Temel Dini Bilgiler 2 ders notları ünite 2

Bu ders içereği Yeni müfredata uygundur.
Ünite 2

ANA HATLARIYLA İSLAM AHLAKIK

İslam Ahlakının Gayesi ve Konusu

İslam sözlük anlam olarak kurtuluşa ermek, boyun eğmek, teslim olmak, barış yapmak anlamlarına gelir. Terim olarak ise Yüce Allah tarafından gönderilen son peygamber Hz. Muhammed tarafından tebliğ edilen, kıyamete kadar bütün insanlara hitap eden ve yaşamada doğru yolu gösteren dindir. Peygamberimiz İslam dinini tebliğ ederken bizzat da uygulamış ve bu uygulamaya büyük bir insan kitlesi katılarak şahit olmuştur. Daha sonra da bu şehadet benzer bir şekilde nesilden nesle, kesintiye uğramadan aktarılmıştır. İslam aynı zamanda ilk insan ve ilk peygamber olan Hz. Adem’den beri peygamberler aracılığıyla gönderilen ilahi dinlerin ortak adıdır.

İslam Ahlakının Kaynakları

İslam ahlakının temelde iki kaynağı bulunur: Bunlardan biri Allah’ın kelamı olan Kuran diğeri de O’nun son elçisi olan Hz. Muhammed’in söz ve davranışları olan sünnettir. Kuran, İslam dininin temel kaynağıdır. İslam ahlakını en kısa ve en doğru yoldan Kuran’dan öğrenebiliriz. İnsanlara neyin iyi neyin kötü olduğunu ve insan davranışlarının değerinin ne olduğunu açıklayan Kuran’dır. Peygamberimiz de Kuran’ın açıklamalarına göre hayatını şekillendirerek bu uygulamaları bize göstermiştir.

Ahlak ile Terbiye İlişkisi

Terbiye sözlükte korumak ve gözetmek anlamına gelir. Terim olarak ise en mükemmel derecesine ulaşıncaya kadar adım adım inşa etmektir. Terbiye insanın bedeni, zihni, ahlaki gelişimi ve olgunlaşmasını sağlamayı ifade eder. Terbiye kelimesi eğitimde talim kelimesiyle birlikte anılır. İslam kültüründe genel olarak öğretimin karşılığı olan talim, eğitimin karşılığı olan terbiye ile kullanılır. Öğretim bilgi kazandırma, insanlığın sahip olduğu bilgileri yetişen yeni nesle aktarma faaliyettir. Eğitim ise daha ziyade davranış ve karaktere esas teşkil eden beceri ve değerler kazandırmaktır.

Allah’a Karşı Vazifelerimiz

Vazife; şahsi ve sosyal hayatta düzen sağlamak, saadet ve selamete ulaşmak adına hem kendimize hem de Yüce Allah’a hem de başkalarına karşı yapmayı manen üzerimize aldığımız fiil ve durumlardır. Akıl ve irade sahibi insanın yaratıcısına, kendi nefsine, ailesine, topluma ve diğer tüm varlıklara karşı sorumluluklarını içerir. İslam ahlakında vazifenin kaynağı dinimizdir. Bize vazifelerimizi ilk öğreten Allah’tır. Kuran’dan sonra vazifenin en önemli kaynağı ise Peygamberimizin sünnetidir. Dinimizde bulunan emir, yasak, farz, vacip, helal ve haramlar insanların vazifelerinin neler olduğunu açıklayan hükümler arasındadır. Bu sayede Müslümanlar inanç, ibadet ve ahlak bütünlüğü açısından vazifelerinin ne olduğunu bilerek hareket eder.

Kur’an-ı Kerim’e Karşı Vazifelerimiz

Kuran, Peygamberimiz Hz. Muhammed’e yaklaşık 23 yıllık bir süreçte indirilen son ilahi kitaptır. Son ilahı kitap olması, onun hükümlerinin kıyamete kadar yaşayacak olan tüm insanlar için geçerli olduğunu ifade eder. Yüce Allah Kuran’da insanların dünya ve ahiret saadetlerini sağlayacak olan inanç esasları, ibadetler ve ahlak ilkelerini bildirerek bunlara uyulmasını ister. Bir Müslümanın Kur’an-ı Kerim’e karşı vazifeleri şunlardır:

  • Kur’an-ı Kerim’in Allah’ın (c.c.) sözü ve son ilahi kitap olduğuna inanmak.
  • Kur’an-ı Kerim’in bozulmadan, değişmeden günümüze ulaştığına inanmak.
  • Kur’an-ı Kerim’i okumanın ibadet olduğuna inanmak.
  • Kur’an-ı Kerim’i okumak için bedenen, ruhen ve kalben hazırlık yapmak.
  • Kur’an-ı Kerim’i hükümlerinin kıyamete kadar devam edeceğine inanmak.
  • Kur’an-ı Kerim’e karşı daima saygılı ve edebli davranmak.
  • Kur’an-ı Kerim’i anlamaya çalışarak ve düzgün bir şekilde okumak.
  • Kur’an-ı Kerim ayetlerini hayatımızın her alanında uygulamaya çalışmak.

İnsanlara Karşı Vazifelerimiz

Dinimizde Allah’a, Peygamber Efendimize ve Kuran’ı Kerim’e karşı vazifelerimiz olduğu gibi birlikte yaşadığımız insanlara karşı da vazifelerimiz bulunur. Dinimiz bizlerden sorumluluk sahibi insanlar olarak diğer insanlarla ilişkilerimizi hak, hukuk, emanet, dürüstlük, sevgi, saygı, adalet gibi temel kavramlar ışığında sürdürmemizi ister. İnsanlarla olan ilişkilerde gözetilmesi gereken hakların başında da kul hakkı gelir. Kul hakkı insanların sahip olduğu haklar anlamına gelir. İnsanlar arası ilişkilerden doğarlar. Kul hakkı yemek, insanın sahip olduğu tüm hakların başkaları tarafından alınması, kullanılması, çiğnenmesi ve ihlal edilmesi demektir. Bu yüzden kimsenin hakkını yememeliyiz. Herkese karşı sevgi ve saygı içinde olmalıyız. İnsanlarla aynı toplumda yaşıyorsak sevincimizi ve kederimizi insanlarla paylaşmalıyız. Böylece dinimizin gereklerini de yerine getirmiş oluruz.

Bu ders notu (ünite 2) faydalı mıydı ?
Bunu nasıl iyileştirebilirim?

1 kişi oy kullandı
ÜNİTE 1