Tarih 5 ders notları

Bu ders içereği Yeni müfredata uygundur.
Ünite 2

DEĞİŞİM ÇAĞINDA AVRUPA VE OSMANLI

YENİ ÇAĞ AVRUPASI'NDA MEYDANA GELEN GELİŞMELER

Katolik Kilisesi’nden Alternatif Dünya Tasavvuruna

Batı Roma İmparatorluğu, Kavimler Göçü sonrasında yıkılınca Antik Çağ kültürü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştı. “Kilise”, Avrupa’da Eski Dünya’nın yıkıntıları içinde Antik Çağ’ın kültür değerlerini ele alıp kurtarmıştı. Antik kültüre ait düşüncelerden sadece kilisenin uygun bulduğu ve müsaade ettiği düşünceler yaşamıştı. Roma Katolik Kilisesi, eğitim ve öğretimi tekeline aldığından bütün bilimsel gelişmeleri kontrol etti. Farklı düşüncelerinde ısrar edip kilisenin felsefesine karşı çıkanlar aforoz edilerek dışlanmıştı. Aydınlanma ile birlikte özgür düşüncenin önü açılarak kiliseye karşı alternatif dünya görüşü ortaya çıktı. Aydınlanmayla birlikte yükselen burjuvazi, yeni ekonomik alanlar açmış ve toplumda bir orta sınıfın doğmasına neden olmuştu. Avrupa’da halk; soylular, rahipler, burjuvalar ve köylüler diye sınıflara ayrılmıştır.Feodalitenin önemini kaybetmesiyle birlikte Coğrafi Keşifler, barutun ateşli silahlarda kullanılması, hümanizm gibi gelişmeler etkili olmuştur. Bu nedenle Orta Çağ’da Avrupa’da sosyal adalet sağlanamamıştır. Toprakların mülkiyeti soyluların elinde toplanmıştır.

Rönesans

15. yüzyıldan itibaren İtalya’da ve daha sonra diğer Avrupa ülkelerinde hümanizmin etkisiyle ortaya çıkmış ve Antik Yunan kültürüne dayanan bilim ve sanat akımıdır. Rönesans, daha çok edebiyat ve güzel sanatlar alanında görüldü. Sanatçılar baskıcı düşünceye bir başkaldırıda bulundu.

Rönesans’ın Sonuçları

Özgür düşünce doğdu. Avrupa’da bilim, sanat, edebiyat alanlarında yeni görüşler ortaya çıktı ve skolastik düşünce terk edildi. Deney ve gözleme dayanan pozitif düşünce doğdu. reform hareketlerinin başlamasına zemin hazırladı. Rönesans, daha çok Avrupa’da etkili oldu. Osmanlı Devleti ise Rönesans’tan fazla etkilenmedi.

Reform

Yeniden düzenleme anlamına gelir. Avrupa’da yapılan din düzenlemelerini ifade eder. 16. yüzyılda Katolik mezhebindeki bozulmalarla ilk olarak Almanya’da başladı. Daha sonra İngiltere, Fransa ve Kuzey Avrupa ülkelerine de yayılmıştır. Katolik Kilisesi’ni eleştiren fikirleriyle öne çıkan Alman din adamı Martin Luther, reformcu olarak başarıyı yakaladı. Roma’ya yaptığı bir ziyarette papanın tüm Hristiyanları yanlış yönlendirdiğini anladı. Luther ilk Protestan isyanın başındaki kişidir. Reform hareketinin başlamasında matbaanın geliştirilmesi, Rönesans’ın etkisi, Katolik Kilisesi’nde ortaya çıkan bozulmalar etkili oldu. Matbaa kitap basımı ve okuryazarlık oranını arttırarak İncil’in farklı dillere çevrilip basılmasıyla kilisenin yalanları anlaşıldı. Coğrafi Keşifler sayesinde gelişen ticaret, yeni bir sınıfın ortaya çıkmasını sağladı. Mesen sınıfı adıyla anılan bu sınıf sanat ve edebiyatla ilgilenen bir sınıftı. Zenginlerin desteklediği sanatçı ve bilim adamlarının çabaları sonucunda sanata, ilme ve edebiyata destek artmıştı. Bilim adamları ve sanatçılar halkı bilimsel düşünceye yöneltmişlerdi.

Reformun Sonuçlar

Reform hareketi Avrupa’da sosyal, siyasal ve ekonomik sonuçlar doğurdu. Avrupa’da pek çok gelişmenin yaşanmasına yol açtı. Reform ile birlikte eğitim, kilisenin etkisinden çıkartılarak laikleştirildi. Bu sayede bilimsel alanda skolastik düşüncenin etkisini yitirmesiyle bilimsel çalışmalar başladı. Protestanlık, Kalvenizm, Anglikanizm gibi yeni mezhepler ortaya çıktı. Reform hareketinin yaşandığı ülkelerde kilisenin mal varlığına büyük ölçüde el konuldu. Reform, reform taraftarlarıyla karşıtları arasında uzun yıllar savaş devam etti.

Newtoncu Fizik ve Bilim Devrimi

Orta Çağ boyunca Katolik Kilisesi Dünya’nın evrenin merkezi olduğu düşüncesini benimsemişti. Isaac Newton’ın optik, matematik ve fizik alanlarındaki çalışmaları ise Bilim Devrimi’nin en üst noktasıydı. Newton gelişmiş bir teleskop icat etti, Kalkülüs formülü buldu.

Sekülerleşme

Sekülerizm din karşıtı anlamındadır. Katolikliğe bir tepki olarak doğan Protestan söylem, beraberinde sekülerleşmeyi getirmişti. Bu akım insan aklını dinden ayırdı ve din bir vicdan meselesi oldu.

Merkantilizm ve Burjuva Sınıfı

Merkantilizm, bir ülkenin zenginliğini, sahip olduğu altın ve gümüş gibi değerlerde gören, bu madenlerin dış pazarda satışını arttırarak iç pazarda satışına engel olan bir ekonomik öğretidir. Merkantilizm Coğrafi Keşifler sonrasında Avrupa’da ortaya çıkmıştır. Coğrafi Keşifler ile burjuva sınıfı doğdu. Bu sınıf sonraki yüzyıllarda Avrupa siyasetinde önemli rol aldı.

17 ve 18. Yüzyılda Avrupa’da Düşünce Alanında Değişimler

Copernicus (1473-1543)

Dünya’nın Güneş’in etrafında döndüğünü kanıtlamıştır.

Thomas More (1478-1535)

Sanayi Devrimi’nden çok sonra uygulamaya koyulan kadın erkek eşitliği, çalışma saatlerinin sınırlandırılması, temel eğitimin genel, parasız ve zorunlu olması, sağlık hizmetlerinin devletçe yerine getirilmesi, yaşlıların ve düşkünlerin devletçe gözetilmesi gibi görüşlerin öncüsüdür.

Jean Jacques Rousseau (1712-1778)

“Toplum Sözleşmesi” adlı eserinde toplum düzeninin sözleşmelere dayandığını vurgulamakta ve devleti yüceltmektedir. çoğunluğun iktidarından yanadır. Devlet otoritesine karşı çıkan bütün hareketleri ve destekçilerini halk düşmanı saymıştır.

Immanuel Kant (1724-1804)

Kamusal otoritenin temelini oluşturmada aklı öne çıkarır. İnsanların temel eşitliği düşüncesi ve genel iradenin çoğunluğun görüşüyle olamayacağını, bunun ancak evrensel akıl önermeleriyle yapılacağını savunmuştur.

OSMANLI DEVLETİ'NDE ÇÖZÜLMEYE KARŞI ÖNLEMLER

Celali İsyanları

Yavuz Sultan Selim döneminde başlayan isyanladır. Tokat ve çevresinde isyan eden Bozoklu Celal yüzünden bu adı almıştır. Tımar sisteminin bozulması, vergilerin yükseltilmesi, iltizam sistemiyle istenilen sonuca ulaşılamaması, eski askerlerin eşkıyalık faaliyetlerine yönelmesi gibi nedenler bu isyanların temel sebepleridir. İsyanların bastırılmasında şiddet ve baskı uygulandı. Bu yüzden de sağlanan huzur kısa sürdü. Anadolu’da birçok insan hayatını kaybetti ve köyler boşaldı. tarımsal ve hayvansal üretim düşerek işsizlik arttı. Bunun sonucunda köyden kente göç başladı.

Yeniçeri İsyanları (İstanbul İsyanları)

17. yüzyıl İstanbul isyanlarının arkasında Yeniçeriler vardır. Kapı kulu ordusunun en kalabalık grubunu oluşturan yeniçeriler, padişahın merkezî otoritesini sağlayan önemli bir unsurdur. III. Murat döneminde bu ocak bozulmaya başladı. Yeniçeriler sadrazama ve padişaha baskı kurar hale geldiler. “Ocak devlet içindir.” anlayışının yerini “Devlet ocak içindir.” Anlayışına bıraktı. ıslahat yapmak isteyen padişah ve devlet adamları Yeniçeriler tarafından idam edildi. Yeniçeriler ilk olarak kaldırmak isteyen Genç Osman’ı öldürmüştür.

Suhte İsyanları

Medreseli İsyanları olarak bilinir. Medreseli suhteler, iş bulamamaktan ve geçim sıkıntısı yüzünden isyan etti. Osmanlı Devleti bu isyanları bastırmak için halk arasından muhafaza birlikleri oluşturdu. Sadrazam Kuyucu Murat Paşa bu isyanların etkisini bitirdi.

Osmanlı Devleti’nde Ekber ve Erşed Sistemi

Şehzadelerin sancaklarda siyasi güç kazanmalarını engellemek ve merkezi otoriteyi güçlendirmek adına 1. Ahmet döneminde bu sisteme geçildi. Kardeş katli ve kardeşler arası taht mücadelesi yerine en büyük (ekber), en olgun (erşed) hanedan üyesi padişah olma hakkına sahip oldu. Bilgi ve tecrübeden yoksun kalan şehzadeler, padişah olunca devlet adamları ve saray kadınlarının etkisi altına girdi. Ekber ve Erşed Sistemiyle şehzadelerin sancağa çıkma geleneği bitti. Şehzadeler sarayda Kafes Usulü ile yetişmeye başladı.

Osmanlı Devleti’nde Layihalar

Layiha, Osmanlı Devleti bürokrasisinde taslak veya rapor türü belgelere verilen isimdir. n devlet düzeninde açığa çıkan olumsuzlukların giderilmesi için tavsiye niteliğindeki görüş bildiren metinlerdir. Sorunların temeline inmek amacıyla Koçi Bey ilk raporu vermiştir.

Lale Devri’ndeki Yeniliklerin Sosyal Hayata Etkileri

Lale Devri, 1718’de imzalanan Pasarofça Antlaşması ile başlayan ve 1730’da Patrona Halil İsyanı ile biten döneme verilen addır. 3. Ahmet döneminde yaşanan Lale Devri sadrazamı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’dır. zevk, eğlence, barış, yenileşme ve sivil reformlara ağırlık verildi. İstanbul’da Haliç ve Boğaziçi başta olmak üzere lale yetiştirildiğinden dolayı ilk defa Yahya Kemal Beyatlı bu adı verdi. Bu dönemde Paris, Viyana, Varşova, Lehistan ve Rusya’ya giden bu elçiler diplomatik ve ticari görüşmeler yaptılar. Avrupa kültürü, sanatı, sanayisi, tarımı, birlikte askerî-teknolojik gücü hakkında elçiler raporlar sundu. İlk sefaretname Paris büyükelçisi Yirmisekiz Çelebi Mehmet Efendi’ye aittir. Lale devri yenilikleri şunlardır:

  • İlk matbaa geldi.
  • İlk çiçek aşısı uygulandı.
  • Yeniçerilerden oluşan Tulumbacılar Ocağı adlı itfaiye örgütü kuruldu.
  • Kağıt fabrikası kuruldu.
  • En önemli sanatçısı Levni, en önemli şairi ise Nedim’dir.

Matbaanın Osmanlıya Gelişi

İstanbul’da ilk Rum matbaası Hristiyan kiliseleri arasındaki mücadele için kuruldu. brahim Müteferrika ile Mehmet Said Efendi ilk Türk matbaasını kurdu. Burada basılan ilk eser Vankulu Lügatı’dır.

Osmanlı İlim ve İrfan Geleneğinde Yenilik Arayışları

Katip Çelebi

Yunanlıların coğrafya konusundaki bilgileriyle İslam yazarlarının bilgilerini kıyasladığı Cihannüma adlı eseri yazdı. Pozitif ve hür düşünceyi savunmuştur.

Evliya Çelebi

Türk tarihinin en önemli seyyahlarındandır. Bütün ömrü boyunca gezmiştir. Seyahatname isimli eserinde Rum, Arap, Acem, İsveç, Leh ve Çek’te 7 iklim, 18 padişahlık yerini 51 yıl boyunca gezip dolaştığını belirtir.

Naima Efendi

Osmanlı Devleti’nin ilk resmî tarihçisidir.

Sonraki Ünite
Bu ders notu faydalı mıydı ?
Bunu nasıl iyileştirebilirim?

1 kişi oy kullandı
ÜNİTE 2