Bizi YouTube'den Takip Edin Bizi İnstagram'da Takip Edin

Tarih 4 ders notları

Bu ders içereği Yeni müfredata uygundur.
Ünite 1

DÜNYA GÜCÜ OSMANLI

İSTANBUL’UN FETHİ (29 MAYIS 1453)

İkinci Murat öldükten sonra Şehzade Mehmet Osmanlı tahtına oturdu. İstanbul’u almanın vaktinin geldiğine inanıyordu. Şehre Bizans İmparatoru Konstantin’in adı verildi. Son dönemde ise İslambol olarak anıldı.

İstanbul’un Fethinin Sebepleri

  • İstanbul’un Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlaması
  • Osmanlı Devleti’nin Rumeli ile Anadolu arasındaki toprak bütünlüğünü sağlama düşüncesi
  • Bizans’ın ordunun Rumeli’ye geçişinde bazı sıkıntılar yaratması ve Osmanlı Devleti’nin güvenliğini tehdit etmesi
  • Bizans’ın Avrupa devletlerini Osmanlı aleyhinde kışkırtma politikası
  • İstanbul’un tüm ticaret yollarına yakın olması ve boğaza sahip olması
  • Sultan Mehmet’in Hz. Muhammet’in övgüsünü kazanmak isteme düşüncesi

İstanbul’un Fethi İçin Yapılan Hazırlıklar

  • “Şahi” adı verilen ağır toplar döktürüldü.
  • Mora’ya asker gönderilerek gelen haçlı yardımlarının ulaşmasına engel olundu.
  • Tekerlekli kuleler inşa ettirildi.
  • Hristiyanların elindeki İstanbul yakınlarında bulunan Silivre ve Vize kaleleri kontrole alındı.
  • Denizden gelen haçlı yardımlarını engellemek adına Ege Denizi’nde donanma bulundu.
  • 400 parçalık yeni bir deniz filosu yapıldı.
  • Zincirle ağzı kapatılan Haliç’e karadan çektirilen 72 gemi indirilerek savaşın kaderi değiştirildi.
  • Karamanoğullarının kuşatma sırasında ani bir baskın gerçekleştirmesini engellemek için ani bir baskınla kontrol altına alındı.

Bizans ise İstanbul’un fethi için şu hazırlıkları yapmıştır:

  • Bizans imparatoru haçlılardan yardım gelmesi için çağrıda bulundu.
  • Yıkık olan surların tamiri yapıldı.
  • “Gregois” adı verilen Rum ateşi hazırlandı
  • Halk silahlandırılarak yiyecek ve su depolandı.
  • Haliç’in ağzı zincirle kapatıldı.

İstanbul’un Fethinin Sonuçları

  • Orta Çağ kapanarak Yeni Çağ başlamış oldu.
  • Bin yıllık Bizans hakimiyeti son bularak bu devlet yıkıldı.
  • İpek Yolu kontrolü Osmanlı Devleti’nin eline geçti ve buna bağlı olarak Coğrafi Keşifler başladı.
  • İstanbul’dan İtalya’ya giden bilim adamları Rönesans sürecinin başlamasında etkili oldu.
  • Osmanlı Devleti yükselme dönemine geçmiş oldu.
  • Boğazlar Osmanlı Devleti’nin hakimiyet sahasına girdi.
  • Önemli ticaret yolları Osmanlı Devleti kontrolüne geçti.
  • Türklerin Avrupa içlerine gitmesi kolaylaştı.
  • Sultan Mehmet, Fatih ünvanını aldı.
Sırbistan Seferi (1454):

Fatih İstanbul’u aldıktan sonra ilk seferini Sırbistan’a yaptı. 1459 yılına kadar devam eden seferlerle Sırbistan başkenti Semendire alındı.

Amasra’nın Alınması (1459)

Fatih, Karadeniz’de yabancı hakimiyetine son vermek istiyordu. Bu yüzden donanmasıyla Karadeniz’e açıldı. Bir liman kenti olan Amasra’yı savaşmadan Cenevizlilerden teslim aldı.

Mora’nın Alınması (1460)

Mora’da yer alan Rum Despotluğu kendini Bizans devamı olarak görüyordu. Fatih bunun üzerine Mora’yı Osmanlı topraklarına kattı.

Sinop ve Trabzon’un Alınması (1461)

Fatih 1461’de Trabzon Rum İmparatorluğu üzerine sefere çıktı ve Sinop ile Trabzon’u birlikte aldı.

Eflak Seferi (1462

Eflak Beyliği başındaki Kazıklı Voyvoda Fatih Trabzon’a gidince Macarlarla anlaşarak Osmanlı topraklarına girdi. Fatih de Eflak üzerine sefere çıkarak burayı bir Osmanlı eyaleti haline getirmiştir.

Bosna-Hersek Seferi (1463)

Bosna Hersek kralı Osmanlı’ya olan vergisini ödemeyince Fatih tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır.

Karamanoğlu Beyliği’nin Alınması (1466)

Karamanoğulları taht kavgasından yararlanan Fatih Sultan Mehmet bu toprakları devletine katmıştır.

Otlukbeli Muharebesi (1473)

Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan Orta Anadolu topraklarını almak istiyordu. Kendisine sığınan beylerin kışkırtmasıyla Osmanlı’ya saldırdı. Bunun üzerine Fatih Sultan Mehmet Otlukbeli Savaşı’nda Akkoyunluları yenerek bölgenin güvenliğini sağladı.

Kırım’ın Fethi (1475)

Fatih, Karadeniz’in güneyini alınca Karadeniz’i Türk gölü haline getirmeyi amaçlamıştır. Bu durumu sağlamak adına Kırım’a donanma yollamıştır. Kırım, Osmanlı hakimiyetine girince Karadeniz kuzeyindeki ticaret yolları Osmanlı kontrolüne geçmiştir.

Boğdan’ın Alınması (1476)

Boğdan, Osmanlı’ya karşı olan sorumluluklarını yerine getirmedi. Bunun üzerine Fatih sefere çıkarak Boğdan’ı Osmanlı’ya bağlı beylik haline getirdi.

Osmanlı-Venedik Mücadelesi (1479)

Fatih Eflak seferindeyken Vezir Mahmut Paşa’yı Midilli’ye yolladı. Bu yüzden Osmanlı ve Venedik arasında savaş başladı. Savaş 16 yıl sürdü. Daha sonra Ege kıyılarında birçok yer ve Ege adası Osmanlı eline geçmiştir.

Arnavutluk Seferi (1479)

Fatih Sultan Mehmet, Arnavutların Osmanlı’ya karşı Venedik ile iş birliği yapması üzerine Arnavutluk seferine çıkarak bu devleti Osmanlı’ya bağlamıştır.

İtalya Seferi (1480)

Fatih denizlerde hakimiyet sağlamak adına Gedik Ahmet Paşa komutasındaki donanmayı sefere yolladı. Zenta, Kefalonya ve Ayamavra adaları alındı. Napoli Krallığı üzerine sefere çıkarak İtalya’nın güney kıyılarındaki Otranto alındı. Fatih’in vefatıyla donanma İstanbul’a döndü ve Otranto kaybedildi.

OSMANLI DEVLETİ’NİN İSLAM COĞRAFYASINDA HÂKİMİYET KURMAS

Anadolu ve İran Coğrafyasında Hâkimiyet

İstanbul alındıktan sonra Osmanlı sınırlarını genişleterek Karadeniz’i Türk gölü haline getirmiştir. Fatih’ten sonra devletin başına İkinci Bayezit geçmiştir. İlk yıllarında taht mücadeleleri ile uğraşmıştır. Daha sonra ise doğuda Safevi Devleti kurularak bir tehdit haline gelmiştir. Şah İsmail Anadolu topraklarında yayılma politikası yürütmüştür. Bunun için de Şiilik propagandası yapmıştır.

Şehzadeliğinde Trabzon’da bulunan 1. Selim, Şah İsmail faaliyetlerini yakından izlemiştir. Doğu’da çıkan tehlikeyi babasına bildirmesine rağmen bir tedbir alınmamıştır. Bunun üzerine Şah İsmail’e bağlı Şahkulu öncülüğünde Anadolu’da Antalya ve Bursa arasında büyük bir isyan çıkmıştır. Ancak isyan Osmanlı Devleti tarafından bastırılmıştır. İsyandan sonra yeniçeri desteğiyle 1. Selim babasını tahttan indirerek devletin başına geçmiştir. Daha sonra Anadolu ve İran coğrafyasına yönelmiştir. Selim 1514 yılında Safeviler üzerine sefere çıkmıştır. İlk olarak Dulkadiroğlu Beyliği’ne son vermiştir. Daha sonra iki devlet askerleri Çaldıran mevkiinde savaşmışlardır. Çaldıran Savaşı’nı kazanan Osmanlı Anadolu’da Safevi hakimiyetine son vermiştir. Selim, Çaldıran dönüşünde 1515 Turnadağ Savaşı ile Dulkadiroğlu Beyliğini de yenerek Anadolu Türk siyasi birliğini tamamlamıştır. Doğu seferi sonunda Erbil, Musul ve Kerkük Osmanlı yönetimine girmiştir.

Selim Dönemi’nde Osmanlı – Memlûk İlişkileri

Memlükler, halifenin ve kutsal yerlerin koruyucusu olduğu için İslam dünyasının lideriydi. Fatih döneminde bozulmaya başlayan ilişkiler Yavuz döneminde çekişmeye dönmüştür. Hicaz su yollarını onarmak isteyen Fatih’in tepkisinden sonra ilişkiler kopmuştur. Ayrıca Cem Sultan’ı desteklemeleri de sıkıntı yaratmıştır.

Selim’in Doğu seferi sonunda Dulkadiroğulları’nı alması ilişkileri koparmıştır. Yavuz Sultan Selim daha sonra Mısır üzerine sefere çıkmıştır. 1516 Mercidabık Savaşı’nı Osmanlı kazanmıştır. Daha sonra Suriye ve Filistin alınarak Mısır’da Ridaniye Savaşı ile Memluk ordusu tamamen dağıtılmıştır. Memlük devleti yıkılınca Suriye, Filistin, Mısır ve Hicaz bölgeleri Osmanlı’ya kalmıştır. Kutsal Emanetler Topkapı Sarayı’na getirilmiştir. Abbasi Halifeliği de sona ererek halifelik de Osmanlı’ya geçmiştir. Böylece Osmanlı Devleti İslam dininin siyasi lideri haline gelmiştir.

1520-1595 YILLARI ARASINDAKİ SÜREÇTE MEYDANA GELEN BAŞLICA SİYASİ GELİŞMELER

KANUNİ DÖNEMİ’NDEN İTİBAREN SINIRLARIN GENİŞLEMESİ VE DEVLET TEŞKİLATI

Yavuz Sultan Selim ölünce yerine oğlu Birinci Süleyman devletin başına geçti. Sultan Süleyman 46 yılla en uzun süre tahtta kalan kişi oldu.

Süleyman’ın “Kanuni” Olarak Anılması

Süleyman’ın Kanuni olarak anılması kendi zamanındaki yazarlara ait değildir. 17. Yüzyılda Batı kaynağı kanun yapıcı sıfatı için tayin etti. 19. Yüzyılda da Osmanlı tarihçileri bunu benimseyerek Kanuni olarak anmaya başladılar. Osmanlı’da ortaya koyduğu devlet yapısı ile belli bir hukuk anlayışı ortaya çıkardı. Bu yüzden bu zamana Sultan Süleyman Çağı dendi.

Belgrad’ın Fethi (1521)

Macarlar Osmanlı’ya olan vergisini ödemedi. Bunun üzerine iki devlet arasında savaş kaçınılmaz hale geldi. Macar kralı Kanuni tarafından gönderilen elçileri öldürttüğü için Belgrad üzerine sefer başladı. Daha sonra karadan ve denizden kuşatarak Belgrad alındı.

Mohaç Meydan Muharebesi (1526)

Belgrad alınınca Macar kralı Roma Germen İmparatoru yardımıyla yeniden Osmanlı’ya saldırdı. Ancak Osmanlı ordusu Macar ordusunu Mohaç Ovasında 2 saat gibi bir sürede yendi. Daha sonra tüm Macaristan Osmanlı’ya bağlanmıştır.

  1. Viyana Kuşatması (1529): Macarlar Osmanlı topraklarına katılınca Habsburg Hanedanı ile karşı karşıya kalındı. Bununla birlikte Osmanlı Macaristan’dan çekilince Budin geri alındı. Sultan Süleyman 1529 yılında sefere çıktı. Avusturya’nın başkenti Viyana üzerine sefere çıkıldı. Ancak kış mevsimi geldiği için sefer yarıda kesildi.
Almanya Seferi (1532)

Avusturya kralı Ferdinand Kanuni Geri çekilince Budin’i geri aldı. Bu yüzden Kanuni 1532 yılında yeniden sefere çıktı. Bunun üzerine Osmanlı ordusu Almanya içlerine kadar ilerledi ve Avusturya barış istedi. İmzalanan İstanbul anlaşmasıyla Avusturya kralı protokol olarak Osmanlı sadrazamına eşit olarak sayıldı. Ancak Osmanlı Avusturya savaşları 1562 yılına kadar devam etti.

Zigetvar Seferi (1566)

Ferdinand ölünce yerine geçen oğlu yükümlülüklerini yerine getirmedi. Bunun üzerine Kanuni Doğu Avrupa’ya sefere çıktı. Ancak kuşatma devam ederken Kanuni vefat etmiştir.

OSMANLI DEVLETİ’NİN DÜNYA GÜCÜ HÂLİNE GELMESİ

Osmanlı Devleti sınırları genişleyince topraklarını korumak ve yeni fetihler yapmak için güçlü bir donanma oluşturmaya çalıştı. Kurtuluş yıllarında kendi oluşturduğu küçük donanmayı Fatih döneminde oldukça güçlendirmiştir. İkinci Beyazid izlediği politikalarla tersane sayısını arttırmış ve büyük gemiler yaptırmıştır. Daha sonra Fransa ile Roma Germen İmparatorluğu birbirine düşünce Osmanlı bu durumdan faydalanmıştır.

Rodos’un Fethi (1522)

Yavuz Sultan Selim Mısır’ı alınca Hindistan’dan Doğu Akdeniz limanlarına kadar Baharat Yolu Osmanlı denetimine geçti. Bunun üzerine Rodos Adası’na hakim olan Saint Jean şövalyeleri deniz yolunda tehlike arz ediyordu. Bunun üzerine Kanuni deniz güvenliği için Rodos’u aldı.

Preveze Deniz Muharebesi (1538)

Kanuni döneminde Osmanlı mücadelesi sadece karada değil denizde de devam etti. Alman Kralı Şarlken ünlü denizci Andrea Doria’yı donanmayla Osmanlı üzerine saldı. Osmanlı donanması başında da Barbaros Hayrettin Paşa vardı. İki ekip Preveze’de karşılaştı. Bunun üzerine de oluşan ittifak ile Osmanlı donanması arasındaki savaş Osmanlı tarafından kazanılmıştır.

Trablusgarp’ın Fethi (1551)

Preveze Zaferi sonrasında Venedik Osmanlı ile müttefik haline geldi. Osmanlı ise İstanbul’da Cezayir’e kadar Akdeniz’in tamamını kontrol altına aldı. Osmanlı denizcisi Turgut Reis 1551 yılında Trablusgarp’ı işgal etmiştir.

Cerbe Deniz Savaşı (1560)

Trablus beyi olan Turgut Reis, Kuzey Afrika güvenliğini sağlamak adına Cerbe Adası’nı almak istiyordu. Bu yüzden adayı kuşattı. Kuşatma başladıktan sonra haçlı donanması geldi. Turgut Reis kuşatmayı kaldırarak İstanbul’dan yardım istedi ve haçlı ordusu bozguna uğratıldı.

Malta Kuşatması (1565)

Malta Adası, Saint Jean şövalyelerinin elindeydi. Şövalyeler Osmanlı Devleti’nin Akdeniz hakimiyeti için engel oluşturuyordu. Bu yüzden Piyale Paşa Avrupa’nın üs olarak kullandığı adayı kuşattı ama kış şartları yüzünden alamadı.

Sakız Adası’nın Fethi (1566)

Malta kuşatmasından bir yıl sonra Piyale Paşa Osmanlı’ya vergi ödemeyen Cenevizlilerin elindeki Sakız Adasını kuşaratarak devlet sınırlarına kattı.

Kıbrıs Adası’nın Fethi (1571)

Yavuz döneminde Memluk Devleti yenilince Venedik onlara verdiği Kıbrıs vergisini Osmanlı’ya ödemeye başladı. Ancak Doğu Akdeniz hakimiyeti için Kıbrıs’ın alınmasında karar kılındı. Türk gemisine Kıbrıs’taki korsanlar saldırınca ada kuşatılarak Türk topraklarına katılmıştır.

İnebahtı Deniz Muharebesi (1571)

Kıbrıs’ı kaybeden Venedik Osmanlı ile gizliden barış görüşmesi yürütüyordu. Ancak daha sonra barış yapmaktan vazgeçti. Daha sonra paralık büyük bir haçlı donanması hazırlattı. İki ordu İnebahtı üzerinde karşılaştı. Osmanlı donanması büyük bir yenilgi aldı. Osmanlı’nın uğradığı ilk büyük yenilgidir. Bunun üzerine Uluç Ali Paşa kaptanıderya oldu. Venedik İnebahtı’dan sonra Osmanlı’nın niyetini anlamak adına İstanbul’a elçi yolladı. Sokullu Mehmet Paşa burada elçiye büyük bir ders verdi. Daha sonra o kış ayında donanma çok daha güçlü şekilde yapılarak denize yeniden açılmıştır.

Fas’ın Osmanlı Himayesine Girmesi (1576)

Osmanlı Devleti, Venedik ile anlaşma yapıca İspanya elinde bulunan Tunus’u alarak Kuzey Afrika topraklarını birleştirdi. Daha sonra da Fas alınarak sınırlar Atlas Okyanusu’na kadar genişletildi.

Osmanlı’nın Stratejik Politikaları Osmanlı Devleti

15 ve 16 yüzyılda stratejik rakiplerine karşı kara ve deniz ticaret yollarını alma politikası izlendi. Bunun üzerine de Yavuz Mısır seferini gerçekleştirdi. Ege Adaları tek tek alınmaya başladı. 1390 yılında Gelibolu tersanesi inşasına başlanarak İstanbul’un alınmasından sonra denizcilik faaliyetleri arttırıldı. Osmanlı böylece Anadolu’nun batı kıyıları ve limanlarını hakimiyet altına aldı.

Osmanlı-Venedik

İki devlet arasındaki ilişki Fatih döneminde başladı. Akdeniz ticareti canlanınca da savaşlar yaşandı. Savaşlarla üstünlüğü alan Osmanlı ile Venedik barış anlaması yaptı.

Osmanlı-Cenevi

Osmanlı Ceneviz ilişkileri ticarete dayalıdır. İki devlet rakip olsada her zaman ticari çıkarlar için uyum içinde çalışmıştır. İstanbul alınınca Cenevizlilerin koloni tecrübesinden yararlanarak Akdeniz’den ayrılarak Batı’ya yönelmiştir. Cenevizliler zamanla kaybettikleri ekonomik üstünlüğü İspanyollara bırakmıştır.

Osmanlı-Portekiz

Portekizliler, 16. yüzyılın başlarından itibaren Hint deniz yollarına hâkim olmaya başlamışlardır. Bu hâkimiyet Akdeniz ticaretinin büyük bir darbe almasına neden olmuştur. Hint Deniz Seferleri başarılı olmamasına rağmen Osmanlılar Hindistan’dan Akdeniz’e mal akışını sağlamışlardır. Portekizlilerle yapılan mücadeleler sonucunda Yemen ve Habeşistan’da Osmanlı hâkimiyeti kurulmuştur.

Osmanlı-İspanya

Yavuz Osmanlı’yı deniz aşırı birleştirmek için Akdeniz’i ele geçirmek istedi. Osmanlı ile İspanya sürekli çıkar çatışmasına girdi. Ancak iki devlet hiçbir zaman direkt olarak karşı karşıya gelmedi.

Osmanlı-Habsburg

Kanuni hep batıyı hedef aldı. Bu dönemde Habsburg İmparatorluğu akrabalık bağıyla Avrupa’nın büyük kısmına hakim oldu. Bu yüzden Osmanlı ile her zaman savaş halinde oldular. Ancak Mohaç ve Almanya seferi bu üstünlüğü Osmanlı’ya geçirmiştir.

Osmanlı-Safevi

Yavuz döneminde Safevi tehlikesi bertaraf edildi. Kanuni mecbur olmadıkça İran’a sefer yapmadı. Anca bu dönemde iki orduyla Irakeyn Seferi’ne çıkıldı ama sonuç alınamadı. Osmanlı Safevi seferine sadece cevap vermek amacıyla çıktı. 1555 Amasya anlaşmasıyla ilişkiler ılımlı hale geldi.

Coğrafi Keşifler

Coğrafi Keşiflerin Nedenleri
  • Pusulanın sapma açısının hesaplanması
  • Gemicilik sanatında ilerleme
  • Coğrafya bilgisinde ilerleme
  • Doğu ülkelerinin zenginliği
  • Cesur gemicilerin yetişmesi
  • Avrupalıların dünyayı tanıma ve Hıristiyanlığı yayma amaçları
  • Avrupalıların Hindistan’a ulaşmak için yeni yollar aramaları
  • Kralların Coğrafi Keşifleri teşvik etmeleri.
Coğrafi Keşiflerin Osmanlı’ya Etkisi

Bu keşiflerle Osmanlının elinde bulunan İpek ve Baharat Yolu önemini kaybetmiş, yeni ticaret yolları bulunmuştur. Bu da Osmanlı Devleti’nin vergi gelirlerinin azalmasına yol açmıştır. Tüm bunlar Osmanlı Devletini maddi açıdan kötü etkilemiştir. Daha doğrusu; Osmanlı Devleti ve diğer Müslüman devletler zarara uğrayıp, ellerindeki malların değerleri gitmiştir. Coğrafi Keşifler, bütün insanlığı etkilemiştir. Bu yönüyle evrensel bir özelliğe sahiptir. Akdeniz Limanları, Coğrafî Keşifler sonucunda önemini kaybetti. Ancak 1869′da Süveyş Kanalı’nın Fransızlar tarafından açılmasıyla bu limanlar yeniden önem kazanmıştır.

Coğrafî Keşifler, Müslüman ülkeler açısından büyük zararlara neden olmuştur. İslam ülkeleri yoksullaşmış, Türkistan Hanlıkları giderek zayıflamış ve Ruslar karşısında gerilemiştir. Osmanlı İmparatorluğu, İpek ve Baharat Yollarına hakim olmasına rağmen yolların değişmesi yüzünden umduklarına ulaşamamıştır. Osmanlı İmparatorluğu, ticaret faaliyetlerini yeniden geliştirebilmek için Avrupalı devletlere kapitülasyonlar vermek zorunda kaldı.

Coğrafi Keşifler Sonuçları
  • Dünya’nın yuvarlak olduğu ispatlandı bunun sonucunda da kiliseye olan güven azaldı.
  • Yeni bitki türleri ve hayvan türleri keşfedildi.
  • Yeni yerler tanındı.
  • Avrupa’da zenginliğin kaynağı toprak olmaktan çıkıp maden olmuştur.
  • Hristiyanlık yeni yayılma alanları buldu.
  • Yeni kültürler keşfedildi.
  • Ticaret yolları yer değiştirdi.
  • Atlas Okyanusu limanları önem kazandı. Akdeniz limanları önem kaybetti.
Sonraki Ünite
Bu ders notu faydalı mıydı ?
Bunu nasıl iyileştirebilirim?

11 kişi oy kullandı
ÜNİTE 2ÜNİTE 3