Seçmeli Psikoloji 2 ders notları ünite 2

Bu ders içereği Yeni müfredata uygundur.
Ünite 2

RUH SAĞLIĞININ TEMELLERİ

KİŞİLİK

Bir insanı başkalarından ayıran, bireyin iç ve dış çevresine uyum sağlamak için geliştirdiği duygu, düşünce ve davranış özelliklerinin tutarlı olduğu, kalıplaşmış alışkanlık haline gelmiş ilişkiler bütünüdür. Bu tanımda vurgulanmak istenen noktalar şunlardır:

Özgünlük

Her birey, kendisini diğer bireylerden farklı kılan özelliklere sahiptir. Bu özel ve ayırıcı davranışlar onu biricik kılar.

Tutarlılık

Kişilik çok sayıda birimlerden oluşan bir sistemdir ve her birim birbiriyle bağlantılı bir örüntü oluşturur.

Tahmin edilebilirlik

Dışa yansıtılan ve yansıtılmayan niteliklerden oluşan kişilik, bireyin çevresiyle kurduğu ilişki biçimini belirler.

Kişiliği Şekillendiren Etkenler

Biyolojik Etkenler (Kalıtım)

Kalıtım, bireyin anne ve babasının birtakım özelliklerinin kromozomlar vasıtasıyla bireye geçmesini ifade etmektedir. Fiziksel özelliklerin yanı sıra bazı davranış ve alışkanlıkların da genlerle geçtiği tespit edilmiştir. Kişiliğin kalıtımla getirilen fizyolojik eğilimlerin oluşturduğu ve kolay kolay değişmeyen yanı mizaç olarak ifade edilir.

Koşullama

Kişiliğin oluşmasında öğrenme ilkeleri de etkili olmaktadır. İnsanlar hem klasik hem de edimsel koşullama yoluyla kişilik kazanabilirler.

Aile Etkileri

Bireyin yaşadığı ilk çevre olan aile, kişiliğin oluşmasında en önemli çevresel faktördür. Ailenin çocuk yetiştirme biçimleri, anne baba yokluğu, çocukların doğuş sırası, çocuğa sağlanan beslenme ve öğrenme yaşantıları, ailenin büyüklüğü, aile içerisinde eşler arasındaki ilişkiler, ailenin sosyal sınıfı gibi faktörlerin, kişiliğin oluşmasında oldukça belirleyici rolleri bulunmaktadır.

Bilişsel Koşullar

Kişiliğin şekillenmesinde zihinsel işlevlerin de etkisi vardır. Özellikle çocukluk ve gençlik çağlarında kişiliğin gelişmesi, sağlıklı ilişkiler kurulması ve sürdürülmesi kişinin bilişsel koşulları ile yakından ilgilidir.

Çevresel Faktörler

Doğumdan sonra bireyin çevresini, içinde yaşadığı fiziki ortam ve toplum oluşturur. Fiziki çevre; coğrafi konumuyla, iklim koşulları, yer altı ve yer üstü kaynaklarıyla, tarihsel, kültürel, ekonomik, siyasal yapısıyla bireyin yaşam ve kişiliğinde belirleyici rol oynar.

KİŞİLİK KURAMLARI

Psikanalitik Kuram

Psikanalitik kurama göre kişiliğin bilinç, bilinç öncesi ve bilinçaltı olmak üzere üç yönü vardır:

Bilinç

O an farkında olunan her türlü duyum ve yaşantıların bulunduğu düzeydir.

Bilinç öncesi

O an farkında olunmayan ancak çağrışımla ya da belli bir zihni çabayla bilince taşınması mümkün olan bilgilerin ve yaşantıların bulunduğu katmandır.

Bilinçaltı

Bir buzdağının görünmeyen yüzüdür ve bilinçaltı bilgilere her istediğimizde ulaşamayız.


Psikanalitik kuramın öncüsü olan Sigmund Freud’a göre kişilik üç ana sistemden oluşur:

İD (alt benlik)

Kişiliğin en ilkel kalıtımsal dürtü ve arzularını içerir. Dış koşullardan bağımsız olarak acıdan kaçınmaya ve haz elde etmeye çalışır. İd, bencildir, arzularının hemen yerine getirilmesini ister.

Ego (benlik)

Kişiliğin psikolojik yanıdır. İdin isteklerini denetim altında tutmaya çalışan kişilik birimidir. Ego, gerçeklik ilkesine uygun olarak hareket eder. İdden gelen isteklerin uygun olanlarını yerine getirir, uygun olmayanları ise bekletir.

Süper Ego (üst benlik)

Kişiliğin toplumsal değerlerle ilgili ahlaki yanını ifade eder. İnsanların davranışlarını, toplumdaki değerlere göre yorumlar. Kısaca, bireyin vicdanıdır.

Freud’a göre kişiliğin oluşmasını sağlayan, bu birimlerden hangisinin baskın olduğudur. Freud’a göre ego ve süper ego, ide bağlı olarak gelişir. İdden gelen ve ego tarafından benimsenmeyen arzu ve istekler bilinçaltına atılır.

Psiko Sosyal Kuram

Bu kurama göre bireyin temel kişilik özellikleri sadece yaşamın ilk yıllarına bağlı değildir. Bireysel gelişim bütün yaşam boyunca devam eder. Bireyin gelişiminde hem sosyal çevrenin hem de biyolojik temelli, doğuştan getirilen, bazı özelliklerin rolü vardır. Erikson’a göre insanın yaşamında belli başlı sekiz kritik dönem vardır:

  • Bebeklik Dönemi Temel Güven- Güvensizlik (0-1)
  • Okul Öncesi Dönem, Özerklik- Kuşku/ Utanç (1-3)
  • Okul Öncesi Dönem, Girişimcilik-Suçluluk (3-6)
  • Başarı- Yetersizlik Duygusu (6-12)
  • Ergenlik Dönemi, Kimlik Kazanma-Rol Karmaşası (12-20)
  • İlk/ Genç Yetişkinlik Dönemi, Yakınlık-Yabancılaşma/ Yalıtılmışlık (17-30)
  • Yetişkinlik Dönemi, Üretkenlik-Verimsizlik/ Durgunluk (30-60)
  • Yaşlılık Dönemi, Benlik Bütünlüğü-Umutsuzluk (60+ yaş)

Erikson’a göre, her gelişim döneminin kendine özgü bilişsel ve ahlaki farklı gelişimsel hedefleri vardır ve bu hedefler bireyin gelişiminde ve olgunlaşmasında oldukça etkilidir. Kişi her gelişim döneminde farklı bir çatışma veya karmaşa ile karşılaşır. Bireyin herhangi bir gelişim dönemindeki hedeflerini gerçekleştirebilmesi için, o dönemde karşılaşmış olduğu çatışmaların ya da karmaşaların üstesinden gelmesi gerekir.

Fenomenolojik Kuram

Hümanistik kuram olarak da adlandırılan bu kurama göre, kişiliğin temelini kişinin doğuştan getirdiği özellikleri değil, çeşitli olaylar sonucu ortaya çıkan özel yaşam deneyimleri oluşturmaktadır. Gerçek, bireyin algıladığı biçimde yorumlanır ve insanlar algılarına göre davranırlar.

BİREYSEL FARKLILIKLAR

İnsanlar arasında birtakım fiziksel, duygusal, bilişsel ve sosyal farklılıklar vardır. Bu farklılıklar aslında insanın bireysel bir varlık olduğunun göstergesidir. İnsanların farklılıkları onları biricik ve özel yapar. Bireysel olarak eksikliklerinin ve yeteneklerinin bilincinde olan insanlar sorunlarını çözmede, arkadaş, meslek seçiminde nasıl davranacağını bilir.

KİŞİLİĞİN ÖLÇÜLMESİ

Kişilik, sayısız etmenden oluşan kapsamlı bir unsur olduğu için onu, ölçme değerlendirme işi oldukça zordur ancak psikolojide kişilik gibi öznel bir özellik bile artık ölçülebilmektedir. . Kişilik testleri hazırlanırken sosyallik, saldırganlık, sorumluluk ve duygusallık gibi ölçülmek istenen kişilik özellikleri belirlenir, bu özelliklere göre sorular hazırlanır.

Kişiliği Ölçme Yolları

  • Gözlem ya da görüşme
  • Testler
  • Objektif Testler
  • Projektif Testler

STRES VE NEDENLERİ

Stres

Fiziki ve sosyal çevreden gelen olumsuz etkenlerin, kişi tarafından tehdit edici veya zararlı olarak değerlendirilmesi sonucunda, bedensel ve psikolojik boyutlarda ortaya çıkan aşırı uyarılma halidir.

Olumlu (iyi) Stres

İnsanların ulaşmak istedikleri amaçlarla ilgilidir. Sonucunda kazanç veya keyif sağlayan durumlar oluşur.

Olumsuz (Kötü) Stres

İnsanların kaçınmak istedikleri durumlarla ilgilidir. Bireyin kendine güvenini kaybetmesine neden olan, yetersizlik duygularına sevk eden, çaresizlik, umutsuzluk ve hayal kırıklığına yol açan strestir.

Engellenme ve Çatışma

Belirli bir hedefe yönelen ihtiyaç, güdü ve davranışın amaca ulaşmasının önlenmesine engellenme denir. Engellenmeler de bireyde stres oluşturur.

Bireyin iki farklı istek, duygu, düşünce ve olasılık karşısında kaldığında bunlardan birini seçememesi durumuna çatışma denir. Bu da kişinin huzursuzlaşmasına, saldırganlaşmasına sebep olur.

Çatışma Türleri

Yaklaşma- Yaklaşma Çatışması (Hem Bu Hem O)

İstenilen iki ya da daha fazla şeyden birini seçmekte yaşanan zorluğa denir.

Yaklaşma- Kaçınma Çatışması (Hem İsterim Hem İstemem)

Bireyin aynı anda istediği, hem de kaçındığı bir durumla karşılaştığında yaşadığı çatışma türüdür.

Kaçınma-Kaçınma Çatışması (Ne Bu Ne O)

Bireyin istemediği iki durumdan birini seçmek zorunda kaldığında yaşadığı çatışma türüdür.

Stresin Psikolojik Etkileri

Kaygı

Tasa, üzüntü, sıkıntı anlamındadır. Genel olarak olumsuz duyguların yaşandığı durumlar kaygının ortaya çıkmasına sebep olur.

Depresyon (Kayıtsızlık ve çökkünlük)

Depresyon, stresli olaylar ve durumlar karşısında organizmanın huzursuzluğunu, tedirginliğini, sıkıntısını, durgunluğunu ve üzüntüsünü ifade etmektedir.

Psikolojik Yorgunluk

Aşırı stres ve zihnin aşırı çalışması sonucu psikolojik yorgunluk ortaya çıkar.

Stres ile Başa Çıkma Teknikleri

Davranışsal Stratejiler

Problemin çözümünü zorlaştıran olumsuz duyguların azaltılması ya da ortadan kaldırılması, fiziksel egzersiz yapılarak ve beslenme alışkanlıklarına dikkat edilerek mümkün olabilir.

Duygusal ve Bilişsel Stratejiler

Düşüncelerimiz ve bir olayı nasıl yorumladığımız duygu ve davranışlarımızı belirler. Çoğumuz bazı düşünce hataları yaparız

Duruma Bağlı (Problem Odaklı) Stratejiler

Stresle başa çıkmada zamanı iyi kullanabilme, sosyal destekten yararlanabilme, iletişim becerilerini geliştirebilme ve problem çözme becerileri geliştirebilme önemlidir.

SAVUNMA MEKANİZMALARI

Bireyin engellenme veya çatışma yoluyla ihtiyaçları doyumsuz kaldığında ortaya çıkan aşırı kaygı durumundan kendini korumak için başvurduğu başarılı veya başarısız sonuçlanabilen davranış biçimleridir.

Bahane Bulma (Akla Uygun Neden Bulma, Mantığa Bürüme)

Bireyin bir isteğine ulaşamaması durumunda, akla uygun bahaneler ileri sürerek yaşadığı hayal kırıklığı ve gerginliği hafifletmesi, başarısızlığını makul gösterecek bir neden bulmasıdır.

Bastırma

Toplumca kabul edilmeyen arzu, istek, duygu ve düşüncelerin ya da acı veren, kaygı doğurabilecek potansiyele sahip anı, dürtü ve deneyimlerin bilinç dışına itilmesi ve orada tutulmasıdır.

Yadsıma (inkar etme)

Bireyin istemediği, rahatsızlık verici olay veya durumları yokmuş gibi davranması yani görmezlikten ve anlamamazlıktan gelmesidir.

Özdeşleşme

Çeşitli engellenmeler, başarısızlıklar karşısında birey, kimi zaman herhangi bir alanda başarılı kişi veya kişilerle ya da saygınlık ve güç simgesi olan bir kurumla kendini aynı görme, kendisini onlara yakın hissetmekle kısmen doyum sağlayabilmektedir.

Karşıt Tepki Geliştirme

Bireyde bazen suçluluk duygusu yaratan tehlikeli isteklerin yoğun olması, bunların baskı altında tutulmasını güçleştirmektedir.

Hayal Kurma

Birey, iç veya dış nedenlerden dolayı ihtiyaç ve güdüleri doyumsuz kaldığında, gerçek dünyada tatmin edilemeyen istek ve arzularını hayal âleminde gerçekleştirme yolunu seçebilmektedir.

Yer (yön) Değiştirme

Bireyin kendisinde kızgınlık, öfke ve kaygı yaratan olaylara gücünün yetmediği durumlarda; kızgınlığını ve öfkesini gücünün yettiği kişi veya eşyalara yöneltmesidir.

Telafi Etme (Ödünleme)

Bireyin herhangi bir alandaki eksikliğini veya başarısızlığını başka alanlardaki etkinliklerle kapatma çabasıdır.

Yansıtma

Birey, toplum tarafından onaylanmayan, suçluluk duyguları uyandıracak nitelikteki güdü ve isteklerini dışa yansıtarak, bunları başka insanlarda görmeye başlamasıdır. Yansıtmanın bir diğer şeklinde ise kişi kendi eksikliklerinin ve yenilgilerinin sorumluluğunu ya da suçunu başkalarına yükler.

RUH SAĞLIĞI

Ruh Sağlığı bir anlamda bireyin duyuş, düşünüş ve davranışları arasında bir bütünlük olması, kendisi ve çevresi ile bir uyum ve denge içerisinde bulunmasıdır.

NORMAL VE ANORMAL KAVRAMLARININ TANIMI

Normal: Kurallara uygunluktur.

Anormallik: Az görülen değerdir ve normalden istenmeyen olumsuz yönde uzaklaşmayı ifade eder.

Ruh Sağlığını Korumada Dengelenme, Empati, Hobi ve İletişimin Önemi

Dengelenme (homeostasiz): Akciğer, beyin, kalp gibi organların fonksiyonlarının koordinasyonu ile organizmanın fizyolojik dengesinin sürdürülmesidir.

Empati: Bir insanın kendisini karşısındaki insanın yerine koyarak onun duygularını ve düşüncelerini doğru anlamasıdır.

NORMAL DIŞI DAVRANIŞ TÜRLERİ

Duygu Durum Bozuklukları

Çökkünlük (depresyon): En yaygın duygu durum bozukluğu çökkünlüktür. Bu hastalar karamsardır, isteksiz, üzgün, umutsuz ve mutsuzdur.

Taşkınlık (mani): Bu hastalar, taşkınlık olarak nitelendirilen boyutlarda duygulanım ve etkinlik içindedir.

İki Uçlu Bozukluk (Bipolar Bozukluk – Manik Depresif Psikoz): İki uçlu bozukluk iki ayrı hastalık dönemleriyle karakterize olan bir ruhsal bozukluktur.

Psikosomatik Bozukluklar

Konversiyon Reaksiyonu (Konversiyon Histerisi): Dönüşme (konversiyon), anksiyete yaratabilecek bilinçdışı isteklerin bilinç düzeyine ulaşmasını engelleyebilmek ya da zorlanma yaratan çevresel durumlardan kaçabilmek amacına yönelik ve gerçek bir organik nedeni olmayan bedensel hastalık belirtileri biçiminde ortaya çıkan, nevrotik düzeyde bir savunma mekanizmasıdır.

Somatizasyon Bozukluğu: Fiziksel bir temeli olmamasına rağmen süreğen, çoklu bedensel yakınmalar söz konusudur.

Hipokondri (Hastalık hastalığı): Organik temeli olmayan abartılmış fiziki yakınmalarla ortaya çıkar.

Dismorfik Bozukluk (Beden Biçimine Takıntılı Bozukluk): Kişinin görünüşü konusunda yüksek kaygı duymasıdır.

Kaygı (Anksiyete) Kaynaklı Bozukluklar

Anksiyete; nedeni bilinmeyen tedirginlik, endişe, sıkıntı, bunaltı ve korku halidir.

Yaygın Kaygı Bozukluğu: Birey tarafından “kötü bir şey olacakmış hissi”, “rahatsız edici bir endişe hâli” olarak ifade edilir.

Panik Atak: Çok kötü bir şeyin olacağı beklentisi ile aniden ortaya çıkan şiddetli tedirginlik, korku ve çaresizliğe paralel olarak kalp çarpıntısı, nefes darlığı, titreme, kendini kaybetme gibi fiziksel belirtileri olan kaygı halidir.

Fobi: Belirli nesne ve olay için duyulan, mantıksal olmayan aşırı korkudur.

Obsesyon (Takıntılı düşünce): Kişinin saçma olduğunu bildiği halde aklından atamadığı yersiz ve gereksiz düşüncelerdir.

Kompülsiyon (Takıntılı davranış): Kişinin kendini yapmaktan alıkoyamadığı yineleyici davranışlardır.

Kişilik Bozuklukları

Narsist Kişilik Bozukluğu: Kendini aşırı beğenme, kendine hayranlık durumuna dayanır. Narsist bireyler sürekli dikkat çekmeye çalışır, başkalarının kendisine hayran olmasını ister.

Bağımlı Kişilik Bozukluğu: Büyük ölçüde başkalarına bağımlı olma, bağımsız olarak seçim yapamama, karar verememe, terk edilme korkusu, yalnız kalmaya dayanamama bağımlı kişilik özelliklerindendir.

Çekingen Kişilik Bozukluğu: Diğerleri tarafından reddedilme eleştirilme, beğenilmeme, dışlanma, sevilmeme korkusuyla başkalarıyla ilişkiye geçmekten çekinmedir.

Anti Sosyal Kişilik Bozukluğu: Toplumun “psikopat” olarak nitelendirdiği kişilerdir. Yasalara aykırı davranışta ısrar, güvenliği umursamama, dürüst olmayan tutumlar, yalan söyleme, verdiği zararları umursamama, sinirlilik ve saldırganlık gibi davranışlar gösterirler.

Paranoid Kişilik Bozukluğu: Temel belirtisi insanlardan şüphe etmektir. Kişi sürekli diğerlerinden kötülük göreceği ya da diğerleri tarafından kullanılacağını düşünür. Çevrelerindeki olaylardan kendilerince mesajlar çıkarırlar.

Şizoid Kişilik Bozukluğu: Yetişkinliğin ilk dönemlerinde başlayarak oluşan ve insanlara ilgisizlik ve duygusal yaşantılarda duyarsızlaşma ile belirlenen bir kişilik bozukluğudur.

PSİKOLOJİK DESTEK TÜRLERİ

Psikoanaliz

Bu tedavi psikoanalitik kurama dayanır. Bu kurama göre hastalığın nedeni, çocukluktaki bastırılmış dürtü ve saldırganlık duygularıdır. Tedavisinin ilk aşamasında serbest çağrışım ve rüya analizi kullanılarak hastanın bilinçaltındaki düşüncelerinin bilince getirilmesini sağlanır.

Davranışçı Tedaviler

Davranışçı öğrenme kuramına dayanan tedavilerdir.

Sistematik Duyarsızlaştırma

Özellikle korku ve fobilerin tedavisinde etkilidir. Bu yöntemde hasta korku yaratan durumlardan kademeli olarak gevşemeyi öğrenir.

Seçici Pekiştirme

Bu tedavi, yerleştirilmek istenen davranışlarda olumlu pekiştirme, istenmeyen davranışların kaldırılmasında ise söndürme uygulanmasını içerir.

Model Alma

Hasta sorunları uyumsal davranışlar yaparak çözen birisini gözler. Böylece uyumsal sorunlarla başa çıkma davranışlarını öğrenir.

Bilişsel Tedaviler

Bu tedavide hastanın bilinçli zihinsel süreçleri ile ilgilenilir.

Hümanistik Tedaviler

Bu yaklaşıma göre kişinin potansiyellerini gerçekleştirmesi engellendiğinde ve farklı yönlere çekildiğinde psikolojik bozukluklar ortaya çıkar. Bireyin büyüme, gelişme ve kendini gerçekleştirme yönünde doğal bir eğilimi olduğu varsayımına dayanarak özellik ve yeteneklerinin farkına varması amaçlanır.

Bu ders notu (ünite 2) faydalı mıydı ?
Bunu nasıl iyileştirebilirim?

2 kişi oy kullandı
ÜNİTE 1