Siyer 1 ders notları

Bu ders içereği Yeni müfredata uygundur.
Ünite 1

İSLAMİYET ÖNCESİ ARAP YARIMADASI

Peygamberimizin Hayatını Öğrenmenin Önemi

Allah, ilk insan olarak yarattığı Hz. Adem’i meleklerden üstün kılmıştır. Aynı zamanda insanı yeryüzünde kendisinin halifesi kılarak ona büyük bir sorumluluk yüklemiştir. Allah insanlık tarihinde kendisine peygamber gelmeyen hiçbir toplum bildirir. Bu amaçla Hz. Muhammed’de son peygamber olarak gönderilmiştir. Bu yüzden onun getirdiği emir ve yasaklar yalnızca gönderildiği toplum için değil, kendisinden sonra yaşayacak olan bütün insanlık için geçerlidir. Müminler, kulluk görevini hakkıyla yerine getirebilmek için Hz. Muhammed’in rehberliğine ihtiyaç duyar. Hz. Peygamber; gönderilen emirleri en doğru şekilde uygulamış, gerektiğinde açıklamalar yapmıştır. Öyle ki bazı ibadetleri Peygamberimizin sünneti olmaksızın sadece ayetlere bakarak yerine getirmek imkansızdır. Müslümanlar, kamil insan olabilmek için Peygamber Efendimizin rehberliğine ihtiyaç duyar.

Siyer İlminin Temel Kavramları ve Kaynakları

Siyer, Hz. Peygamber’in doğumundan vefatına kadar hayatını ve şahsiyetini, ahlak ve şemailini, tebliğ faaliyetlerini, siyasi ve askerî mücadelelerini konu alan ilim dalıdır. z. Peygamber’in doğumundan vefatına kadar olan dönemi konu edindiği için aslında İslam tarihinin bir parçası olan siyer ilmi, Hz. Peygamber’in söz, fiil ve takrirlerini ele aldığından hadis ilmiyle ilgilidir. Siyer ilminin doğuşunu etkileyen unsurların başında Müslümanların Resulullah’ın örnek ve model insan olma vasıflarını sonraki nesillere aktarma arzusu gelir.

İslamiyet Öncesi Arap Yarımadası’na Genel Bakış

Arap Yarımadası; Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının kesiştiği Güneybatı Asya’nın güneyinde bulunur. Arabistan coğrafyası sıcak ve kurak bir iklime sahiptir. Arap Yarımadası’nın Sami ırkın anavatanıdır. Bölgenin en önemli şehirleri ise Mekke, Yesrib ve Taif’tir. Hicaz’da coğrafi yapıdan kaynaklanan bedevi hayat hüküm sürer.

Dini Hayat

İslam’dan önceki Arapların dinleri hakkındaki bilgiler, bölgede yaşamış halklardan kalan kitabelere dayanmaktadır.

Yahudilik

Filistin’den gelip Hicaz bölgesine sığınmak durumunda kalan Yahudiler vasıtasıyla Arap Yarımadası’na geldi. Yahudilik Araplar arasında pek yayılmamıştır. Araplar, yaşam tarzlarına da uygun olmayan Yahudi inanışını kabul etmemiştir.

Hıristiyanlık

Hıristiyanlık ancak Suriye bölgesindeki Gassaniler ile Irak’taki Lahmiler arasında yayılabilmiş, Hicaz bölgesine ulaşamamıştır. Habeşlilerin Yemen’e hakim olmasıyla bu din, Necran Arapları arasında yayılmıştır.

Mecusilik

Zerdüşt’ün öğretileri ile eski İran inanç ve geleneklerinin karışımından oluşmuş karmaşık bir dindir. Yönetici sınıf ve zenginlerin dini olarak tanınmış ve yayılmıştır. dinlerini yaymaktan çok siyasi ve ekonomik hâkimiyete önem vermeleri bu dinin Araplar arasında rağbet görmesine engellemiştir.

Putperestlik

Hz. İbrahim’in Kabe’yi inşa etmesiyle birlikte Mekke, tevhidin merkezi oldu. Daha sonra şirkin simgesi olan putlarla doldurulmuştur. Araplar Kabe’ye gösterdikleri saygıyı putlara da göstererek zamanla put evleri inşa etmişler, Kabe gibi buraları da tavaf ederek kurbanlar sunmuşlardır.

Sosyal Hayat

Araplar yaşayış tarzları bakımından bedevi ve hadari olarak iki kısımda değerlendirilmiştir. Evrelerinde yaşayan topluluklara göre medeniyet bakımından geri kalmaları, bedevi yaşama tarzının kendilerine hâkim olması, kötülük yapmaktan kendilerini alıkoyacak bir dine sahip olmamaları sosyal hayatlarının zayıf olmasının sebebidir. Bedeviler hayat şartları gereği iyi birer savaşçıydılar. Bedeviler, günlük geçimlerini bazen ihtiyacını karşılayacağı bir eşya ile kendi ürettiğini değiş tokuş yaparak gerçekleştirir bazen de zor kullanarak bölgesinden geçmekte olan zengin bir kervanın mallarını yağmalardı.

İslam’dan Önce Sosyal Sınıflar

İslam’ın ilk muhatapları olan Mekkeliler, kabile anlayışına bağlı hareket etmekteydi. Put, kabilesinin putu olduğu için saygın görülüyor; gelenekler ataları öyle kabul ettiği için doğru sayılıyordu. Bu dönemde toplum; hürler, esirler ve mevali olmak üzere üç sınıftan oluşuyordu. Kahinler, şairler ve savaşta kahramanlık gösterenler diğerlerine nispetle daha üstündü. Kan davaları, kabilelerin kendilerini uzak tutamadıkları başka bir sosyal sorundu.

İslam Öncesinde Aile

Araplarda evlilik, sosyal hayatı belirleyen önemli bir yapıdır ve genel olarak kabile içinden yapılırdı. Evliliklerde soyda denklik önemliydi. Evlilik yoluyla elde edilen akrabalığı önemsemezler bu sebeple baba ölürse evlatları üvey anneleriyle evlenebilirlerdi. Gerek namus gerekse geçim kaygısıyla kız çocuklarını diri diri toprağa gömme adetini beraberinde getirmişti.

Kültürel Hayat

İslam’dan önce Arap toplumunda yazı çok gelişmemesine rağmen yine de toplumda okuma yazma bilenler vardı. Cahiliye Arapları kültürlerini sözlü olarak sonraki nesillerine aktarırdı. Bu nedenle toplumsal hayatta özellikle şiirin çok büyük bir etkisi ve yeri vardı. Araplar şiirin yanı sıra güzel söz söylemeyi de oldukça önemserdi. Şiir ve hitabet, insanların panayırlara ilgisini arttırmak için önemli bir araçtı.

İslamiyet Öncesi Hicaz

Arap Yarımadası’nın İslam tarihi açısından en önemli bölgesi olan Hicaz’da Arabistan’ın diğer bölgelerindeki gibi devletler kurulmamış, bölge halkı daha çok kabile sistemine dayalı bir hayat sürmüştür. Hicaz, Şam ile Yemen’i birbirine bağlayan ana ticaret yolunun üzerinde bulunması sebebiyle önemli bir konuma sahiptir. Mekke, Taif ve Yesrib gibi şehirlerin bulunduğu Hicaz’ı, Kabe daha da değerli kılmaktadır.

Mekke

Kurak ve sıcak bir iklime sahip olduğundan, düzensiz yağışlar ve konumu dolayısıyla tarih boyunca birçok defa sel baskınlarına uğramıştır. Mekke’nin bilinen tarihi ise Hz. İbrahim ve ailesinin buraya gelmesi ve Kabe’yi inşa etmesi ile başlar.

Taif

Hicaz’ın iklimi en soğuk şehri olan Taif, yaz aylarındaki serin havası sebebiyle Mekke’nin ileri gelenlerinin yazlık şehri olma özelliğini taşıyordu. Taif şehrini de içine alan Vec Vadisi’ndeki yerleşimin Nuh tufanından önce başladığı rivayet edilmektedir.

Yesrib

Hz. Muhammed’in hicretinden sonra Medine adını almıştır. Merkezi bir yönetim olmadığı için Yesrib’de her kabile bağımsız bir şekilde kendi kurallarına göre yaşıyordu. Bununla birlikte ekonomik açıdan üstün durumda bulunan Yahudiler zaman zaman bu üstünlüklerini idari konulara da yansıtıyor, Araplar onlara tabi olmak zorunda kalıyordu.

Sonraki Ünite
Bu ders notu faydalı mıydı ?
Bunu nasıl iyileştirebilirim?

1 kişi oy kullandı
ÜNİTE 2