümkündür. Başımıza gelenlerin hangisi başarı hangisi başarısızlık olduğunu yalnızca Allah bilebilmektedir. Tüm başarısızlıklarda kadere suç bulmadan önce gereken azim ve çalışmayı göstermek gerekmektedir. Azim ve çaba sonucunda geri kalanlar Allah’a tevekkül etmeli, başarısızlık olduğunda yine şükredilmelidir. İnsanın kaderinde yer alan yol o olmayabilir.

Dua ve Tevekkül

Dua bir insanın Rabbine yaklaşmasındaki en önemli araçtır. Her kul bir görev olarak dua etmelidir. Kaderin insan hayatında iki çeşidi vardır. Bunların bir tanesi değişmesi mümkün olmayan mutlak kader, diğeri ise dua ile yeniden çizilebilmektedir. Sadaka ve dua bu kaderin kulun istediği şekilde değişmesini sağlayabilir. Yine bu noktada vermek ya da vermemek Allah’ın kudretine bağlıdır. Duaların gerçekleşmemesi durumunda ise kul kesinlikle isyan etmemelidir. Tevekkül ise bir insanın tüm önlemleri alarak ya da çalışarak sonucunu Allah’ın takdirine bırakmasıdır. Sonuç olarak bir şeyin gerçekleşmesi Allah’ın istemesine bağlıdır.

Sabır, Teslimiyet ve Rıza

Sabır Rabbimiz tarafından bizleri sınamak amacıyla gönderilen tüm sıkıntılara şikâyet etmeden göğüs germemize verilen addır. Dili kötü sözden, tüm organları çirkin olan davranışlardan koruma gibi tüm davranışlar sabır olarak adlandırılmaktadır. Bazı ayetlerde insanın hayatında açlık, ölüm ve hastalık gibi şeylerle imtihan edileceği ve sabredenin kurtuluşa ereceği müjdelenmektedir. Tüm zorluklara sabretmek Allah’a teslimiyet ve rızanın bir göstergesidir.

Hayr ve Şer

Hayr Allah’ın razı olduğu ve yapılmasını emrettiği tüm işlere denirken, şer ise Rabbimizin kesin olarak yasakladığı kötü şeylere verilen addır. İnsanın yaptığı davranışların iyi ya da kötü olması sonucunda hayr ve şer olarak adlandırılır. Adlandırılması Allah’ın takdirine bağlı olan bir şeydir. Tüm yaşanacak olan iyi ya da kötü olması kulun davranışına göre şekillenmektedir.

Hidayet ve Dalalet

Hidayet doğru yol anlamı taşırken hidayete ermek ise doğru yolu bulmak anlamı taşır. Dalalet kelimesi ise kötü yola düşmek, sapkınlık gibi anlamları taşımaktadır. Kâinatta insanın karşısına çıkan tüm yollar Allah tarafından yaratılmıştır. Bu yolları tercih etmek ise insanın iradesine bırakılmıştır. Peygamberlerimize gönderilen tüm kitaplar ise insanlara doğru yolu bulmak için yardımcı olması amacıyla Allah tarafından indirilmiştir.

unite-2
Bu ders notu (ünite 3) faydalı mıydı ?
Bunu nasıl iyileştirebilirim?

1 kişi oy kullandı
ÜNİTE 1ÜNİTE 2