Seçmeli Türk Dili ve Edebiyatı 1 ders notları

Bu ders içereği Yeni müfredata uygundur.
Ünite 1

GİRİŞ

Edebiyat Toplum İlişkisi

Yazının daha icat edilmediği çağlarda insanlar mağara duvarlarına resimler çiziyordu. Bu resimler sayesinde birbirlerine haber veriyor ya da yaptıkları işler anlatıyorlardır. Bu bakımdan insanların hayatında güzel sanatlardan olan resmin önemli bir yeri vardır. Buna bağlı olarak edebiyat da insan hayatında önemli bir yer edinmiştir. Edebiyat sayesinde insanlar toplumdan ilham alarak topluma aktarır. Bir toplumun ruhu özgür oldukça, yaşanan çevre güzel oldukça, sanat da bu ortamdan esinlenir ve toplumun yarattığı edebi eserler de o kadar milli benlik içinde olur. Bu şekilde yaşamını sürdüren bir toplumda insan milli bilinç ile milletine ait değerleri sözlü ya da yazılı olarak dile getirir.

Batı Edebiyatı Akımları ve Sanatçıları

Her edebi eser bir sanat anlayışıyla yazılır. Bu yüzden edebi eserler bir araya gelerek edebiyat ve sanat akımlarını meydana getirir. Batı ve Türk edebiyatında birçok akım gelişmiştir. Batı edebiyatındaki akımlar ve temsilcileri şöyledir:

Hümanizm

  • Dil, dini ırk ayrımı yapmadan insanları kardeş sayar.
  • İnsanı sevmek ve özgür kılmak esastır.
  • Antik Yunan ve Latin edebiyatı örnek alınır.
  • Dante, Montaigne, Boccacio temsilcileridir.

Klasisizm

  • Akıl ve sağ duyuya dayanır.
  • Ahlaki bir amaç güderek ahlaklı olma önemsenir.
  • Eserler, milli dille yazılır ancak seçkin ve soylu kişilerin dilleri kullanılır.
  • Yazarlar eserde kişiliğini gizler.
  • La Fontaine, Maliere, Descartes, Şinasi, Ahmet Vefik Paşa temsilcileridir.

Romantizm

  • Eserlerde toplum sorunları, günlük yaşam, milli tarih, halk masalları işlenir.
  • Sanat toplum içindir anlayışı vardır.
  • Hayal ve duyguya önem verilir.
  • Eserlerde kişilik gizlenmez.
  • En sık aşk, ölüm ve doğa konularına yer verilir.
  • Dilde ve anlatım şeklinde serbestlik vardır. Bu yüzden diller savruk ve kuralsızdır.
  • Victor Hugo, Puşkin, Namık Kemal, Ahmet Mithat, Ahdülhak Hamit Tarhan temsilcileridir.

Realizm

  • Gözleme ve çevre betimlemelerine dayanır.
  • Sanat sanat içindir anlayışı vardır.
  • Eserin güzelliği yanında bilimsel olması önemlidir.
  • Üslup sağlam, açık, anlaşılırdır. Söz sanatları kullanılmaz.
  • Eserlerde kişilik belli edilmez ve gerçekler olduğu gibi aktarılır.
  • Balzac, Stendhal, Dostoyevski, Tolstoy, Samipaşazade Sezai, Refik Halit Karay temsilcileridir.

Natüralizm

  • Realizmin ileri safhasıdır.
  • Fen bilimlerinde yer alan determinizm akımının edebiyata uyarlamasıdır.
  • Toplum büyük bir laboratuvar olarak görülür ve insanlar deneme ve inceleme konusudur, sanatçı ise bilgindir.
  • Olaylar tamamen nesneldir ve yazar kişiliğini katmaz.
  • Eserlerde doğal ve yalın bir dil vardır.
  • Emine Zola, Goncourt Kardeşler, John Steinbeck, Nabızade Nazım, Hüseyin Rahmi Gürpınar temsilcileridir.

Parnasizm

  • Şiirde gerçekçilik akımıdır. Yani realizmin şiirdeki halidir.
  • Şiirin objektif ve bilimsel olması gerektiğini savunurlar.
  • Şiirde şekil konusunda titizdirler. Şekli kusursuz olmasını isterler.
  • Şiiri bir kuyumcu gibi işlerler.
  • Dilin açık ve anlaşılır olmasına önem verirler.
  • Toplumsal sorunlardan uzak dururlar.
  • Gautier, Coppee, Tevfik Fikret, Yahya Kemal Beyatlı, Cenap Şahabettin temsilcileridir.

Sembolizm

  • Eşya yerine, eşyanın insanda bıraktığı etkiyi dile getirirler.
  • Şiire en büyük katkının müzikten olduğunu düşünürler.
  • Klasik şekiller yerine serbet müstezat, sone, terza-rima gibi şekilleri kullanırlar.
  • Ruhla beden; görülen dünya ile görülmeyen dünya arasında denge, birlik, uyum olduğunu savunurlar.
  • Varlıkların renkli, ışıklı, akşam renklerini, şafaktaki pembeliği ele alırlar.
  • Verlaine, Paul Valery, Cenap Şahabettin, Ahmet Haşim temsilcileridir.

Empresyonizm

  • Sanatta dış etkilerin içe yansıması, içte izler bırakması ya da bu izlere dayanarak sanat eseri meydana getirmeyi savunurlar.
  • Tabiatı gerçekte olduğu gibi, tüm ayrıntılarıyla almak yerine, elde edilen izlenimler ölçüsünde anlatırlar.
  • Dış dünyaya ilgisiz kalmayarak iç dünyalarını dile getirirler.
  • Verlaine, Rimbaud, Ahmet Haşim temsilcileridir.

Dadaizm

  • Devamlı şüphecidirler. Hiçbir şeyin doğruluğuna inanmazlar.
  • Sanatta dil, şekil, kafiye uyumuna önem vermezler. Onlara göre bu uyumdan uzaklaştıkça şiir değer kazanır.
  • Gülünçlüğü, kabalığı ön plana çıkarmışlardır.
  • Tzara, Louis Aragon temsilcileridir.

Ekspresyonizm

  • İnsanın iç dünyasından doğan duyguları anlatırlar.
  • Sanayi İnkılabının anlamsızlaştırdığı hayata karşı ruhun isyanıdır.
  • Franz Kafka, Eliot, James Joyce temsilcileridir.

Kübizm

  • Nesnelerin sadece görülen yanları değil, görünmeyen yanlarını da anlatmaya çalışırlar.
  • Şiirde şekil açısından her yeniliğe açıktırlar.
  • Dizeler düzenli kullanılmaz.
  • Noktalama işaretlerini kullanırlar.
  • Guillame, Max Jacop temsilcileridir.

Sürrealizm

  • Aklın kontrolünden kaçan şuur akışını, tesadüfe bağlı ruh durumunu, düzensiz hayalleri rüyaları sanata aktarmayı amaçlarlar.
  • Bilinçaltı, sanatın gerçek kaynağıdır.
  • Noktalama işaretlerini kullanırlar.
  • Andre Breton, Paul Eluard, Louis Aragon, Orhan Veli Kanık, Cemal Süreya, İlhan Berk temsilcileridir.

Fütürizm

  • Geçmişi ve alışkanlıkları terk ederek dinamik, hareketli hayatı yeni bir üslupla anlatmaya çalışırlar.
  • Şiirde ölçü ve kafiye kullanmazlar.
  • Basit cümlelerle anlatım yaparlar.
  • Dil bilgisi kurallarını dışlarlar.
  • Mayakovski, Nazım Hikmet temsilcileridir.

Egzistansiyalizm

  • Varlığın düşünceden çıkartılmasının zıtlık olduğunu savunurlar. Düşünce varoluştan önce gelir. Yani insan önce var olur sonra kendini tanımlar.
  • İnsanın kendini sorgulamasını amaçlar.
  • Akıma göre sanatçılar çağından sorumludur ve toplumsal sorunlara duyarlı olmalıdır.
  • Albert Camus, Andre Gide, Yusuf Atılgan temsilcileridir.

Türk Edebiyatı Akımları ve Sanatçıları

Türki Basit

  • Basit Türkçe ismi verilen akımın ilk örnekleri 1500’lü yıllarda Aydınlı Visali, Tatavlalı Mahremi ve Edirneli Nazmi tarafından verilir.
  • Divan şiirinde Türkçe kelimeler kullanmayı amaçlar.
  • Atasözlerin ve deyimlerin kullanılmasına önem verir.
  • Halk tabirleri ve mahalli söyleyiş şiire girer.

Mahallileşme

  • Biçimde yerlilik, dilde ve söyleyişte yabancı kelimelerden uzak durmak, Türkçeye yönelmek amaçlanır.
  • Halk edebiyatında yer alan aşık tarzı söyleyişler divan tarzıyla birleştirilir.
  • Atasözleri ve deyimler sıklıkla kullanılır.
  • Nedim, Necati temsilcileridir.

Sebkihindi

  • Şiirde anlam derinleşir ve kapalı hale gelir, açık söyleyişe yer verilmez.
  • Bilinmeyen mazmunlar kullanarak geniş bir hayal gücüyle eser verilir.
  • Fazla sözden kaçınılarak özlü anlatım tercih edilir.
  • Tabiat ve sosyal hayat yerine tasavvufa yönelme vardır.
  • Şeyh Galip, Neşati, Naili temsilcileridir.

Garip Akımı

  • Şiirde önceden belirlenen kalıplara ve kurallara karşı çıkılarak kuralsızlık kural edinilmiştir.
  • Halk deyişlerinden yararlanma ve halk diline yönelme vardır.
  • Yapmacık olmayan söyleyişle günlük yaşamdan insanlara yer verilir.
  • Ölçü, uyak ve dörtlük dikkate alınmadan şiir yazılır.
  • Orga Veli Kanım, Melih Cevdet Anday, Oktay Rıfat Horozcu temsilcileridir.

İkinci Yeni

  • İmge ve söz sanatlarına önem verilerek anlatımda kapalılık tercih edilmiştir.
  • Eşya ve insanı aşırı soyutlamayla anlatmışlardır.
  • Dadaizm, sürrealizm ve varoluşçuluk akımlarından etkilenmişlerdir.
  • Şiirde ahengi ölçü ve uyak yerine musiki ve anlatım zenginliğiyle sağlarlar.
  • Cemal Süreya, İlhan Berk, Edip Cansever, Turgut Uyar, Ece Ayhan temsilcileridir.

YAZMA : Metnin Gözden Geçirilme Ölçütleri

  • Dil bilgisi, yazım ve noktalama
  • Açıklık, duruluk, akıcılık, yalınlık ve kelime tercihleri
  • Birim, paragraf, bölüm
  • Olay örgüsü
  • Anlam bağlantıları
  • Tutarlılık, denge ve akış
  • Metnin içeriği ve üslubu
  • Yazının okunaklılığı ve sayfa düzeni
Sonraki Ünite
Bu ders notu faydalı mıydı ?
Bunu nasıl iyileştirebilirim?