Seçmeli Tarih 1 ders notları ünite 3

Bu ders içereği Yeni müfredata uygundur.
Ünite 3

ULUSLARARASI İLİŞKİLERDE DENGE STRATEJİSİ (1774-1914)

OSMANLI DEVLETİ’NİN SİYASİ VARLIĞINA YÖNELİK TEHDİTLER

19. yüzyıl başında Osmanlı Devleti, toprak bakımından dünyanın en büyük devletleri arasında yer almaktaydı. Bu geniş sınırlar içinde uzanan toprak ve denizlerin kapladığı alan yaklaşık dört milyon kilometre kareydi. Devletin nüfusu ise yirmi milyon civarındaydı. Devletler arası politikada “kendine yeterlilik” ilkesiyle hareket ediyordu. Batı’nın daha yakından takip edilmesi için büyükelçilikler açıldı. Osmanlı Devleti, XIX. yüzyılda denge stratejisine yönelerek sorunların çözümünde diplomasi yöntemini tercih etti. 19. yüzyılda Avrupa’nın siyasetine İngiltere, Fransa, Avusturya ve Rusya yön vermekteydi. Almanya ve İtalya da siyasi birliğini tamamlayarak mücadeleye dahil oldu. Sanayi İnkılabına bağlı sömürgecilik yüzünden Asya, Avrupa ve Afrika kıtasında milyonlarca kilometrekare toprağı Osmanlı’nın elinden almaya çalıştı.

Fransız İhtilali etkisiyle dünyaya yayılan milliyetçilik akımı büyük imparatorlukların yapısını bozmaya başlamıştı. Fransız İhtilali’nin yaydığı milliyetçilik ve ulus devlet anlayışının ülkelerine yayılmasından çekinen devletler bir araya gelerek Fransa’ya karşı savaş açtılar. e Napolyon Savaşları olarak adlandırılan savaşlar Avrupa’yı çok yordu. Bozulan dengelerin yeniden kurulması için Rusya, Avusturya ve Prusya’nın öncülüğünde İngiltere’nin de katılımıyla monarşi yönetimleri Viyana’da toplandı. Fransa da davet edildi. Viyana Kongresi Avusturya’yı temsil eden Metternich damgasıyla yapıldı. Viyana Kongresi’nde mutlak krallıklarla yönetilen devletler, milliyetçilik akımına karşı birlikte hareket etme kararı aldı. Kongrede, Osmanlı Devleti’nin geleceğine yönelik bazı konular karara bağlandı. Şark Meselesi terimi ilk kez Viyana Kongresi sırasında kullanıldı.

Şark Meselesi

Türkler, 1071’de Anadolu’ya girdi ve Rumeli’ye geçti, Balkanlar’ı tamamen zapt ederek Viyana kapılarına kadar ilerledi. 1683’de Türklerin Viyana’da yenilgiye uğramaları ile Şark Meselesi’nin ilk aşaması bitti. Şark Meselesi’nin ikinci aşamasında Avrupalı devletler Balkanlar’daki Hristiyan halkları Osmanlı yönetiminden kurtarmaya çalıştı. Osmanlı egemenliğinde yaşayan diğer gayrimüslim halklar isyana teşvik edildi. Rusya, Şark Meselesi’nde Osmanlı Devleti’nin jeopolitik öneme sahip topraklarından en büyük payı almaya çalıştı.

1821 Rum İsyanı ve Yunanistan’ın Kurulması

Fransız İhtilali’nden etkilenen Rumlar, Megali İdea adını verdikleri düşünce çevresinde bir araya gelerek isyan hazırlıklarına başladı. Bu düşüncenin temelinde Bizans’ı yeniden diriltme arzusu vardır. Rumları bağımsızlığa götürecek ilk adım 1814’te Odessa’da gizlice Filik-i Eterya Cemiyeti kurularak atıldı. Bu cemiyet 1894’te Etnik-i Eterya Cemiyeti adını aldı. bu dernek, Rum ayaklanması için para toplayarak, silah dağıtarak propaganda faaliyetleri yapıyordu. 1815 yılında İstanbul’da ilk şubesi açıldı. İlk isyan ise Boğdan’da Alexander İpsilanti tarafından çıkarıldı. İsyan, Osmanlı Devleti tarafından kısa sürede bastırıldı. Rumların asıl isyanı 1821’de Mora Yarımadası’nda başladı. Bunun üzerine Padişah II. Mahmut, Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa’dan yardım isteğinde bulundu. Mısır’dan gelen yardım sayesinde Osmanlı Mora İsyanı’nı bastırdı. Rum İsyanı bastırılınca bu durumdan rahatsız olan İngiltere, Rusya ve Fransa; Osmanlı Devleti’nden Yunanistan’a özerklik verilmesini istediler. Osmanlı Devleti bu isteği reddedince Osmanlı ve Mısır donanmaları 1827’de Navarin’de baskına uğradı ve yakıldı. 1829 yılında yapılan Edirne Anlaşması ile Yunanistan bağımsız oldu. İlk kez bir Balkan halkı, bağımsızlığını kazanarak Osmanlı Devleti’nden ayrılmış oluyordu.

Kutsal Yerler Sorunu

Kudüs Semavi üç din açısından kutsal bir şehirdir. Hz. İsa’nın Hristiyanlığı yaydığı yer olması ve Hristiyanlara ait birçok kilise ve tören yerlerinin inşa edilmesi Hristiyanlar için Kudüs’ü kutsal kılıyordu. Müslümanların egemenliğinde olan Kudüs, Haçlı Seferleri saldırılarına rağmen Müslümanların elinde kaldı. Rusya Osmanlı’daki Ortodoksların koruyucusu olmayı başardı. Fransa, 1846’da kutsal yerler üzerinden yeniden ayrıcalık talep etmesiyle karşısında Rusya’yı buldu. Osmanlı Devleti sorunun çözümü için karma bir komisyon kurarak yeni fermanlar ve menşurlar hazırladı. Alınan kararlar Katoliklerden daha ziyade Ortodoksların çıkarlarına uygun düştü. Rusya bunun üzerine Osmanlı’ya gizli bir anlaşma talep edince, Osmanlı Rusya’ya Kırım Savaşı’nı açtı.

Kırım Savaşı (1853-1856)

Osmanlı Devleti, Rumeli ve Anadolu’da Ruslara karşı yapılan savaşlarda başlangıçta başarılar elde etti. Rusya ise Batum’daki Osmanlı güçlerine yardım götüren ve fırtınadan dolayı Sinop’a sığınan Osmanlı donanmasını bir baskınla yaktı. İstanbul’un ve Boğazların tehlike altına girdiğini anlayan Avrupalı devletler Osmanlı-Rus Savaşına katıldı. İngiltere ve Fransa Rusya’y savaş ilan etti. Yunanistan’ın tarafsız kalmasıyla Ruslar destek bulamadı. Osmanlı Devleti içine düştüğü mali sıkıntılardan dolayı ilk kez dış borçlanmaya başvurdu. İlk dış borç İngilizlerden alındı. Çar I. Nikola’nın ölümü ve yerine geçen Çar II. Aleksander’ın barış talep etmesi Kırım Savaşı sona erdi.

Paris Barış Antlaşması (1856)

Rusya ile yapılacak barış görüşmeleri için 1856’de Fransa’nın başkenti Paris’te Osmanlı Devleti, İngiltere, Fransa, Avusturya, Prusya ve Piyemonte bir araya geldi. Osmanlı Devleti tarihinde ilk defa Avrupa devletleriyle bir kongreye eşit koşullarda katılıyordu. 1856 Paris Barış Antlaşması’na göre Osmanlı Devleti ilk kez Avrupa Devleti sayıldı. radeniz bu antlaşma ile uluslararası ticarete açıldı. Rusya’nın Karadeniz’de savaş gemisi bulundurması ve liman kurması yasaklandı.

1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi)

Avrupalı devletler arasında Almanya’nın Avrupa’da bir güç olarak sahneye çıkmasıyla sömürgecilik yarışı hız kazandı. Avrupalılar için büyük güç olmanın yolu ülkeleri dışındaki bölgelere saldırıp sömürgeleştirmek oluyordu. Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğünü 1856’dan beri savunan Avrupalı devletler, 1871’den sonra bu siyasetlerini terk edip Şark Meselesi’nden kendileri için pay çıkarmaya çalıştılar. 1877’de Balkanlar üzerinden büyük bir saldırı başlatan Rus ordusu aynı anda Kuzeydoğu Anadolu’ya da yöneldi. Osmanlı Devleti bu gidişatı önlemek için tedbirler almaya çalıştı. uslar, Osman Paşa komutasında savunulan Plevne’ye iki defa saldırsalar da istedikleri başarıya ulaşamadı.

Berlin Kongresi (1878)

1878’de Almanya’nın başkenti Berlin’de Osmanlı Devleti, Rusya, İngiltere, Avusturya, Fransa, İtalya ve Almanya devletleri toplandı. Romanya, Sırbistan ve Karadağ resmen bağımsız oldu. 1878 Berlin Kongresi’nde tartışılan ve antlaşma hükümlerinde yer bulan bir diğer konu Ermeni Meselesi’dir. İngiltere Kıbrıs’a kalıcı olarak yerleşti. Denge Stratejisi” yürüten Osmanlı Devleti, Almanya ile siyasi ve askerî alanda yakınlaşma dönemini başlattı.

Ermeni Meselesi

Batılı devletlerin Şark Meselesi kapsamında sahneye koydukları yeni oyun Ermeni Meselesi olmuştur. Osmanlı Devleti’nde “Millet-i Sadıka” adıyla anılan Ermeniler, devlet içerisinde önemli mevkilere getirilmişti. 1878 Berlin Antlaşması’nda alınan kararlar Ermeni Meselesi’nin çıkış noktasıdır. Avrupalı devletler ilk olarak Ermeniler arasındaki mezhep ayrılıklarından faydalandı. Anadolu’nun çeşitli yerlerinde açığa çıkan isyanlar karşısında Müslüman Türk halkının bir kısmı Ermeni komitacıların baskın ve saldırılarından korunmak için yerlerini terk etmek zorunda kaldı. 27 Mayıs 1915’te Geçici Sevk ve İskân Kanunu (Tehcir Kanunu) çıkartıldı. hcir Kanunu’nda göçe tabi tutulan Ermenilerin can ve mal güvenliklerinin sağlanması, yolculuklarının kolay geçmesi ve gönderildikleri yerlerde yerleştirilmelerine özen gösterilmesi de önemle belirtildi. Zorunlu göç nedeniyle bazı bölgelerde Ermenilerin silahlı direnişi yüzünden olaylar çıkmış, yollarda asayişsizlik ve hastalık sebebiyle kayıplar olmuş, Türkleri az tanıyan Batı kamuoyu kışkırtılmak istenmişti.

Üçlü İttifak ve Üçlü İtilaf

İtalya ve Almanya’nın kurulması Avrupa siyasetine yeni bir ivme kazandırdı. İngiltere, Fransa, Rusya üçlü itilaf Avusturya Macaristan, Almanya ve İtalya üçlü ittifak birleşmesini kurdular. Zaman içerisinde bloklar arasındaki ekonomik rekabet, sömürge elde etme ve silahlanma yarışının açığa çıkardığı gerginlik, I. Dünya Savaşı’nın temel nedeni oldu.

Boğazlar Meselesi ve Rusya

Rus Çarı I. Petro’nun sıcak denizlere inme politikasıyla başlayan yayılmacı siyasetinde İstanbul ve Boğazlar, ayrı bir yere sahipti. Küçük Kaynarca Antlaşması’ndan sonra Rusya’nın Boğazlar üzerindeki talepleri arttı. 1878’de Rus askerlerinin İstanbul kapılarına kadar ilerleyişi İngiltere’nin karşı koymasıyla durduruldu.

Balkan Savaşları

1. Balkan Savaşı (1912)

Rusya etkisindeki Sırbistan, Karadağ, Bulgaristan ve Yunanistan zayıf olan Osmanlı’ya karşı birleşerek hareket etti ve birçok toprağını Edirne Anlaşmasıyla elinden aldılar.

2. Balkan Savaşı (1913)

Balkan Savaşı’nın sona ermesiyle Osmanlı Devleti, Balkanlar’dan çekilmişti. e Balkan devletleri arasında Makedonya topraklarının paylaşımı meselesi devam eden bir sorundu. 1913 yılının Haziran ayında Bulgaristan’a karşı harekete geçen Yunanistan ve Sırbistan ittifak kurdular. Osmanlı’da bu savaştan faydalanarak Edirne ve Kırklareli’yi geri aldı.

unite-2
Bu ders notu (ünite 3) faydalı mıydı ?
Bunu nasıl iyileştirebilirim?

1 kişi oy kullandı
ÜNİTE 1ÜNİTE 2