Açık Lise Tarih 2 ders notları

Bu ders içereği Yeni müfredata uygundur.
Ünite 1

İLK VE ORTAÇAĞLARDA TÜRK DÜNYASI

TÜRK DÜNYASINDA İLK İZLER

Türk Adı ve Anlamı

Türk dünyası tarihi yerli ve yabancı çok sayıda Türkoloji uzmanı tarafından yapılan araştırmalarda Türk adının değişik anlamlara geldiği ortaya konmuştur. A. Vambery (Vamberi) “türemek”, G. Nemeth (Nemet) “güç-kuvvet” A.N. Kononov (Kononov) ise “insan” anlamına geldiğini söyler. Ziya GÖKALP ise “töreli” anlamındadır. Kaşgarlı Mahmut 11. yy. da “olgunluk çağı” olarak adlandırmış iken en eski Çin kaynaklarında ise Türk adı “miğfer” olarak söylenmiştir. Türk adının siyasi olarak ilk kez kullanılması I. Göktürk Devleti(552) dönemine denk gelir.

Orta Asya’da İlk Kültürler

Ortaya çıkan arkeolojik çalışmalar Türk topluluklarına ait Orta Asya’da birçok kültür merkezi olduğunu ortaya koymuştur. Çok eski yıllarda bu kültürlerle Türkler gelişme sürecini tamamlamıştır.

Anav Kültürü (MÖ 4500–MÖ 1000)

Orta Asya’nın en eski kültürüdür. Türkmenistan’ın Aşkabat yakınlarında ortaya çıkar. At ilk kez bu kültürde görülür. İnsanlar yerleşik hayata geçmiştir, topraktan ve bakırdan eşyalar yapmıştır, dokumacılıkla uğraşmıştır ve küçükbaş ile büyükbaş hayvan beslemiştir.

Afanesyevo Kültürü (MÖ 3000–MÖ 1700)

Türklerin en eski kültürüdür. Altay Sayan Dağları kuzeybatısında bozkırda ortaya çıkmıştır. Türkler bu dönemde avcılık ve hayvancılıkla uğraşmış, taştan ve bakırdan eşyalar kullanmıştır.

Andronova Kültürü (MÖ 1700–MÖ 1200)

Altaylardan Hazar’ın doğusuna uzanan bölgede görülür. Bu kültürde bakır eşyalara ek olarak ilk kez altın ve tunçtan aletler yapıldı. Havyan figürleri gündelik eşyalara yansıdı.

Karasuk Kültürü (MÖ 1200–MÖ 700)

Adını Yenisey Irmağı’nın Karasuk kolundan almıştır ve nehrin çevresinde gelişim göstermiştir. Üstü çadırla örtülü olan dört tekerlekli araba, keçeden çadır ve koyun yününden dokunan eşyalar yoğun olarak kullanılmıştır.

Tagar Kültürü (MÖ 700–MÖ 100)

Abakan bölgesinde ortaya çıkmıştır. Orta Asya’nın en yeni ve en gelişmiş kültür merkezi olarak bilinir. Hayvan Üslubu bu dönemde oldukça gelişmiş bir şekil alır. Kurganlarda farklı araçlar, at koum takımları, seramikler yoğun olarak yer kaplar.

İlk Türk Devletleri İle İlgili Başlıca Siyasi Gelişmeler

  • Asya Hun Devleti’nin kurulması MÖ 220
  • Asya Hun Devletinin yıkılması 216
  • Kavimler Göçü 375
  • Avrupa Hun Devleti’nin kurulması 375
  • Avrupa Hun Devleti’nin yıkılması 496
  • Kök Türk Devleti’nin kurulması 552
  • Kök Türk Devleti’nin yıkılması 630
  • Kök Türk Devleti’nin kurulması 682
  • Kök Türk Devleti’nin yıkılması 742
  • Uygur Devleti’nin kurulması 744
  • Uygur Devleti’nin yıkılması 840

HUNLARDAN UYGURLARA TÜRKLERDE DEVLET VE TÖRE

Orta Asya İlk Türk Devletleri

Asya Hun Devleti (MÖ 220-216)

Tarihte Türklerin kurduğu ilk teşkilatlı devlettir. Orta Asya’daki ilk büyük devlettir. Merkezi Ötüken’dir. Bilinen ilk hükümdarları Teoman’dır. Bu dönemde Çin’e yoğun akınlar olmuştur ve Çin Seddi yaptırılmıştır. Daha sonra tahta geçen Mete en parlak dönemlerini yaşatmıştır. Onlu sistem ile ordu Teşkilatlanmış ve çevredeki tüm devletler vergiye bağlanmıştır. Mete Han’dan sonra hükümdarlar Çinli prenseslerle evlenmişler ve entrikalar sonucu devlet zayıflamıştır. Daha sonra zaman içinde ülke Çin hakimiyetine girmiştir. Daha sonra bu durumu kabullenmeyen Çiçi mücadele etti ve devlet doğu ve batı olarak ikiye ayrıldı. Bağımsızlık yanlısı Çiçi önderliğinde olan Batı Hunları MÖ 36 yılında Çin tarafından yıkıldı. Doğu Hunları ise bağımsızlık kazansıysa da güney ve kuzey olarak tekrar ikiye ayrıldı.

Göktürk Devleti (552-630)

Tarihte Türk adını resmi olarak ilk kullanan devlettir. Bumin Kağan önderliğinde Türkler Avarları yendi ve 552 yılında kuruldu. Ülkenin batısı İstemi Yabgu tarafından yönetildi. Mukan Kağan en parlak dönemlerini yaşattı Kore’den Karadeniz’e kadar geniş bir coğrafyayı kontrol ettiler. Daha sonra Ta-po devletin başına geçti ve onun ölümünden sonra ortaya çıkan taht kavgaları devleti doğu ve batı olarak böldü. İki devlet de zamanla Çin egemenliğine girdi.

Göktürk Devleti (682-744)

ilk Göktürk devletinin Çin egemenliğine girdikten sonra 50 yıllık bir esaret dönemi başladı. Birçok Türk beyi bu dönemde Çin’e karşı isyan ederek bağımsızlık denemesinde bulundu. Bunlardan en önemlisi Kürşat’ın Çin sarayını basması olayıdır. Buradan doğan ateşle Kutluk Kağan önderliğinde başlayan isyanlar bağımsızlığı getirdi. Derleyip toplayan anlamında İlteriş ünvanını alan hükmdar, Apa Tarkan ünvanlı ilk Türk veziri Tonyukuk ile birlikte devleti yönetti. Daha sonra tahta Kapgan Kağan geçti. Bu dönemde sert politika ve Çin entrikaları devlete bağlı boyları isyana sevk etti. Daha sonra liderliğe Bilge Kağan geçti ve kardeşi Kültigin ordu komutanı, Tonyukuk ise meclis başkanı oldu. Bu üçlü devlete en parlak dönemini yaşattı. Ancak daha sonra gelen hükümdarlar bu güzel günleri devam ettiremedi. Bu sebeple Karluk, Basmil ve Uygur isyanları devleti yıktı.

Uygur Devleti (744-840)

Orhun ve Selanga bölgesinde kurulan Uygurlar, Asya Hunları soyundan gelir. Göktürk devletine son vererek Bilge Kül Han tarafından Karabalsagun’da kurulmuştur. Daha sonra devletin başına gelen Moyen Çor devlete büyük topraklar katmıştır. Daha sonra Bögü Kağan döneminde Uygurlar Mahi dinini kabul etmiştir. Bu din insanların yaşam şeklini değiştirerek hareketsizliğe, et yememeye, savaşmamaya teşvik ederek savaşçılık özelliklerini kaybetmelerine yol açmıştır. Bu yüzden Uygurlar bilim, sanat ve edebiyatta ileri gitmiştir. 840 yılına Kırgızlar bu devlete son vermiştir. Günümüze kadar Orta Asya’da varlığını sürdüren Uygur Türkleri Çin’e bağlı Sincan Özerk Bölgesinde yaşam mücadelesi veriyor.

Türk Devletlerinde Gücün Meşruiyet Kaynağı

İlk Türk devletleri bağımsızlık, ülke, halk ve kanuna göre kurulmuştur. Türklerde kağana önetme yetkisi Göktanrı tarafından verilmişti. Bu duruma Kut anlayışı adı verilmiştir. Bu yüzden de Türklerde hükmetmek ilahi bir kökene dayanmıştı. Hükümdar halkı düşmanlardan korumalı ve dünya hakimiyeti yolunda adımlar atmalıydı. Kut kan yoluyla geçerdi. Hakan olmak için kut olan aileden olmak gerekirdi. Hanedanın her üyesinin tahta geçme hakkı vardı.

Orta Asya devletlerinde toplumsal yapı; oguş (aile), urug (aileler birliği), boy (ok), budun (millet) ve il (devlet) şeklinde birbirine çok bağlı olan yapılardan meydana gelirdi. Bu yapı içinde ön plana çıkan boylar, sosyal dayanışma ve canlılık taşıyordu. Bu durum, toplumdaki bireylere beraber hareket etme düşüncesi kazanarak zorlu mücadelelerle uzun mesafeleri aşmışlardır.

Güç Paylaşımı ve Yönetim

İlk Türk devletlerinde Kağan devlet yönetiminden birinci derece sorumluydu. Töreye yeni esas koyarak yargılama yapabilirdi. Kağanlar ordunun başında savaşma, Türkçe konuşan toplulukları bir çatı altında toplamak, birliği sağlamak gibi görevler üstlenmiştir. Kağanın eşi devlet yönetiminde söz sahibiydi. Elçi kabul edebilirlerdi. Devlet meseleleri Kurultay denen mecliste karara bağlanırdı. Kurultay üyelerine Toygun denirdi. Türk devletlerinde hükümdarlara; şanyü, tanhu, han, kağan, yabgu, ilteber, idikut gibi unvanlar almıştı. Ayrıca Türklerde bazı hükümdarlık sembolleri olarak taht, otağ, kotuz, tuğ ve yay kullanılmıştır. Ayrıca Türklerde devlet “ikili teşkilat” anlayışı ile yönetilirdi. Kağan ülkenin doğu kanadını yönetirken batı kısmında da yabgu unvanlı hanedan mensubu idareden sorumlu olurdu.

İlk Türk Devletlerinde Töre

Hukukun temeli sözlü hukuk kuralları denen töreye dayanıyordu. Töre kuruluş ve işleyiş düzenini ifade ediyordu. Aileden başlayarak devlet hayatına kadar kuralları belirleyen töre, sosyal düzeni sağlayan örf, adet ve gelenekler ve ahlaki değerlerden beslenirdi.

COĞRAFYA VE KADER, ORDU MİLLETİN GÖÇLE İMTİHANI

Orta Asya’nın Coğrafyası

Türklerin anayurdu olan Orta Asya sıradağlarla çevrilidir. Çevresi çöl ve bozkırlarla kaplıdır. Bölgede sert bir karasal iklim görülür. Bu durum da Türklerin savaşçı özelliğini ön plana çıkarmıştır.

Türklerin Ana Yurttan Göçleri

Göç sosyal bir olaydır. Türkler farklı sebepler yüzünden başka yerler göç etmişlerdir. Bu göçlerden Orta Asya Türk Göçleri sonuçları ve geniş sahalarda farklı medeniyetleri etkilemesi ile uzun yıllar sürmüştür.

Türk Askerî Kültürü

Türkler tarih boyunca savaşçı olarak bilinir. Diğer kavimler tarafından verilen bu kimlik yaşanan coğrafya şartlarına bağlı olarak ve Türk boyları ile diğer milletlerle olan mücadeleler sonucunda ortaya çıkmıştır. Bozkırın zor şartları disiplinli, teşkilatçı, dayanıklı ve mücadeleci bir millet ortaya çıkarmıştır. Türk toplumunda eli silah tutan herkes asker sayılır. Sürekli olarak Türk ordusunda kadın-erkek, genç-yaşlı herkes her an savaşa hazır durumdadır.

KAVİMLER GÖÇÜ (375)

Kavimler Göçü’nün Sebepler

Asya Hun Devleti zayıflayarak yıkılış sürecine girmesiyle Orta Asya’daki Türk boyları bağımsız hareket etmeye başladı. Zamanla artan nüfus ve çeşitli sebepler ile 1. Yüzyıldan itibaren batıya göçleri getirmiştir. Böylece 200 yıllık bir göç süreciyle Volga Nehri çevresine kadar ilerlemişlerdir. O dönemde Karadeniz kuzeyinde yaşayan Cermen kökenli kavimler bulunuyordu. Balamir önderliğinde Hun Türkleri önüne çıkan ve Romalılar tarafından barbar denen kavimleri beraberinde Avrupa’nın içlerin doğru sürükledi. Böylece Avrupa’nın bugünkü yapısı o dönemde şekillenmeye başladı. Bu büyük göç olayı Kavimler Göçü olarak tarihe geçti.

Kavimler Göçü’nün Sonuçları
  • Avrupa uzun yıllar karışıklık yaşadı.
  • İlk çağ kapandı Orta Çağ başladı.
  • Roma 395 yılında Doğu ve Batı olarak ikiye ayrıldı. Batı Roma 476’da yıkıldı.
  • Germen kavimler arasında Hristiyanlık yayıldı ve kilise ile papalık güçlenerek skolastik düşünce egemen oldu.
  • Avrupa’nın etnik yapısı değişti.
  • Avrupa’da feodalite rejimi ortaya çıktı.
Avrupa Hun Devleti (375-469)

Hunlar Don ve Volga ırmakları arasında bulunan Alanların topraklarını ele geçirdi. Burada Balamir idaresinde batıya doğru harekete geçti ve önüne çıkan kavimleri batıya doğru göçe zorladılar. Balamir’den sonra hükümdar olan Uldız devletin genel politikasını belirledi. Doğu Roma baskı altında tutulurken Batı Roma ile dostluk kurulmaya çalışıldı. Atilla döneminde en parlak dönemlerini yaşadılar. Tanrının Kırbacı olarak anılan Atilla Doğu Roma ile 434 yılında Margus Anlamasını imzaladı. Böylece Doğu Roma vergiye bağlandı. Ancak sözlerini yerine getirmedikleri için yeniden Balkan Seferi oldu. Bu seferde sona Hunların karşısında bir kuvvet kalmadı. Daha sonra İkinci Balka Seferi ile Batı Roma üzerine yüründü. İtalya’ya kadar giden Atilla’ya Papa başkanlığında bir barış heyeti geldi. Daha sonra Attila barışı kabul etti ve dönüşte de öldü. Ancak daha sonra gelen hükümdarlar aynı başarıyı sürdüremedi.

Türk Devlet ve Toplulukları

Karluklar (627-1212)

Talas Savaşından sonra Çinlilere karşı Müslümanların yanında yer alarak İslamiyet’i kabul eden ilk Türk topluluğu oldular. Karahanlı devletini kurdular.

Kırgızlar (840-1207)

Uygur devletini yıkarak Ötüken’de kendi devletlerini kurdular. Daha sonra Moğol ve Rus egemenliğinde uzun yıllar kaldılar. Daha sonra 1991 yılında bağımsız devletlerini kurdular.

Oğuzlar (766-1000)

İlk olarak Dokuz Oğuz Kağanlığı altında toplandılar. Sonra Göktürk ve Uygur hakimiyetine girdiler. Daha sonra Selçuklu ve Osmanlı devletini kurarak İslam dinine büyük hizmetlerde bulundular.

Avarlar (558-805)

Asya Hun Devleti yıkılında Moğolistan’da kuruldular. Daha sonra Göktürk devletinden sonra batıya göç ederek Avrupa’da devlet kurdular. İstanbul’u iki kez kuşatarak zamanla Slav etkisinde kaldılar.

İtil (Volga) Bulgar Devleti (680-1391)

Büyük Bulgar Devleti yıkılınca kuruldular. Ticari ilişkiler sonucu İslamiyet’i kabul ettiler.

Tuna Bulgar Devleti (679-869)

Asparuh tarından kuruldu ve Boris Han zamanında Hristiyanlığı seçti.

Türgişler (659-766): Emevilerle mücadele ederek Orta Asya’da hakimiyet kurmalarına engel oldular. Kendi adlarına para bastırdılar.

Hazarlar (630-968)

Kafkaslar ve Karadeniz’in kuzeyinde kuruldular. Bizans, Sasani ve Müslüman Araplar ile siyasi ilişki kurdular. Doğu Avrupa tarihinde rol oynadılar. Museviliği benimseyen tek Türk topluluğudur. Ruslar yıkmıştır. Hazar Denizine isimlerini vermişlerdir.

Sonraki Ünite
Bu ders notu faydalı mıydı ?
Bunu nasıl iyileştirebilirim?

1 kişi oy kullandı
ÜNİTE 2ÜNİTE 3