Tarih 1 ders notları ünite 2

Bu ders içereği Yeni müfredata uygundur.
Ünite 2

ANADOLU’DA İNSANLIĞIN İLK DÖNEMLERİ

Anadolu’da Yaşamın İlk Dönemleri

Anadolu’nun Elverişli Coğrafi Yapısı Ve Buzul Çağı Sonrasında Hayat

Anadolu uygarlıklarının oluşumunda volkanik dağlar etkilidir. Ara taş ve yeni taş döneminde volkanik dağlarda bulunan obsidyen, delici ve kesici alet olarak kullanılır. Anadolu toprakları birçok bitki türünü barındırır. Bu yüzden zengin bir hayvan türü de bulunur. Maden bakımından da zengindir. Günümüzden çok uzun zaman önce Anadolu halkı mağaralarda yaşıyor, yabani bitki ve meyve topluyor, yabani hayvan avlıyor, bu şekilde yaşama tutunuyordu. Yontma taş aletler, kemik, ahşap aletler kullanıyorlardı.

Anadolu tarih öncesi Ara Taş Çağı’na girdiğinde topraklar tarıma elverişli hale geldi. İnsanlar toplayıcılıktan küçük köylerinde tarım ve hayvancılığa başladı. Kullandıkları aletleri küçülttüler. Daha sonra ziraat ve hayvancılığa geçmelerine rağmen eşyalarını taştan yaptılar. Yemek kabı, süs eşyası, gerdanlık, av silahları taştan yapıldı. Bu dönemde yerleşim olan Çayönü küçük bir dere kenarında kurulan köylerden biridir. İnsanlığın ilk dönemlerinde Anadolu halkı taş temeller üzerinde kerpiçten konutlarda barınıyordu. Günlük hayatta obsidyen ve çakmak taşından yapılan kesici aletler ile taş tabak, havan ve değişik ev eşyaları kullandılar. Buğday yetiştirerek un ve ekmek yapmayı bilen Anadolu insanı, dünyada ilk defa Ergani’de bakır madenini işlediler. Bu madenden küpe ve yüzükler yaptılar. Çayönü sakinleri koyun ve keçiyi evcilleştirdi. Köpekleri de vardı.

Bir başka yer olan Konya Çumra ilçesinin 10 km güneydoğusunda Çarşamba suyunun doğu ve batısında yer alan Çatalhöyük’te insanlık tarihinin birçok ilki yaşandı. Burada insanlar taş temelli kerpiç evlerin üstünü ahşap, saz ve toprakla örttü. Evde odaların yanlarında topraktan sekiler yapıldı ve ölüler bu sekilere gömüldü. Evlerine çatıdan giriyorlardı. Evleri yan yana bitişik şekildeydi ve odaların içine merdivenle iniliyordu. Odalar arasında eğilerek geçilecek dar geçitler bulunuyordu. Ortalama ömrün 25 ile 30 yıl olduğu Çatalhöyük’te nüfus 8 bin kadardı. Bu yüzden birçok araştırmacı Çatalhöyük’ü dünyanın ilk caddesiz kenti olarak kabul etti.

Yazının İcadından Önceki Zamanların Kültür Öğeleri

Toplumun en eski kültürü olan mitler, ilkel insanların canlı ve cansız nesneleri, doğa olaylarını açıklamak için bu hikayeleri anlattılar. Mitlerin kahramanları tanrılar ya da yarı tanrılar oldu. Günümüzde sadece Yunan mitolojisinin var olduğu düşünülürse mitler, başka toplumlarda da vardı. Mitoloji bir milletin fikir ve düşünce tarihidir.

Efsaneler oldukça eski hikayelerdir ancak mit değillerdir. Onlardan sonra ortaya çıkarlar. Konuları bir olay, tarihi ya da dini kişi, inanış veya belli bir yer olan efsaneleri anlatan ve dinleyenler bu olayların doğru olduğuna inanır. Efsane kahramanlarının olağanüstü güçleri bulunur. Ancak tanrısal özellikleri yoktur ve düz konuşma diliyle anlatılır.

Yazının İcadı

İnsanlık Tarihinde Yazının Yarattığı Değişimler

Sümerler tapınak mülklerinin yöneticileri olan rahiplerin, kıskanç efendilerine ve diğer meslektaşlarına görev dönemlerinin hesabını vermesine önem verirdi. Bu sayede de rahipler gelirleri harcamaları yazılı işaretlerle kaydetmek için meslektaşları ve ardılları için anlaşabilecek ortak bir kayıt üzerinde uyuşarak yazıyı ilen ettiler. Ortalama beş asırlık bu süreç kil tabletler üzerinde anlaşılır metinler yazılmasıyla başladı. Bilinen ilk yazılı belge Uruk kentindeki Eanna Tapınağı içinde keşfedildi.

Mısır uygarlığında devlet yönetiminde yazıcılık önemli bir meslektir. Bu meslekle uğraşan yazıcıları yetiştiren okullara Hayat Evi adı verilirdi. Yazıcılar devlet yönetiminde büyük sırlarla karşılaştıkları için kendilerine Sırların şefi derlerdi. Mısır’da yazı, memurların firavun adına halkın üretimini kayıt altına almalarıyla başlamıştı. Ürün sarayın ambarına konurdu. Yazı Mısır’da köylü ve üreticiler ile okuma yazma ve hesap bilenler şeklinde iki sınıfın ortaya çıkmasına yol açmıştır.

Eski Çağ Kadim Bilimlerinin Modern Zamanlar Bilimlerinden Farklılıkları

Doğada meydana gelen olayları dikkatlice inceleyerek onu anlamaya çabalayan insanlar yazıdan önce tabiattaki olayları biliyordu. Amacı ise korunmak kadar beslenerek de yaşamını sürdürmekti. Sahip olduğu veriler bilimsel dayanağı olmayan basit bilgilerdi. Süreç içinde bilgileri şartlara göre değişerek gelişti. Eski Çağ uygarlıkları bilim, teori ve felsefeden daha çok gözlem, mantık ve pratik bilgilere dayalı bir sistem ortaya koymuştu. Yani bilimi din ve inanış şekillendirmişti.

Mısır’da Bilim

Mısır’da tanrı Toth bilimin kurucusudur. Kralın yardımcısı rahiplerin elinde önce sihir kökenli uygulamalar varken zamanla hekimliğe dönerek tıpta gelişmelerin öncüsü olmuştur. Bu süreçte mumyalamada da uzmanlık artmıştır. Nil Nehri taşkınlarının zararından korunmak ihtiyaç ve zorunluluğa dayalı olarak aritmetik ve geometri ile birlikte astronomi bilimi de gelişmiştir.

Mezopotamya’da Bilim

Burada da rahipler tarafından kurulan ve Sümer okullarında okuma yazma dışında teoloji, botanik, zooloji, coğrafya ve matematik dersleri okutuluyordu. Bilimde Akad dilini kullanan Sümerler Zigguratların en tepesini gökyüzünü göstermek amacıyla kullanmıştır. Ziguratlar tanrıya giden yolu temsil eden kainatın simgesiydiler.

Hindistan’da Bilim

Geometri, cebir ve tıp belli bir gelişim göstermiştir. Amaç hava, su, ateş ve topraktan oluşan dünyayı anlamaktır.

Yunanistan’da Bilim

Bilime, felsefeyle birlikte anlam verilmiştir. Yunan bilim felsefesi, bilimden yarar gözetmeden sadece evreni ve özünü kavramak ihtiyacı taşıyan bir düşünceye sahipti. Tabiatı, tabiatta olup biteni, tabiattaki varlık türlerini mitik ve dini inanış ve değerler alanından çıkarak insanın yetenek ve gücüne dayanarak anlaşılmaya çalışılmıştır. Bu olgu ilk kez Batı Anadolu’da Thales ile başlar. Thales’in çalışmaları İyonya Okulu adını alır ve Batı biliminin kaynağını oluşturur. Buradaki düşünürler doğayı ilkeleri ve nedenleri ile incelemeye çalışır ve akıl yürütme, gözlem ile deney gibi bilimsel yöntemleri de göz önünde tutmaya çalışırlar.

İlk Çağ'ın Medeniyet Havzaları

İlk Çağ Medeniyetleri Tarih Şeridi

  • Sümerler’in yazıyı bulması (MÖ 2.300)
  • Kadeş Savaşı (MÖ 1.296)
  • Anadolu’da yazının kullanılmaya başlanması (MÖ 1.900)
  • Truva Savaşları (MÖ 1.260-1.250)
  • Roma’nın kurulması (MÖ 753)
  • İskender İmparatorluğu’nun yıkılması (MÖ 323)
  • İskender İmparatorluğu’nun kurulması (MÖ 359)
  • Roma İmparatorluğu’nda Hristiyanlığın resmi din hâline gelmesi (330)
  • Batı Roma’nın yıkılışı (476)
  • Urgakina Yasaları’nın çıkarılması (MÖ 2.375)
  • Kadeş Anlaşması (MÖ 1.280)
  • İlk Olimpiyatlar (M 776)
  • Pers İmparatorluğu’nun kurulması (MÖ 550)
  • Milano Fermanı (313)
  • Roma İmparatorluğu’nun ikiye ayrılması (395)
  • Batı Roma’nın Yıkılışı (476)

İlk Çağ’ın Önemli Medeniyet Havzaları

Mezopotamya Uygarlıkları

Asurlular

Kütüphanecilik ve kara ticareti ile uygarlığa katkıda bulundular.

Babiller

Hammurabi kanunlarıyla ve mimari eserlerle uygarlığa katkıda bulundular.

Akadlar

İlk düzenli ordu ve ilk merkezi imparatorluğu kurdular.

Sümerler

Çivi yazısı, Ay takvimi ve matematik ile uygarlığa katkıda bulundular.

Anadolu Uygarlıkları

Frigler

Halılar, kilim dokumacılığı, hayvan hikayeleriyle uygarlığa katkıda bulundular.

İyonya

Bilim ve sanat dalında özgür düşünceni gelişimi ve bilimin dinden bağımsız gelişmesini sağladılar.

Lidyalılar

İlk para, bankacılık sistemi ve Kral Yolu ile uygarlığa katkıda bulundular.

Hititler

İlk medeni hukuk, ilk yazılı anlaşma olan Kadeş Anlaşmasını, Anal denen yıllıkları kazandırdılar.

Mısır Uygarlığı

Mısırlılar

Resim yazısı, güneş takvimi, tıp, mimari, eczacılık ve papirüsle uygarlığa katkıda bulundular.

İran Uygarlığı

Medler- Persler

İlk satraplık, idare etme tarzı, ilk posta teşkilatı, ilk istihbarat örgütünü kurdular.

Çin ve Hint Uygarlıkları

Hint

Tapınak ve saraylarıyla uygarlığa katkıda bulundular. Kast sistemi millet olgusu oluşmasını engelledi.

Çin

Çin seddi ve tapınaklar, kağıt, matbaa, barut, pusula, seramik, ipek ve İpek Ticaret Yolu ile uygarlığa katkıda bulundular.

Doğu Akdeniz Uygarlıkları
Miken

Mikan Şatosu ile uygarlığa katkıda bulundular.

Girit
: Knossos Sarayı ile iz bıraktılar.

Fenikeliler

Ahşap ve cam işletmeciliğinde uygarlığa katkıda bulundular.

İbraniler

Mescit-i Aksa ve Hz. Süleyman Mabedi ile uygarlığa katkıda bulundular.

Coğrafya ve İklimin İnsanlığa Etkileri

İnsanın geçmişi, tabiat mücadelesi, sosyal ilişkileri ve inançlarını öğrenmek geçmişten günümüze ulaşan izlerin incelenmesine bağlıdır. Bunun için yerleşim yerleri, konar göçer yaşam alanları, tapınak ve mezarlardan çok sayıda buluntu elde edilir. buluntulardan elde edilecek bilgiler son derece önemlidir. O dönede yapılan aletler bugüne ışık tutar. Çok uzun yıllar önce iklim şartları insan yaşamına elverişli değildi. Buzullar eridikçe ılıman kuşaklar oluştu ve doğal çevre insan yaşamına uygun hale geldi.

İlk Çağ’ın Tüccar Kavimleri

İlk Çağdan beri toplumlar arasında, kendinden olmayanı olandan sağlamak adına ticaret yapıldı. Daha önce yakın yerleşim yerleri arasında olan ticaret daha sonra uzak bölgelere doğru gelişti. Bu yüzden ticaret konusunda öne çıkan bazı kavimler oldu.

Asurlular

  • Ticaretle uğraşmışlardır. Kral ticaret yolunu kullanarak Anadolu’da Karum adı verilen ticaret kolonilerini kurdular.
  • Kolonileri aracılığı Anadolu’ya yazı ile tanıştı.
  • Başkent Ninova’da ilk kütüphaneyi kurdular.
  • Arşivcilik alanında geliştiler.
  • Nemrut Tapınağı’ndaki aslan heykelleri ve Kayseri Kültepe’de bulunan tabletleri ile de tanınırlar.

Fenikeliler

  • Uğraş alanları ticarettir. Giremedikleri Batı Anadolu kıyıları hariç Akdeniz kıyılarında kurdukları Kolonileri ile ülkeleri arasında kültürel etkileşim sağladılar. Afrika kolonileri arasında en ünlüsü Kartaca’dır.
  • 22 harften oluşan Fenike alfabesini geliştirdiler. Alfabeleri günümüz alfabesinin temelini oluşturur.
  • Uygarlığa, cam ve boyayı da hediye ettiler. Deniz kabukları kırmızısına boyanmış kumaşları servet değerindeydi.

Lidyalılar

  • Kara ticaretinde uzman olup, Sard’dan başlayarak Mezopotamya’ya kadar uzanan Kral Yolu, Lidyalıların kazandırdığı değerlerdir.
  • Takasa dayalı ekonomiden paraya dayalı bir ekonomiye geçişi temin ettiler. Ücretli askerlerden oluşan savunma sistemleri yıkılmalarına yol açtı.
Sonraki Ünite
Bu ders notu (ünite 2) faydalı mıydı ?
Bunu nasıl iyileştirebilirim?

1 kişi oy kullandı
ÜNİTE 1ÜNİTE 3