GİRİŞ/KAYIT

Seçmeli Sanat Tarihi 1

  • UNİTE 1
  • Sanat Tarihine Giriş
  • UNİTE 1 - 1. KONU
  • Sanat ve Sanat Türleri

* Güzel sanatlar: Duygu ve düşüncelerimizi çizgi, boya, hacim ya da ses gibi anlatım araçlarıyla başkalarına hissettiren sanatlardır. Göze güzel görünmek, kulağa hoş sesler duyurmak, ruhta heyecan yaratmak güzel sanatların amacıdır.
* Güzel sanatlar duyguların etkilemesi bakımından iki bölüme ayrılır;

1) İşitsel sanatlar (fonetik sanatlar):
Ses ve sözle işitme duygumuza seslenen bu sanatlar duygusaldır.
Edebiyat: Kelimelerle yapılan bir güzel sanattır. Düz yazılar (hikaye, roman..vs.) ve şiir bu bölüme girer.
Müzik: Sesleri melodi haline getirme sanatıdır.

2) Görsel sanatlar (plastik sanatlar):
Çizgi, boya ve hacim veren maddelerle göz duyumuzu algılayan bu sanatlar ise şekilcidir.
Heykel: Doğada var olan ya da hayalde canlandırılan varlıkları çamur, tahta, taş, maden gibi maddeler kullanarak şekillendirme sanatıdır.
Mimari: Konut, tapınak, anıt gibi yapıtları, güzellik duygusunu karşılayacak biçimde yapılandırma sanatıdır.
Resim: Resim; çizerek, kazıyarak yapılan ve düşündüren, duygulandıran şekiller topluluğudur.
Tiyatro, bale ve opera: Sessel ve görsel sanatların karışımından oluşmuştur.
Fotoğraf, sinema: Bunlar da görsel sanatların bir dalıdır. Sanat Tarihi 1 Özeti www.theinek.com sitesinden alınmıştır

Kültür Sanat İlişkisi
Bir toplumun duyuş, düşünüş birliğini sağlayan değerlerin tümüne kültür deriz. İnsanın çevresinde oluşturduğu veya kurduğu her şey bir kültürdür.
İnsanların yaşadıkları coğrafya kadar aldıkları kültür de yaratılarının oluşmasında büyük rol oynar. Belirli bir kültür çevresindeki sanat yapıtlarında görülen ortak özellikler, o toplum kültürünün de yansımasıdır. Örneğin İznik çinilerinde, Uşak halılarında, Çanakkale seramiğinde görülen benzerlik, onu biçimleyen insanın (sanatçının) o güne kadar aldığı kültürün bir sonucudur.

Sanat - Toplum İlişkisi
Sanatçı içinde yaşadığı toplumdan etkilenir, toplumu yansıtır. Her insan gibi sanatçılar da insanlarla ortak bir yaşantı içindedir. Onu etkileyen toplum, onun seslendiği kitleler ve sanat yapıtı arasında karşılıklı bir etkileşim vardır. Bir sanat yapıtını; sanatçının kişiliği, kullanılan malzeme ve teknik dışında, sanatçının yaşadığı toplum da belirler. Sanattaki gelişme ve değişmeleri toplum yapısıyla birlikte düşünmek gerekir.

  • UNİTE 1 - 2. KONU
  • Sanat Tarihinin Diğer Bilim Dallarıyla İlişkisi

Sanat tarihi aşağıdaki bilim dallarından faydalanır:
Arkeoloji: Toprak veya su altında kalmış olan, geçmiş uygarlıklara ait tarihî kalıntı ve eserlerin kazı yoluyla ortaya çıkarılmasını ve değerlendirilmesini sağlar.
Tarih: İnsan topluluklarında, toplumlar arasında meydana gelen olay ve gelişmeleri yer ve zaman göstererek neden sonuç ilişkisi içinde inceleyen bilim dalıdır.
Antropoloji: İnsanların yaşayış biçimlerinin dününü ve bugününüaraştırır. Bu Konu www.theinek.com dan alınmıştır
Kronoloji: Olayların tarihlerini saptayarak oluşum sıralarını düzenler.
Epigrafi: Anıt, sikke, heykel vb. eserler üzerindeki yazıların okunmasıyla ilgili bilim dalıdır.
Tarihî Coğrafya: Bu alan, coğrafi bölgelerin, şehirlerin tarihini inceler.
Arkeometri: Arkeolojik buluntuların saptanması ve tarihlerinin belirlenmesinde, çeşitli doğa bilimlerinin matematiksel ölçüm ve analiz yöntem¬lerini kullanan bilim dalıdır.
Nümizmatik: Eski paraları tanıma bilgisidir.
Mitoloji: Dünyanın ve insanların yaratılışı, tanrılar, yaratıklar, kahramanlar ve kültürün kaynakları bu alan çerçevesinde incelenir.
Etnoloji: Halkların yaşayış ve geleneklerini inceler.

  • UNİTE 1 - 3. KONU
  • Sanat Eserlerinin Korunması

Geçmişle gelecek arasında köprü kuran, bir dönemin veya bir toplumun özelliklerini yansıtan sanat yapıtları gelecek kuşaklar için korunmalıdır.
Bu amaçla ulusal ve uluslar arası karar ve anlaşmalar kabul edilmekle birlikte en başarılı ve etkili korumanın; insanların kendi toprakları üzerinde bulunan yapıtlara sahip çıkması ve tanımasıyla gerçekleşebileceği ortadadır.

Anadolu pek çok uygarlığı üzerinde yaşatmıştır. Bu uygarlıklara ait her türlü eserin korunması eğitimli personel, parasal kaynak ve müzelerin yanında her Türk vatandaşı için bir görev kabul edilmelidir.

Dünyanın yedi harikası
1 .Olimpia Zeus Heykeli
2. İskenderiye Feneri
3. Babil’in Asma Bahçeleri
4. Efes Artemis Tapınağı
5. M ısır Piramitleri
6. Rodos Heykeli
7. Bodrum Mousoleium

  • UNİTE 2
  • Tarih Önceside Anadolu’da Yaşam
  • UNİTE 2 - 1. KONU
  • Tarih Öncesi Çağlar ve Yerleşim Yerleri

1-PALEOLİTİK ÇAĞ:
Bu dönem insanlarının ilk yerleşim yerleri doğa şartları nedeniyle mağaralar ya da kaya sığınakları olmuştur. Üretimden uzak, avcılık ve toplayıcılığın esas olduğu bu çağ insanlarının bıraktıkları kültür verileri genellikle, çakmak taşından yontularak oluşturulmuş delici ve kesici aletlerdir.
Avrupa’nın birçok yerinde mağaralarda bu döneme ait resimler bulunmaktadır. Örnek olarak Fransa’da Lascaux Mağarası, İspanya’da Altamira mağarası sayılabilir.
Anadolu’da Paleolitik Çağ’da yerleşim yerleri : Antalya Beldibi, Karain, Belbaşı, Öküzini, Adıyaman Palanlı, mağaraları v.b. Kaynak : www.theinek.com

2-MEZOLİTİK ÇAĞ:
Paleolitik Çağ’dan büyük farklılık göstermez. Paleolitik Çağ ile Neolitik Çağ arasında bir geçiş dönemidir. Bu çağın en özgün buluntuları ‘mikrolit’ diye adlandırılan çakmaktaşından yapılmış geometrik biçimli minik aletlerdir. Anadolu’da Mezolitik Çağ’da, Samsun Tekkeköy, Antalya Beldibi ve belbaşı kaya sığınaklarına rastlanmıştır.

3-NEOLİTİK ÇAĞ:
Yeni Taş veya Cilalı Taş Devri olarakda anılır. İlk üretim ve mağara dışında ilk köy yerleşimi başlamıştır. Yine bu çağda göçebeliğin yerini tarım ve hayvancılık almıştır. Anadolu’da Söğüt Tarlası-Urfa, Çatalhöyük-Konya, Hacılar-Burdur, Köşkhöyük-Niğde bu çağın önemli yerleşim merkezleridir.

4-KALKOLİTİK ÇAĞ:
Avcılığa olan ilgi azalmış, mağara duvarlarına yapılan avcılıkla ilgili duvar resimleri önemini kaybetmiş ve giderek ortadan kalkmıştır. Bu dönemde genellikle çeşitli çanak-çömlekler üzerine geometrik bezemeler biçiminde resim yapılmıştır. Anadolu’da Beyce Sultan-Çivril,Denizli , Fikirtepe-İstanbul, İkiztepe-Samsun ve Kumtepe-Çanakkale bu dönemin önemli merkezlerindendir.

5-MADEN ÇAĞI:
Maden Çağı dört kısımda incelenir:
Eski Tunç (M.Ö. 3000-2000)
Orta Tunç (M.Ö. 2000-1500)
Son Tunç (M.Ö. 1500-1000)
Demir Çağı (M.Ö. 1000)

Bu dönemde taş aletler yerlerini parlak perdahlı, yüzleri, kulpları, yiv biçimindeki bezemeleriyle madeni kapların taklit edildiği çanak çömleğe bırakmıştır. Anadolu’nun Maden Çağı, Orta Tunç döneminde itibaren tarih çağlarına girer. Bu çağdaki yerleşim alanları, güneyde Çukurova ve Amik bölgesinde, batıda Troia (Truva) çevresinde, İç Anadolu’da Ahlatlıbel, Polatlı-Gordion, Alişar, Alacahöyük ve Kültepe’de ağırlıklı olarak karşımıza çıkmaktadır.

  • UNİTE 3
  • İlk Çağda Doğu Akdeniz Havzası Uygarlıkları ve Bizans
  • UNİTE 3 - 1. KONU
  • Mezopotamya Sanatı

Dicle ve Fırat nehirleri arası bölgeye verilen isimdir, iki nehir arası anlamına gelir. Sümerler astronomi ile yakından ilgilenmişlerdir. Yüksek tapınakları dini işlevinden ayrı olarak rasathane aracı olarak ta kullanulmıştır. Mısır piramitleri ile aynı dönemde yapılan bu kule-tapınaklar arasında birtakım benzerlikler vardır.
Heykellerinde, çoğunlukla ellerini göğsünün üstünde kavuşturmuş, tüylü bir kürk giymiş, tapınan insan figürleri tasvir edilmiştir. Kabarma konularında dönemin politik olaylarına yer verilmiştir.

  • UNİTE 3 - 2. KONU
  • Mısır Sanatı

Eski Krallık (M.Ö. 3000-2100)
Orta Krallık (M.Ö. 2100-1560)
Yeni Krallık (M.Ö. 1560-715)
Geç Dönem (M.Ö. 715-332)

Eski Krallık döneminde mezarlar basit odalar şeklindedir. Tuğla duvarlar ahşap ile kaplıdır. Bunların üzerinde asıl lahdin bulunduğu yer kirişlerle örtülür. Mezar odası ve tören yeri toprağın oldukça altındadır. Buraya genellikle ölü heykelleri konulur. Bu gelenek ölünün mumyalanması kadar önemlidir. Mezar odasının ve tören yerinin toprak altında olmasına rağmen, toprak üzerinde, kenarları eğimli dikdörtgen planlı bir yapı yer almaktadır. ‘Mastaba’ adı verilen bu düzenleme ile birlikte piramitlere geçişin ilk adımı atılmış olur.Diğer Ders Notlarını GÖrmek İçin theinek.com u ziyaret edin

Mısır Mimarisi’nde Piramitler:
Keops, Kefren, Mikerinos piramitleri ile görkemli sfenks aynı döneme aittir. Bu eserler Gize Ovası üzerindedir ve Mısır’ın sembolü olarak kabul edilir.

Resim Sanatı :
Konu olarak, cenaze törenleri ve diğer dini gelenekler işlenmiştir. Bunların dışında hükümdara hediye sunuşlar, tarlalarda çalışan insanlar gibi değişik ve güncel konulara yer verilmiştir. Boya olarak, topraktan elde edilen doğal renkler; fırça olarakda ucundan püsküller çıkana kadar çiğnenmiş kamış kullanılırdı. Figürlerde, yüz profilden, gözler önden görülürmüşcesine yapılırdı. Vücutta, omuzlar kalçaya kadar cepheden, bacaklar ise profilden verilirdi.

  • UNİTE 3 - 3. KONU
  • Anadolu Uygarlıkları ve Sanatı

1-HİTİT SANATI
Yakındoğu tarihinin Mezopotamya dışında en büyük kültürünü kurmuşlardır(M.Ö. 2000) Merkezleri Hattuşaş’tır . Korunma amacıyla yapılan surlar, kente girişi sağlayan kapılar yapılmıştır. Kapıların altında ” Potern” denilen yeraltı yeraltı geçitleri bulunmaktadır.

2-FRİG SANATI
Merkezleri Polatlı yakınlarında Gordiondur (M.Ö. 8.yy). Megaron planlı (bir giriş holü ve bunu izleyen büyük salondan oluşan yapı) yapılar en fazla kullandıkları mimari yapı tipidir. Kaya mezarlarının yanısıra tümülüsler (toprak yığması ile oluşan yapay tepelerden meydana gelen mezar) aynı ölçüde önemlidir.

3-LİDYA SANATI
Merkezleri Sard’dır (M.Ö.2000). Lidya tümülüsleri taştan yapılan bir mezar odası ve buraya dıştan ulaştırılan yollar bakımından Frigya tümülüsünden ayrılır. Lidya Sanatında küçük el sanatları yaygındır. Lidya seramikleri biçim yönünden Yunan Seramiği’nden etkilenmiştir. Fildişi oymacılığı ve altın işçiliği ön sıralarda yeralır. Hazırlayan theinek.com

4-URARTU SANATI
Başkentleri Tuşpa (Van) dır (M.Ö. 9-6.yy). Saraylar, tapınaklar, kuleler ve benzeri eserler vermişlerdir.

  • UNİTE 3 - 4. KONU
  • Yunan Sanatı

Mimari
Yunan mimarisinin ortaya koyduğu en önemli yapı tipi tapınaklardır. Tapınaklar tanrının evidir. Dor Nizamı(Anadolu’da, Dor Nizamında yapılan tapınaklara bir örnek Assos’taki Athena tapınağıdır) , İyon Nizamı(Efes Artemis tapınağı), Korint Nizamı(Silifke civarında Uzunburç’ta bulunan Zeus Tapınağı) olarak bölümler halinde incelenir. Kaynak Site : t e m b e l o g r e n c i .com sitesinden alınmıştır

Heykeltraşlık:
1.Arkaik Dönem (7.yy) :
Mısır ve Mezopotamya sanatının etkileri görülür. Frontal duruş devam etmektedir. Eller yumruk halinde aşağıya sarkıtılmıştır. Adaleler kabarık bir haldedir. Vücut tamamen çıplaktır. (örn. Delfi’de bulunan atlet heykeli)
2.Klasik Dönem (5. ve 4. yy):
Vücut ağırlığının iki ayağa eşit olarak dağıtılması yerine ağırlık bir bacağa bindirilmiş ve böylece bünye düz bir hat yerine eğri bir hat çizerek daha gerçekçi bir görünüm kazanmıştır.(örn. Miron’un disk atan heykeli)
3.Hellenistik Dönem (M.Ö. 330-30) :
Heykellerdeki tanrısal ifade ortadan kalkmştır. İnsan duyguları ve karakteri ana konu olmuştur. İdeal insan yerini sıradan insanlara bırakmıştır.(örn. Laakoon ve oğulları heykeli)

  • UNİTE 3 - 5. KONU
  • Roma Sanatı

Bu dönemde Tapınaklar,Forum,Bazilika gibi mimari kuruluşlar vardır. Amfitiyatrolar, hamamlar, stadyum, hipodromlar sosyal hayatı canlandırmıştır.
Romalılar Etrüsk yapı tekniği ve kireç harcı kullanarak kemer ve kubbe tekniklerini geliştirmiş ve bunlarla geniş mekanlı binaların üstünü kolaylıkla örtmüşlerdir. Roma’da M.S. 80’de yapılan Colloseum, Pantheon Tapınağı, Pompei’deki evler bu dönemin başlıca yapıtlarıdır. Heykellerinde ve kabartmalarında dini konular ağırlıktadır.

  • UNİTE 3 - 6. KONU
  • Erken Hıristiyan ve Bizans Sanatı

Bizans Sanatı , Roma İmparatorluğu’ndaki siyasal değişikliklerin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Büyük ölçüde Roma Sanatı ile ilişkili bir sanat olmuştur. Hristiyanlığın yasak olduğu yıllarda dini ibadetlerini gerçekleştirmek için katakomplar yapmışlardır. Burada sembolik bir sanat vardır. Erken Hristiyan Sanatının gelişmesinde en önemli bölge Kapadokya bölgesidir. Bu alandaki kaya mezarlarında birçok resime rastlanır. Bizans Sanatı’nın dönemleri:

1.Erken Bizans Dönemi : 5. yy sonundan 726 yılına kadar devam eder. Bu dönemde Hellenistik ve Roma sanatı özellikleri Bizans sanatı üzerinde etkili olmuştur.

2.İkonoklaşma Dönemi : (726-842) Bu dönemde tasvir yasağı vardır.

3.Orta Bizans Sanatı : (842-1204) Bizans sanatının kendine özgü karakterini bulduğu dönemdir. İslam uygarlığı ile beraber, ilkçağın bilgi ve doğunun sanat zevkinin egemen kıldıkları bir dönemdir.

4.Son Dönem : 1261’den 1453’e kadarki son eserlerin verildiği dönemdir

  • UNİTE 4
  • Avrupa Sanatı
  • UNİTE 4 - 1. KONU
  • Roma Sanatı

Roman Sanatı’nın doğuşunu hazırlayan etken , kiliseyle devletin bir sanat yarışına girmeleri olmuştur. Tamamen dinin etkisindedir ve dini mimari görülür. Eski dönem bazilika planı esas alınmıştır. Fransa’da Saint Etienne Kilisesi, Almanya’da Spayer Katedrali, İtalya’da Modena Katedrali, Pisa Katedrali bu sanatın önemli örneklerindendir. Roman sanatında heykel mimariyle birlikte verilmiştir. Skolastik düşünce devam eder.

  • UNİTE 4 - 2. KONU
  • Gotik Sanatı

Gotik, 12. yüzyıl ortalarında Fransa’da ortaya çıkmış bir Orta Çağ sanat akımıdır. İngiltere, Almanya, İspanya ve İtalya’da da görülür.

Bu dönemde Roman kilise ve katedral plânları (plân 2) değişmemekle birlikte yapıların dış cephe mimarîleri ve süslemeleri farklılaşmıştır.
Bu farklı özellikleri şöyle sıralayabiliriz:
- Yapılar Roman yapılarına göre oldukça yüksektir. Bu özellik yapılarda daha çok sivri kemerlerin kullanılmasına neden olmuştur. İnstagram Profilimiz www.instagram.com/theinek
- Duvarlar adetâ kaybolmuş; paye, kemer ve payanda kemer¬lerinden oluşan yapı iskeleti ortaya çıkmıştır. Payelerin araları vitraylı pencerelerle kaplanmıştır

  • UNİTE 4 - 3. KONU
  • Rönesans Sanatı

Avrupa’da Antik Yunan ve Roma medeniyetine ait unsurların ön plana alınarak sanat, edebiyat ve bilimde 15 ve 16.yy ilk yarısında gerçekleştirilen büyük gelişme Rönesanstır. Kelime anlamı ‘yeniden doğuş’tur. İtalya’da görülmeye başlanmış ve buradan Avrupa’nın birçok ülkesine yayılmıştır.

Ortaçağın skolastik düşünce sisteminin katılığı özellikle sanatçılarda büyük tepki yaratır. Kilisenin, din adamlarının, insanların inançları nedeniyle baskı yapmadıkları bir dünya özlemi başlar. Rönesansla birlikte artık dinin sanat üzerindeki etkisi azalır ve sanatçılar artık eserlere imzalarını atmaya, din dışında yapıtlar vermeye, tabiata ait motifler yapmaya başlarlar.

Rönesans resim sanatı : Rönesansın resim sanatına kazandırdığı en önemli katkı zenginleşen konulardır. Dini tasvirlerin yanında tabiata ait motifler tüm canlılığıyla tuvallere taşınmıştır. Çeşitlenen konular yanında, resim sanatçıları iç dünyalarını, kendi düşlerini özgürce işleme serbestisini Rönesans ile kazanmışlardır. Bu dönemin önemli ressamları olarak Giotto, Leonardo da Vinci, Tiziano, Raphael, Brueghel, Albrecht Dürer, Michelangelo ve Ghiberti sayılabilir.

  • UNİTE 4 - 4. KONU
  • Barok Sanatı

Bu üslubun oluşmasında ,İtalyan kilisesinin reforumları ve Otuz Yıl Savaşları karşısında kendini yenileme çabaları temel etkendir.Barok Sanatı Roma’da gelişmiş oradan bütün Avrupa’ya yayılmıştır.Barok resminde sanatında ;insanlarda dini heyecan uyandırmayı amaçlayan çarmıha gerilme, din yolunda öldürülme, göğe yükselme gibi konuların yanısıra mitolojik konularda bulunur.Rönesanstaki denge kavramının ve uyumlu ölçülerin aksine büyük bir hareketlilik göze çarpar. Bu sanat tarzı dinin ve kilisenin egemen sınıf olarak gücünün artmasına yardım eder. Öncüleri Rubens, Rembrand, Bernini’dir.

Bu ders notu faydalı mıydı?
Bunu nasıl iyileştirebilirim?