Bizi YouTube'den Takip Edin Bizi İnstagram'da Takip Edin

Seçmeli Psikoloji 2 ders notları

Bu ders içereği Yeni müfredata uygundur.
Ünite 1

ÖĞRENME, BELLEK, DÜŞÜNCE

ÖĞRENMENİN TANIMI

Öğrenme

Okuyarak veya yaşayarak, bilinçli veya bilinçsizce, kendi kendinden veya başkalarından alınan bilgi ve duygunun davranış veya düşünce düzeyinde meydana getirdiği kalıcı değişikliklerdir.

Öğrenmenin Özellikleri

  • Öğrenme davranışta bir değişikliktir.
  • Davranış değişikliğinin gözlenebilir olması gerekir.
  • Değişikliğin devamlı ve kalıcı olması gerekir.
  • Tekrar ve yaşantılar (deneyimler) sonucu meydana gelmesi gerekir.

Neler Öğrenme Sayılmaz?

  • Geçici davranışlar öğrenme sayılmaz.
  • Büyüme, olgunlaşma sonucu ortaya çıkan değişmeler de öğrenme sayılmaz.
  • İçgüdü davranışları öğrenme sayılmaz.
  • Refleksler öğrenme değildir.

ÖĞRENME TÜRLERİ

Koşullanma Yoluyla Öğrenme

Klasik Koşullanma: Organizmanın doğal uyarıcıya gösterdiği tepkiyi yapay uyarıcıya da göstermeyi öğrenmesidir. İki uyarım ya da olay arasında bağ kurulur ve çağrışım oluşur. Organizma uyarımlardan biri ile karşılaşınca diğerini hatırlar. Deneysel olarak incelenen ilk koşullanma türüdür. Bu öğrenme şekli, ilk kez Rus bilim adamı fizyolog İ. Pavlov (1849-1936) tarafından ortaya atılmıştır. Pavlov, zile salya tepkisi vermeyen köpeğe bir süre sonra zil karşısında salya tepkisi vermeyi öğretmiştir.

Köpek Deneyinde Klasik Koşullanma Süreci

  • Koşullanma Öncesi: Koşulsuz uyarıcı (Yiyecek)= Koşulsuz tepki (Salya)
  • Koşullanma Öncesi-2 : Nötr uyarıcı (Zil)= Tepki yok.
  • Koşullanma Sırası: Zil+ yiyecek= Koşulsuz Tepki (Salya)
  • Koşullanma Sırası: Koşullu uyarıcı (Zil Sesi)= Koşullu Tepki (Salya)

Klasik Koşullanmanın Günlük Hayattaki Uygulamaları

  • Herhangi bir şeyden duyulan yoğun ve mantık dışı korkular olan fobiler, genellikle bireyin çocukluğunda yaşanan ürkütücü durumlardan, korku koşullanmasından oluşur.
  • Bazı davranışların ve bilgilerin uzun süre yinelenmesi koşullanmalara yol açar.
  • Reklamlarda ürünler, markalar ya bir reklam müziği, ya hedef kitlenin ilgisini çeken bir kişi, ya bir sembol ya da bir maskot ile ilişkilendirilmekte, izleyici bu uyaranlardan herhangi biriyle karşılaştığında söz konusu ürün ya da markalar arasında bağ kurmaktadır.

Edimsel (Operant) Koşullanma

Ödüle götüren ya da cezadan kurtaran bir davranışın yapılmasını öğrenmektir. Edimsel koşullanma ile ilgili ilk deneyleri yapan Amerikalı psikolog B. F. Skinner sadece tepkisel davranışların değil edimsel davranışların da şartlanabileceğine dikkati çekmiştir. Gözlenebilir çevresel uyarıcılardan bağımsız, içten gelerek kendiliğinden yapılan hareketlere ‘edim’ adını veren Skinner, 18 bu edimlerin onları izleyen sonuçlardan etkilendiğini ileri sürmektedir. Edimsel koşullanmada öğrenilenlerin kalıcılığının sağlanmasında tekrar ve pekiştirme önemli bir yer tutar, Farenin pedala basma sayısındaki artış, pedala basma davranışının yiyecekle pekiştirilmesi ile açıklanır.

Edimsel Koşullanma Kavramları

Pekiştirme

Bir davranışın tekrarlanma olasılığını, davranışın hemen ardından bir pekiştiricinin sunumu sayesinde artırma, güçlendirme sürecidir.

Pekiştireç

İstenen davranışın ortaya çıkma olasılığını artıran her uyarıcıdır.

Pekiştirme Türleri

Olumlu Pekiştireç

Davranışın hemen ardından verilerek davranışın ortaya çıkma ve tekrarlanma olasılığını artıran uyarıcılardır.

Olumsuz Pekiştireç

Ortadan kaldırıldığında veya verilmediği zaman davranışın ortaya çıkma olasılığını artıran uyarıcılardır.

Olumlu Pekiştirme

Olumlu pekiştireçleri ortama koyarak davranışın yapılma olasılığını artırma işlemidir.

Olumsuz Pekiştirme

Olumsuz pekiştireçleri ortamdan çıkartarak davranışın yapılma olasılığını artırma işlemidir.

Koşullanmayla ilgili Temel Kavramlar

Genelleme

Bir organizmanın, koşullandığı durumlara benzer durumlara da aynı davranışı göstermesidir.

Ayırt Etme

Organizma, benzer uyarıcılara benzer tepkiler gösterebildiği gibi uyarıcılar arasındaki farkı da ayırt edebilir.

Sönme

Uyarıcının olmamasına bağlı olarak davranışın zamanla ortadan kalkmasıdır.

Kendiliğinden Geri Gelme

Sönme davranışı gerçekleştikten sonra organizmanın belli bir aradan sonra tekrar yapay (koşullu) uyarıcıya karşı tepki göstermeye başlamasıdır.

Klasik ve Edimsel Koşullanmanın Karşılaştırılması

Uyarıcı

Klasik koşullanmada belirgin bir doğal uyarıcı ile eşleştirilen nötr uyarıcı vardır. Yani uyarıcı basittir. Edimsel koşullanmada ise belirgin bir uyarıcı yoktur. Uyarıcı grubu vardır.

Davranış

Klasik koşullanma refleks davranışlarla, edimsel koşullanma ise bilinçli ve istekli davranışlarla ilgilidir.

Ödül

Klasik koşullanmada davranıştan bağımsız olarak verilir. Organizma istenen davranışı yapsa da yapmasa da ödülünü alır. Edimsel koşullanmada ise organizma yalnızca istenen davranış yapıldığında ödüllendirilir.

Katılım

Klasik koşullanmada organizma pasiftir. Edimselde ise aktiftir.

Öğrenme

Klasik koşullanmada duygusal, psikolojik ve fizyolojik davranışlar öğrenilirken, edimsel koşullanmada bilgi ve beceriler öğrenilir.

Koşullanma

Klasik koşullanmada önce uyaran vardır ve organizma ona tepki gösterir (U-T),edimsel koşullanmada ise önce davranış yapılır sonra tepkinin doğurduğu uyarıcı gelir. (T-U)

Bilişsel Öğrenme

Öğrenmelerin tümü, davranışçı psikologların ileri sürdüğü gibi U-T (uyarıcı-tepki) davranışları biçiminde yani mekanik değildir. Çoğu öğrenmelerde zihinsel etmenlerin rolü büyüktür.

Biliş

İnsanın dünyayı tanıma, anlama ve öğrenmeye yönelik gösterdiği tüm zihinsel etkinliklerdir. Bu öğrenme türünde dıştan alınan uyarıcılar algılanır, önceki bilgilerle karşılaştırılır ve yeni bilgiler oluşturulur. Oluşturulan yeni bilgiler belleğe depolanır. Bu sırada eski bilgiler de yeni anlamlar ve bağlar kazanır. Bilişsel kuram; öğrenmeyi, öncelikle zeka ile ilgili bir kavrama süreci olarak görür.

Yer öğrenme

Organizmanın çevredeki nesnelerin mekân içindeki yerleriyle ilgili bilişsel harita (önünde, kuzeyinde, solunda gibi) oluşturmasıdır.

Sezgisel Öğrenme (Kavrayış Yoluyla Öğrenme)

Çözülmesi gereken problemin kavramları, elemanları arasındaki ilişkinin farkına birdenbire varılarak öğrenmenin gerçekleşmesidir. Aniden kavrama durumunun söz konusu olduğu bu öğrenmede organizmanın akıl yürütme gücü ve öngörüsü önemli rol oynar.

Model Alarak (Taklit Yoluyla) Öğrenme

Başka insanların davranışlarını gözleyerek ya da onları taklit ederek öğrenme yoludur. Bu öğrenme türünün bireyin sosyalleşmesi üzerinde çok büyük etkisi vardır. Bu yolla toplumsal bir varlık hâline gelir ve çevresine uyum sağlar. Bu öğrenmede model alınan kişilerin davranışlarının nasıl olduğu çok önemlidir çünkü bazen istenmeyen, zararlı alışkanlıklar da örnek alınabilir.

Farkına Varmadan (Örtük-Gizil)Öğrenme

Bilinçli bir çaba harcamaksızın istem dışı gerçekleşen öğrenmedir. Kimi durumlarda nasıl öğrendiğimizi hiç hatırlamasak bile kendimizi bir şeyleri öğrenmiş olarak buluruz. Oyuncaklarıyla oynayan bir çocuğun o esnada çalan bir müziğin sözlerini öğrenmesi gibi.

>Psiko-Motor (Devimsel) Öğrenme

Bir işin, davranışın nasıl daha iyi, hızlı doğru ve hatasız yapılacağını öğrenmektir. Gündelik hayat, motor öğrenme gerektiren faaliyetlerle doludur. Bunlar arasında çatal-kaşıkla yemek yemeyi, araba kullanmayı, topu hedefe atmayı, bir müzik aletini çalmayı sayabiliriz. Bireyin bütün bu becerileri hızlı ve doğru olarak yapabilmesi için alıştırma gereklidir. Bu öğrenme birden fazla organların aynı anda çalışmasını gerektirdiği için beden, kas, zihin ve yapılacak iş arasında bir koordinasyon olması gerekir.

Deneme-Yanılma Yoluyla Öğrenme

Organizma, amaca ulaşmak veya problemi çözmek için çeşitli davranışlarda bulunur. Bu davranışlardan çözümü sağlayan davranışların benimsenip çözümü sağlamayan davranışların ise terk edilmesiyle gerçekleşen öğrenmedir.

ÖĞRENMEYİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

Öğrenen ile İlgili Faktörler

Türe Özgü Hazır Oluş

Organizmanın, istenilen davranışı göstermek için gerekli biyolojik donanıma sahip olması gerekir.

Olgunlaşma

Olgunlaşma bedensel ve zihinsel olarak bir işi yapabilecek seviyeye ulaşmaktır.

Yaş ve Zeka

İnsanlar yaşının özelliklerine göre öğrenirler çünkü yaşla birlikte bilişsel özellikler değişir.

Genel Uyarılmışlık Hali ve Kaygı

Bireyin dışardan gelen uyarıcıları alma derecesidir. Belli bir konuda duyulan endişe, korku ve üzüntü hâli olan kaygı da öğrenmeyi etkiler.

Güdülenme (Motivasyon)

Öğrenmenin ilk şartı öğrenmeyi talep etmektir. Bireye zorla bir şey öğretemeyiz. Organizma ilgi duyduğu, önem ve öncelik verdiği, ihtiyacını karşılayan, ne işe yarayacağını anladığı konularda daha çok öğrenmeye isteklidir.

Öğrenmenin Aktarılması (Transfer)

Eski öğrenmelerin yeni öğrenmeleri zorlaştırma ya da kolaylaştırma şeklindeki etkidir.

Eski yaşantılar yeni öğrenmeyi 2 şekilde etkiler:

  • Olumlu Aktarım (Pozitif Transfer): Önceki öğrenmelerin bugünkü öğrenme sürecini kolaylaştırmasıdır.
  • Olumsuz Aktarım (Negatif Transfer): Önceki öğrenmelerin bugünkü öğrenme sürecini zorlaştırmasıdır.

Öğrenme Yöntemi ile İlgili Faktörler

Öğrenilen Konunun Yapısı

Konunun parçalara bölünerek ya da bütün halinde çalışılmasıyla ilgilidir. Hangisinin daha yararlı olduğu ele alınan konuya göre değişir.

Öğrenmeye Ayrılan Zaman

Konunun aralıklı ve toplu olarak çalışılmasıyla ilgilidir.

Geri Bildirim (Dönüt-Düzeltme)

Öğrencinin yaptığı çalışmanın doğruluğu, yanlışlığı, eksikliği gibi öğrenme süreci ve performansı konusunda bilgilendirilmesidir.

Öğrencinin Aktif Katılımı

Öğrenilecek olanla etkileşim öğrenme çabasına girmektir.

Öğrenme Malzemesi ile İlgili Faktörler

Algısal Ayırt Edilebilirlik

İçinde bulunduğu ortamdan farklı olan ve kolayca ayırt edilebilen malzeme dikkati çekeceği için daha kolay öğrenilir.

Anlamsal Çağrışım

Öğrenilecek malzeme ne kadar anlamlı ise o kadar kolay öğrenilir. Anlamsız kelimeler, anlamlı kelimelere nazaran daha zor öğrenilir.

Kavramsal Gruplandırma (Kavram Haritası)

Bilgilerin gruplanması ve sınıflanması, kavramlar arasındaki ilişkilerin şematize edilmesi bilginin zihinde somut ve görsel bir şekilde düzenlenmesini ve öğrenilmesini sağlar.

Sosyo-Kültürel Etkenler

Çocuğun öğrenme sürecinden haz alması, yeni denemelerde bulunması, karşılaştığı güçlüklerden yılmaması, risk alması gibi konular farkında olmadan içinde bulunduğu sosyo-kültürel çevresi tarafından belirlenmektedir.

ÖĞRENME STRATEJİLERİ

Öğrenmeyi Öğrenme

Bilgiyi arayıp bulan, bunları kullanarak yeni durumlar için Görsel 1.25 31 gerekli bilgiyi kendi kendine üreten, yaşamında kullanan, toplumda meydana gelen değişimlere ayak uyduran ve aynı zamanda bu değişimlerin kaynağı olan bireylerin yetişmesini hedefleyen bir eğitim anlayışıdır.

Öğrenme Stratejisi

Bireyin kendi kendisine öğrenmesini kolaylaştıran tekniklerin her biridir.

Aktif Öğrenme

Öğrenenin öğrenme sürecinin sorumluluğunu taşıdığı, öğrencilerin dinlemekten çok derse katıldığı, öğrencilerin becerilerinin geliştirilmesinin hedeflendiği, okuma-yazma-tartışma gibi etkinliklerle desteklenen bir öğrenme sürecidir.

HAYAT BOYU ÖĞRENME

Hayat boyu öğrenmede belirleyici olan öğrenmenin sürekliliği ilkesidir. Diğer ilkeleri ise değişim, kendi kendine öğrenme, araştırmacılık, öz değerlendirme, sınıf dışında öğrenme, eğitimi yönetmedir. Hayat boyu öğrenme, bireyin olduğu her yerde gerçekleşebilen; yer, zaman, yaş, eğitim düzeyi gibi her türlü kısıtlamayı ortadan kaldıran örgün ve yaygın eğitim süreçlerini kapsayan bir kavramdır.

BELLEK VE TÜRLERİ

Belleğin Tanımı

Bellek, geçmiş yaşantıların, kazanılan bilgi ve becerilerin saklanmasını ve gerektiğinde yeniden canlandırılmasını sağlayan bilişsel bir süreçtir.

Duyusal Bellek

Duyu organları tarafından kayıt edilen bilgilerin işleme sistemine girmeden önce kısa bir süre tutulduğu bilgi deposudur.

Kısa Süreli Bellek

Duyusal kayıttan dikkat ve algı süreçleri sonunda ayrılan bilgi, kısa süreli belleğe geçer. Bilgiyi tutma süresi (2 sn ile 20 dk arasında) ve kapasitesi sınırlı (6, 7 veya 10 rakam hatırlanabilen) olan bellek aşamasıdır.

Uzun Süreli Bellek

Bilgiyi, beceriyi; saatler, günler, aylar ve yıllarca zihinde tutar ve hatırlamayı sağlar. Uzun süreli bellek 3 çeşittir:

    Anısal Bellek
  • Yaşantılarla ilgili bölümdür. Bizde duygusal etki bırakan belirli bir zaman, yer ve olaylarla ilgilidir.
  • Anlamsal Bellek
  • Uzun süreli belleğin kurallar, genellemeler, kavramlar, sorun çözme becerileri gibi genel bilgilerin yer aldığı bölümdür.
  • Örtük Bellek
  • Başlangıçta bilerek öğrenilen zamanla otomatikleşen beceriler farkında olmadan öğrenilen şeyler ile nedenini bilmediğimiz korkuların bulunduğu bellek türüdür.

BELLEĞİN TEMEL İŞLEVLERİ

Kodlama

Algılama ve öğrenme sonucu kazanılan bilgilerin düzenli bir biçimde uzun süreli belleğe yerleştirilmesidir. Böylece kaydedilen bilgilerin kalıcılığı sağlanarak işler hâle getirilir. Kodlama ile elde edilen bilgiler, izlenimler simge ya da sembollerle belleğe sistemli, düzenli bir şekilde yerleştirilir.

Saklama (depolama)

Kodlanarak belleğe kaydedilen bilgiler, gerektiğinde kullanılmak üzere uzun süreli bellekte depolanır.

Çağırma

Uzun süreli belleğe kaydedilerek saklanan bilgilerin gerekli olduğunda yani bizim arzu ve irademizle bilince çıkarılmasıdır.

Hatırlamayı Etkileyen Bazı Faktörle

  • Öğrenen kişinin bellek gücü
  • Öğrenilen materyalin anlamlı ya da anlamsız olması
  • Öğrenilen materyalin kullanım sıklığı
  • Öğrenme derecesi
  • Öğrenme malzemesinin örgütlenmiş olması
  • Duygusal ve toplumsal etkenler
  • Öğrenmeyi izleyen zamandaki faaliyetler hatırlama sürecini etkiler
  • Ortam

Unutma ve Nedenleri

Unutma

Kısa süreli bellekteki bilgilerin tamamen silinmesiyle, uzun süreli bellekte de bilgilerin gerekli bağların kurulamamış olması nedeniyle çağrılamamasıdır. Gerçekleştirdiğimiz bir öğrenmenin, kendinden önceki ya da sonraki öğrenmeleri engellemesi unutmaya sebep olur. Bu olaya “bozucu etki” (ket vurma) denir.

İleriye Ket Vurma

Önceki öğrenmenin yeni öğrenmeyi unutturmasıdır.

Geriye Ket Vurma

Sonraki öğrenmenin önceki öğrenilenleri unutturmasıdır.

DÜŞÜNME

Düşünme insanı diğer canlılardan ayıran en temel özelliğidir. Psikolojide düşünme denince, nesneler, durumlar arasındaki bağıntıları kavrama; bu bağıntılardan yararlanarak bir takım soyutlamalar, kavram oluşturmalar, akıl yürütmeler, hüküm verme gibi zihinsel etkinlikler anlaşılır.

Düşünmenin Temel Birimleri

Sembol (simge)

Nesne, olay veya süreçleri temsil etmek için seçilen, onların yerine kullanılan işaretlerdir. Semboller bir anlamı, varlığı veya kavramı belirtir.

İmge

Algıladığımız, öğrendiğimiz, kavramlaştırdığımız oluşların, nesnelerin bilince yansıyan görüntüsüdür. İmgeler, sanki nesnelerin, kavramların, olayların zihin tarafından çekilmiş filmi gibidir.

Kavram

Nesne ve olayların ortak özelliklerini kapsayan ve onları bir sözcük altında toplayan zihindeki genel soyut tasarımdır.

Kategori (soyutlama)

Bir özelliği ya da öğeyi bağlı olduğu bütünden, düşünce ya da sözle ayırmadır.

DOĞRU KARAR VERME

Karar Verme

Belirli bir başlangıç noktası olan ve bu başlangıçtan itibaren değişik iş, faaliyet veya düşüncelerin birbirini izlediği ve sonunda bir tercihin yapılması ile sonuçlanan süreçtir.

Problem Çözme

Kişinin kendisini hedefine ulaştıracak araç ve davranışları seçmesi, kullanması ve böylece karşısına çıkan engelleri aşma sürecidir. Problem çözme becerisinde bireysel etkenler de rol oynar.

Zihinsel Kurulum

İnsanların daha önceden edindiği belirli şeyleri yapma biçimleri yani alışkanlıkları yeni problemleri de aynı biçimde ele almalarına neden olur.

Zeka

Birey ne kadar zekiyse problem çözmede o kadar başarılıdır.

İşleve takılma

Bir tür zihinsel kurulum olan işleve takılma bir nesnenin sadece belirli kullanımlarını görebilme eğilimidir.

Güdülenme

Problem çözebilmek için çözümü merak etmek, amaca ulaşmayı engelleyen unsurları ortadan kaldırmayı istemek gerekir.

İrdeleme (Akıl yürütme yoluyla problem çözme)

Mantık kurallarına dayalı olan bu düşünmede durum değerlendirilir, amaç belirlenir, neden-sonuç ilişkileri kurulur ve alternatifler gözden geçirilerek problemin sonucuna sistemli bir şekilde ulaşılır.

Zeka Testleri

Zeka testleri; dil becerileri, sözsüz muhakeme, soyut düşünme, görsel- uzaysal beceriler, dikkat ve dikkati yoğunlaştırma ve bilgi işlemenin hızı gibi zekâyı oluşturan çeşitli işlevleri ölçmek için hazırlanan materyallerdir.

Grup Testleri

İlk defa Amerika Birleşik Devletleri’nde orduda askerleri kabiliyetlerine göre sınıflandırmak amacıyla kullanılan ordu alfa ve beta grup testleridir. Birden fazla kişinin zeka derecesini ölçmek için hazırlanmış olan testlerdir.

Bireysel Zeka Testleri

Bireylere tek tek uygulanan testlerdir.

İyi Bir Zeka Testinin Özellikleri

Güvenirlik

Aynı işlemle benzer koşullarda tekrarlanan ölçümlerin benzer sonuçlar vermesidir.

Geçerlilik

Test neyi ölçmek için hazırlanmışsa onu ölçmesi gerekir.

Normları Olmalıdır

İyi bir test standart bir gruba ya da gruplara dayanan normlara sahip olmalıdır.

Standrdizasyon

Bir test ne kadar geçerli ve güvenilir olursa olsun hazırlandıkları kültürün etkilerini taşır.

ZEKA TÜRLERİ

Sözel Zeka

Dille yaptığımız her türlü çalışmayla ilgilidir. Düz yazı, şiir, rapor, mektup, roman yazabilme, dinleyiciler önünde konuşma yapabilme, başkasını dinleyebilme, ne söylediğini anlayabilme yeteneği sözel zekâ ile ilgilidir.

Görsel-Mekansal Zeka

Resimler, imgeler, şekiller ve çizgilerle düşünme, üç boyutlu nesneleri algılama ve akıl yürütme becerisidir.

Duygusal Zeka

Bireyin sahip olduğu zeka potansiyelini nasıl açığa çıkarabileceği ve doğru bir biçimde nasıl kullanabileceğini gösteren bir yetenektir.

Sonraki Ünite
Bu ders notu faydalı mıydı ?
Bunu nasıl iyileştirebilirim?

5 kişi oy kullandı
ÜNİTE 2