Bizi YouTube'den Takip Edin Bizi İnstagram'da Takip Edin

Tarih 3 ders notları

Bu ders içereği Yeni müfredata uygundur.
Ünite 1

YERLEŞME VE DEVLETLEŞME SÜRECİNDE SELÇUKLU TÜRKİYESİ

ANADOLU’YA YAPILAN TÜRK GÖÇLERİ

Anadolu her zaman jeopolitik konumu yüzünden devletlerin ilgisini çekti. Türkler ilk olarak Hunlar zamanında Anadolu’ya akınlar yaptı. Daha sonra da 7’nci yüzyılda Sabarlar Anadolu’ya girdi. Türkler Anadolu’ya tam olarak gelmeden önce bölgede Rum, Ermeni ve Gürcü gibi milletleri siyasi birlik olmadan Bizans’a bağlı yaşıyorlardı. Daha sonar Türkler Selçuklular döneminde Anadolu’ya gelerek burayı Türk yurdu haline getirdiler. Oğuz Yabgu Devleti dağılınca Türkler boylar haline Anadolu’ya geldi. Birinci dalga göçler 1015 ile 1021 arasında Oğuz Türkleri tarafından yapıldı. Malazgirt Savaşı ile Türkler Anadolu’ya hakim olmaya başladılar.

Birinci Dalga Göçlerin Sebepleri
  • Maveraünnehir ve Horasan bölgesindeki Karahanlı ve Gazneliler’in Oğuzlar üzerindeki baskılarını artırmaları
  • Karahitayların Moğolistan havalisine hâkim olmasının ardından Türk kavimlerinin birbirlerini sıkıştırarak mücadele etmeleri
  • Karahitayların Kıpçaklarla birlikte Oğuzlar’a baskı yapmaları
  • Otlakların azlığı ile birlikte nüfusun artması
  • Oğuzlar için yerleşebilecek yurt aranması.

Kaynaklarda Anadolu Türkler

Anadolu hakkında yazılı kaynaklarda verilen ilk bilgilere MÖ 484-425 yılları arasında İskitya başlığı altında Heredot’un tarih kitabında rastlanıyor. MÖ 318 yılında Çin ile Hunlar arasında olan anlaşmada Türklerin Avrupa, Balkanlar ve Karadeniz’de kurdukları devletlerle ilgili bilgilere ulaşılabilir. Anadolu’yu yurt edinen Türkler bölgeye kendi adını verdi. Anadolu adı ilk kez 12’nci yüzyılda Bizans kaynaklarında Türkiye adıyla anılmaya başladı.

ANADOLU’DAKİ İLK SİYASİ TEŞEKKÜLLER

Anadolu’da İlk Türk Beylikleri

Danişmentliler (1080-1178)

Danişment Ahmet tarafından Sivas’ta kuruldu. İlk dönem beylikleri arasında en güçlüsüdür. Anadolu’nun ilk medreselerinden olan Yağıbasan Medresesi Tokat Niksar’da yaptırıldı. Ayrıca Kayseri Ulu Camii de bu beyliğe ait bir eserdir.

Saltuklular (1072-1202)

Ebulkasım Saltım Bey Erzurum merkezli kurmuştur. Anadolu’daki ilk Türk beyliğidir. Gürcüler ve Danişmentlilerle haçlılara karşı savaştılar. Kale Camii, Mama Hatun Türbesi, Üç Kümbetler, Tepsi Minare gibi eserler bıraktılar.

Mengücekliler (1080-1228)

Mengücek Gazi tarafından kurulmuştur. Erzincan, Kemah ve Sivas taraflarında kurulmuştur. Sivas Divriği Ulu Camii ve Darüşsifası Mengücekliler tarafından kurulmuştur.

Artuklular (1102-1409)

Alparslan’ın komutanlarından Artuk Bey tarafından Diyarbakır merkezli kuruldu. Harput, Mardin, Batman ve Diyarbakır bölgesinde hüküm sürmüştür. Daha sonra Hasankeyf, Harput ve Mardin Artukluları olarak üç kola ayrıldılar. Hoşgörüye dayalı bir yönetim anlayışları vardı. Artuklu Sarayı, Hasakeyf Köprüsü, Hatuniye Medresesi, Malabadi Köprüsü gibi eserler bıraktılar. Sibernetiğin kurucusu El Cezeri bu beylikte yetişti.

Çubukoğulları Beyliği (1085-1113)

Çubuk Bey tarafından kurulmuştur. Dİyabakır’ın ele geçirilmesinde rol oynamışlardır.

İnaloğulları Beyliği (1098-1183)

Sadr tarafından kuruldu. Haçlılara karşı başarılı mücadeleler yürüttüler.

Çaka Beyliği (1081-1097)

Çaka Bey tarafından Malazgirt zaferi sonucunda İzmir ve çevresinde kuruldu. İzmir’de bir tersane kurarak donanma oluşturdular. Çaka Bey ilk Türk denizcisidir. İlk Türk donanmasını denize salmıştır. Bazı devletleri anlaşarak İstanbul’u almak için harekete geçmiştir.

Dilmaçoğulları Beyliği (1085-1394)

Bitlis ve çevresinde Dilmaçoğlu Mehmet Bey tarafından kuruldu. Moğol istilasını en derinden yaşayan beyliklerden biridir.

Sökmenoğulları (1100-1207)

Van Gölü ve Ahlat çevresinde Sökmen Bey tarafından kuruldu. Haçlılarla mücadelede önemli adımlar attılar.

İnançoğulları (1261-1368)

Denizli ve çevresinde Mehmet Bey tarafından 1261 yılında kurulmuştur. Beylik 1368 yılında Germiyanoğulları’na katılmıştır.

Tanrıvermişoğulları (1081-1093)

1081 yılında Efes ve çevresinde Tanrıvermiş Bey tarafından kurulmuştur. Beyliğe 1093 yılında Bizans son vermiştir.

Türkiye Selçuklu Devleti’nin Kuruluşu

Selçuk Bey’in torunu Kutalmış oğlu Süleyman Şah Alparslan döneminde Selçuklu hizmetinde olan bir komutandır. Ayrıca Anadolu fetihlerinde rol almıştır. İznik’i alarak devletin başkenti yapmıştır. Daha sonra Melikşah tarafından Türkiye Selçuklu Devleti hükümdarı olarak tanınmıştır. Bu dönemde Bizans oldukça karışık bir durumdaydı. Bu sayede sınırlarını Marmara ve Karadeniz’e kadar genişletti. Bizans ile Dragon Anlaşmasını yaparak onları yüksek oranda vergi ödemeye mahkum etti. Süleyman Şah ölünce devlet 6 yıl fetret devri yaşadı. Bugün Süleyman Şah Türbesi Lozan’a göre ülke sınırları dışındaki tek toprak parçamızdır.

Türkiye Selçuklu Devleti’nin Yükselişi ve Bizans ile Mücadeleler

Sultan 1. Mesut öleceğine yakın ülkeyi 3 oğlu arasında böldü. 2. Kılıçarslan kendisini Konya’da sultan ilan ederek devletin başına geçti. Daha sonra içerideki tüm karışıklıkları ortadan kaldırdı. Bunun üzerine de Bizans ile sıkıntılar yaşadı.

Miryokefalon Muharebesi (1176)

Manuel Komnen Kılıçarslan’dan Türkmenlerin aldıkları yerleri geri vermesini ister. Bunun üzerine Kılıçarslan Türkmenleri desteklemiştir. Karşısına çıkan büyük Bizans ordusunu yenen Selçuklu ordusu Anadolu’nun Türk yurdu olduğunu kanıtlayan savaşı kazanmıştır.

Harzemşahlar Devleti (1097-1231)

Aral Gölü güneyi ile İran kuzeydoğu bölgeleri arasında Harezm olarak anılan bölgede kuruldular. Katvan Savaşı sonunda tam olarak bağımsız oldular. Devlet Büyük Selçukluya bağlı bir vali olan Muhammed Harzemşah tarafından kuruldu. Celaleddin Harzemşah devlete en parlak dönemini yaşattı. Ancak Moğol istilasından en çok etkilenen devletlerden biridir. 1230 yılında yapılan Yassıçemen Savaşı’nda Anadolu Selçuklu Devleti’ne yenildiler ve böylece yıkılma sürecine girdiler.

Türkiye Selçuklu Yönetim Anlayışı

Bu yönetim anlayışına göre hükümdar:

  • Tebasının karnını doyuracak, sırtını giydirecek
  • Ekonomiyi güçlü tutacak, halkı zengin kılacak
  • Paranın ayarını koruyacak
  • Tebanın güvenliğini sağlayacak
  • Zorbalığa izin vermeyecek
  • Tebasına adaletle hükmedecektir.

Anadolu Selçuklu Devleti Divan Yapısı

Divan-ı Tuğra

İç ve dış yazışmaları sultan adına yapardı. Sultanın tuğrasını resmî belgelerin altına çekmekle görevliydi. Başkanına “Tuğracı” denilmekteydi.

Divan-ı Arz

Askerî işlerden sorumlu divandır. Ordunun ihtiyaçlarını karşılamak ve maaşlarını yapmakla görevli divandır.

Divan-ı İstifa

Maliyeden sorumlu divandır. Vergileri toplamak, bütçe yapmak görevleri arasındadır. Divan-ı İşraf: Devleti idare edenlerin görevlerini kanunlara uygun yapıp yapmadıklarını kontrol eden divandır.

Divan-ı Pervane

Tapu sicil kayıtlarını tutmak ve istihbarat faaliyetleri yapmakla görevli divandır. Anadolu’ya gelen Türkmenlere toprak dağıtılmasını gerçekleştirmiştir.

TÜRKİYE SELÇUKLU DEVLETİ’NİN TEŞKİLAT YAPISI

Siyasi Yapı

Türkiye Selçuklu Devleti çoğu alanda Büyük Selçuklu Devleti’ni örnek alır. Devlet hükümdar ailesinin ortak malıdır. Hükümdarlar Keyhüsrev, Keykavus ve Keykubat gibi Fars kökenli unvanlar aldı. Devlet işleri Divan’da görüşüldü ve melikler atabey kontrolünde yönetici olarak sancaklara gönderildi.

Askerî Teşkilat

Ordu temeli insana dayalıydı. Selçuklu ordusu daimi ve yardımcı kuvvetlerden meydana gelen güçlü bir orduydu.

Sosyal Yapı ve Ekonomik Durum

Halk göçebe, köylü ve şehirli olarak üç gruptan oluşurdu. Göçebeler uç bölgelerde hayvancılık, köylüler tarım ve hayvancılık, şehirliler ticaretle ya da devlet görevleriyle uğraşırdı. Yapılan kervansaraylar Anadolu’nun ticaret merkezi olmasını sağlamıştır. Ayrıca ticaretti Ahi teşkilatının da büyük payı vardır.

Kültürel Yapı

Bu devlet öğretim faaliyetlerine önem verirdi. Medreselerde dini ve ilmi eğitim verilirdi. Gök Medrese, Erzurum Çifte Minareli Medrese, Karatay Medresesi gibi yerler eğitim verilen yerler arasındadır.

HAÇLI SEFERLERİ

11 ve 13’üncü yüzyıllarda Hristiyanların kutsal saydığı yerleri Müslümanlardan almak adına düzenledikleri seferlerdir. Adını askerlerin önlerine taktıkları haç sembolünden alır.

Haçlı Seferlerinin Sebepleri

Dinî Sebepler
  • Hristiyanların kendileri için kutsal kabul ettikleri Kudüs, Urfa ve Antakya’yı Müslümanlardan geri almak istemeleri
  • Avrupa’daki Katolik kilisesi ve Kluni tarikatının halkı Müslümanlara karşı kışkırtma politikası takip etmeleri
Ekonomik Sebepler
  • Avrupalıların Doğu’nun zenginliklerine ulaşmak istemeleri
  • Dönemin papalarının Ortodoks kilisesini egemenlikleri altına almak ve nüfuzlarını artırmak istemeleri
Siyasi Sebepler
  • Bizans’ın Türklerin ilerleyişini durdurmakta başarısız olması ve Avrupa devletlerinden yardım istemesi
  • Bazı derebeylerin şöhret ve toprak kazanmak istemeleri

Haçlı Seferlerinin Başlaması

Haçlı Seferleri belli aralıklarla devam etmiştir.

Birinci Haçlı Seferi (1096-1099)

Malazgirt’ten sonra Türkler Marmara’ya kadar ilerledi. Bu ilerleyiş Hristiyanları korkuttu. Papa teşvikiyle 600 bin kişilik bir ordu toplandı ve Kudüs’ü tekrar almak amacıyla harekete geçti. Daha sonra 1. Kılıçarslan sayıca üstün olan bu orduya karşı vurkaç taktiğiyle ilerledi. Ancak Haçlı Ordusu Kudüs’ü geri aldılar ve çok sayıda Müslümanı öldürdüler.

İkinci Haçlı Seferi (1147-1149)

Kudüs’te Latin Krallığı kurulunca yapılan savaşlar devam etti. Urfa, Halep ve Şam ellerinden alınınca papanın çağrısıyla yeniden birleştiler. Daha sonra yapılan savaşı Anadolu Selçuklu devleti kazandı ve evlerine geri döndüler.

Üçüncü Haçlı Seferi (1189-1192)

Selahattin Eyyubi tarafından Kudüs’ün yeniden geri alınmasıyla hazırlıklar başladı. Güçlü devletlerden oluşan ordu Anadolu’ya geldi. Ancak yenilgiyi alınca arkasına bile bakmadan geri döndü. Selahattin Eyyübi kale savunmasında avantaj sahibi olmadığını anlayınca Kudüs’e geri çekildi.

Dördüncü Haçlı Seferi (1202-1204)

Üçüncü haçlı seferinin başarısız olması üzerine papa tarafından yeni bir ordu kuruld. Bizans’ta süren taht kavgaları için İstanbul’a yönlerini çevirdiler ve başarısız oldular. Çünkü İstanbul’a gelerek şehri işgal ettiler ve burada bir Latin Krallığı kurdular.

Haçlı Seferlerinin Sonuçları

Dinî Sonuçlar Siyasi Sonuçlar Ekonomik ve Sosyal Sonuçlar Bilimsel Sonuçlar • Avrupa’da kilise ve din adamlarına olan güven sarsılmıştır.

Dini Sonuçlar
  • Haçlılar, Müslümanlardan kutsal yerleri alamamışlardır.
  • Katolik Kilisesi ile Ortodoks Kilisesi arasındaki ayrılıklar daha da artmıştır.
  • Skolastik düşünce önem kaybetmeye başlamıştır. • Feodalite rejimi zayıflamıştır.
  • Krallıklar güçlenmiş ve Avrupa’nın siyasi yapısında değişiklik meydana gelmeye başlamıştır.
Siyasi Sonuçlar
  • Türklerin batıya ilerleyişi bir süreliğine durmuş, fetih hareketleri yavaşlamıştır

. • Bizans gerekli yardımı alamamış, ülke içinde karışıklıklar devam etmiştir.

  • Yapılan mücadeleler İslam dünyasını Moğol saldırılarına karşı güçsüz bırakmıştır.
Ekonomik ve Sosyal Sonuçlar
  • Cenova, Marsilya gibi Akdeniz limanları önem kazanmaya başlamıştır.
  • Doğu ve Batı arasındaki ticari faaliyetler hızlanmıştır.
  • Köylüler ve burjuvalar yeni haklar elde etmeye başlamışlardır.
  • Yapılan seferlerin masraflarının karşılanması için bankerlerden borç para alınması bankacılık sisteminin oluşmasını sağlamıştır.

Bilimsel Sonuçlar

  • Avrupalılar, İslam medeniyeti ve pozitif bilimlerle tanışmışlardır.
  • Barut, pusula, matbaa ve kâğıt gibi icatlar Avrupa’ya taşınmıştır. Böylece bilimsel ve kültürel hayatta yeni bir döneme girilmiştir.

Türkiye Selçuklu Devleti’nin Moğollarla İlişkileri

Türkiye Selçuklu devleti en parlak dönemini Alaaddin Keykubat zamanında yaşadı. Bu dönemde imar bakımından birçok faaliyet yürütüldü. Doğu sınırlarında bulunan Moğol tehdidine karşı Keykubat’ın önlemleri daha ilk yıllarda işe yaramıştır.

Babailer İsyanı (1240)

Türklerin İslamiyeti kabulüyle mistik yönelimler de dervişler arasında çıkar. Baba zayıflatmış ve halkın devlete düşman olmasına yol açmıştır.

Kösedağ Muharebesi (1243)

Türkiye Selçuklu Devleti Baba İshak isyanını bastırınca Moğollar ilk fırsatta Anadolu’ya yöneldi. Harzemşahlar ortadan kalkınca bir tampon bölge de artık devam etmedi. Bu yüzden Moğollar kolayca Anadolu’ya hakim olabildiler.

Anadolu’da Kurulan İkinci Türk Beylikleri

Karamanoğulları Beyliği (1250-1487)

Nûre Sûfi Bey tarafından kurulmuş, Konya, Ermenek, Ereğli, Ankara, İçel, Antalya dolaylarına hâkim olmuşlardır. Karamanoğlu Mehmet Bey zamanında Türkçe’yi resmî dil olarak ilan etmişler ve bu dilin gelişmesine katkı sunmuşlardır.

Germiyanoğulları Beyliği (1260-1429)

Kerimeddin Ali Şîr Bey tarafından kurulmuştur. Kütahya’yı beyliğinin merkezi yapmıştır. II. Murad zamanında Osmanlılara katılmışlardır.

Karesioğulları Beyliği (1303-1345)

Karesi Bey tarafından Balıkesir merkezli olarak kurulmuştur. Denizcilikle uğraşan ilk beyliktir. 1345 yılında Osmanlılara katılmıştır

Aydınoğulları Beyliği (1300-1425)

Aydınoğlu Mehmet Bey tarafından İzmir, Manisa, Aydın çevresinde kurulmuştur. Denizcilik faaliyetleriyle uğraşan bir beyliktir

Saruhanoğulları Beyliği (1300-1410)

Saruhan Bey tarafından Manisa merkez olmak üzere kurulmuştur.

Menteşeoğulları Beyliği (1280-1426)

Menteşe Bey tarafından Beçin merkez olmak üzere Antalya, Denizli ve Muğla çevresinde kurulmuştur. Denizcilik faaliyetleriyle uğraşan bir beyliktir.

Hamidoğulları Beyliği (1280-1391)

Hamidoğlu İlyas Bey tarafından Uluborlu merkez olmak üzere kurulmuştu

Dulkadiroğulları Beyliği (1337-1522)

Zeyneddin Karaca Ahmed Bey tarafından merkezi Elbistan olmak üzere kurulmuştur. Yavuz Sultan Selim zamanında Osmanlılar’a katılmış beyleri ise Osmanlı hizmetine girmişlerdir.

Candaroğlulları

Candar Bey tarafından Kastamonu ve Sinop merkezli kurulmuş bir beyliktir. Osman Bey tarafından Söğüt, Domaniç merkez olmak üzere kurulmuş, beylik daha sonra devlet hâline dönüşmüştür.

Sonraki Ünite
Bu ders notu faydalı mıydı ?
Bunu nasıl iyileştirebilirim?

6 kişi oy kullandı
ÜNİTE 2ÜNİTE 3ÜNİTE 4