Türk Dili ve Edebiyatı 1 ders notları ünite 3

Bu ders içereği Yeni müfredata uygundur.
Ünite 3

Şiir

Şiir Türünün Genel Özellikleri ve Temel Kavramları

Dizeler halinde belli bir uyak ve ölçüyle yazılan eserler manzume, manzumelerin sanat değeri taşıyanlarına da şiir ismi verilir. Yani şiirler yoğun duygu ve heyecanı barındıran, ahenkli bir söyleyişi olan, yan anlam açısından zengin metinlerdir.

Şair

Yaşadığı dünyayı, olayları ve insanların herkesten farklı bir şekilde algılayan ve duyduklarını ortaya çıkaran kişidir. Şiir ve şair arasında bir bağ bulunur.

Mahlas

Şairlerin şiirde kullandıkları taka adlardır. Divan ve halk edebiyatında mahlas kullanmak bir gelenektir. Genel olarak son beyit ya da dörtlükte mahlas kullanılır. Mahlasa halk edebiyatında da tapşırma adı verilir.

Söyleyici

Şiirde konuşan ve şairinin sesini emanet ettiği kişi veya varlıktır. Söyleyiciyi şair kurgular ve bu kendisi değildir. Görevi şiiri söylemektir.

Tema/Konu

Şiirde ortaya çıkan ana duygu temadır. Konu da temanın kişi, yer ve zaman olarak sınırlanmış halidir. Aşk tema olabilir ve Leyla ile Mecnun aşkı şiirin konusudur.

Edebi Gerçeklik

Şair, yaşadığı dünyada yaşadığı ve hayal ettiği gerçekliği yorumlar ve dil sayesinden yeniden adlandırarak şiirde edebi gerçeklik ortaya koyar. Mesela Sessiz Gemi şiirinde Yahya Kemal ölüm gerçeğini geminin limandan ayrılışıyla bağdaştırır.

Şiirde Yapı

Birimleri bir tema etrafından bir düzen işçinde bir araya gelen bütünlüktür.

Nazım Birimi

Şiiri oluşturan dize ya da dize kümeleridir. Nazım birimi modern şiirde dize, divanda beyit ya da bent, halkta ise dörtlüktür.

Dize(Mısra)

Şiirlerdeki her bir satırdır.

Beyit

İki dizeden meydana gelen ve kendi içinde bağımsız yapısı ve anlam bütünlüğü olan birimdir.

Bent

Şiirde en az 3 ya da daha çok dizeden oluşan birimdir.

Dörtlük(Kıta)

Dört dizeden meydana gelen nazım biçimidir.

Nazım Biçimi

Şiirin uyak örgüsü, nazım birimi ve ölçüsüne göre aldığı biçimdir. Mesela mani, türkü, koşma; gazel, kaside, rubai; serbest müstezat, sone Türk edebiyatındaki nazım biçimleridir.

Nazım Türü

Nazım şeklinin konusuna göre türüdür. Mesela koşma nazım biçimi konusuna göre güzelleme, koçaklama, taşlama ve ağıt olarak ayrılır. Bir şiirin yapısı dönemin sanat zevki ve anlayışına göre ortaya çıkar. İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı’nda beyitle yazılan şiir görülmez. Çünkü beyit İslamiyet etkisiyle Türk edebiyatında yer almaya başlamıştır.

Redif

Dize sonlarında bulunan ve görevleri aynı olan eklerin ya da anlamları aynı olan kelimelerin tekrarlanması durumudur.

Uyak ( Kafiye)

Dize sonlarında yazılışı ve okunuşu aynı, anlamı ve görevi farklı kelimeler ve eklerde yer alan ses ve hece benzerliğidir. Dize sonundaki ses benzerliği sayısına göre uyak ismi de değişir:

  • Yarım Uyak: Dize sonundaki tek ses benzerliğidir.
  • Tam Uyak: Dize sonundaki çift ses benzerliğidir.
  • Zengin Uyak: Dize sonlarındaki ikiden daha fazla olan ses benzerliğidir.
  • Cinaslı Uyak: Dize sonunda sesleri aynı, anlamı farklı kelimelerdir.
  • Tunç Uyak: Uyaklı kelimelerden birinin diğerinin içinde aynen yer alması durumudur.

Edebi Sanatlar

Şiirdeki anlatımı zenginleştirmek ve güçlendirmek adına söz ve anlama bağlı olarak anlatım inceliği ortaya koymaktır. Edebiyatımızda kişileştirme, benzetme, konuşturma ve ad aktarmasının içinde olduğu çok sayıda söz sanatı vardır.

Benzetme (Teşbih): Aralarında ilgi bulunan kavramlardan zayıf olan kavramın güçlü olana benzetilmesi ile yapılır. Benzetme sanatının yapılmasında yardımcı olan benzetme ögeleri:

  • Benzeyen: Birbirine benzetilen kavramlardan güçsüz olandır.
  • Kendisine Benzetilen: Birbirine benzeyen kavramlardan güçlü olandır.
  • Benzetme Yönü: Benzeyen ve benzetilen arasında olan ortak özelliktir. Tek yönlü ya da çok yönlü olabilir.
  • Benzetme Edatı: Benzeyen ve benzetilen arasında ilişki kuran gibi, kadar, sanki gibi edat işlevi gören sözcüklerdir.

Benzetme ögelerinden ilk ikisi temel ögelerken, son ikisi de benzetmedeki yardımcı ögelerdir. Bir benzetmede dördü de olursa tam benzetme, eğer bir öge bulunmazsa eksik benzetme yapılmış olur.
Ah bu türküler
Türkülerimiz
Ana sütü gibi candan
Ana sütü gibi temiz.

Benzeyen: Köy türküleri
Benzetilen: Ana sütü
Benzetme Yönü: Temiz
Benzetme Edatıstrong>: gibi

İstiare ( Eğretileme)

bir sözü benzetme amacıyla başka sözün yerine kullanılması durumudur. Bu söz sanatında benzeyen ya da benzetilenden sadece biri kullanılır. Eğer sadece benzeyen söylenirse açık istiare, eğer sadece benzetilen söylenirse kapalı istiare vardır. Kapalı istiare içinde her zaman kişileştirme sanatı da yer alır.

Mecaz-ı Mürsel( Ad Aktarması)

Benzetme amacı olmadan, neden sonuç gibi ilişkilerle bir sözün başka bir söz yerine kullanılmasıdır. Mesela “Tabağını bitirmeden kalkma!” derken tabak aslında tabaktaki yemektir.

Kişileştirme(Teşhis) ve Konuşturma(İntak)

Kişileştirme, doğadaki varlıkların insanlar gibi davranma ve canlandırılmasıdır. Konuşturma ise kişileştirmeden daha sonra gelir. Varlıklar önce insana ait özellikleri alarak kişileştirilir ve daha sonra gerek olması durumunda konuşturulur. Her konuşturma içinde kişileştirme mutlaka vardır.

Şiirde Ahenk

Ahenk dizelerin arasındaki uyumdur. Şiirde ahenk; ritim, ses akışı, söyleyişi ses ve kelime tekrarı gibi ögelerle sağlanır. Ahenksiz şiir yoktur. Her şiirin kendine özgü bir ahengi vardır.

Şiirde Ritim

Şiirde belli aralıklarla ortaya çıkan etki ya da vurgudur. Şiirde ritim; ölçü, uyak ve redifle sağlanır. Türk edebiyatında ise üç çeşit ölçü vardır:

Hece Ölçüsü

Bu ölçü dizelerdeki hece sayılarının eşitliğine dayanır. İslamiyetten önce kullanıma başlayarak bugüne kadar halk şiirinde yaygın olarak kullanılan Türklerin milli ölçüsüdür. Dizeler hece kalıbına göre oluşur. Mesela tüm dizeler 8 heceden oluşursa sekizli hece ölçüsü vardır. Dizeler şiirde iki veya daha çok parçaya bölünebilir. 8’li hece 4+4 ya da 5+3 olarak bölünebilir. Dizelerin her bir bölümüne durak ismi verilir. Duraklar kelimelerin ortasından bölünmez, durak yerleri kelime sonuna gelir.

Aruz Ölçüsü

Bu ölçü hecelerin açık ya da kapalı olma durumuna dayalıdır. Ünsüz harflerle biten heceler uzun(kapalı), ünlü harfle biten heceler kısa(açık) olarak gösterilir. Ölçüde uzun heceler çizgi(-), kısa heceler ise nokta(.) ile gösterilir. Bu ölçü İslamiyet kabulünden sonra edebiyatımıza girmiştir ve genel olarak Divan Edebiyatı eserlerinde kullanılmıştır. Fuzuli ünlü Su Kasidesi eserini fâilâtün / fâilâtün / fâilâtün / fâilün aruz kalıbıyla yazmıştır.

Serbest Ölçü

Bu ölçü heceler arasında bir kalıp olmayan ancak orijinal bağlantı bulunan şiirleri kapsar. Serbest ölçüden oluşan şiirlerde dizelerin uzun ya da kısalığı farklıdır. Cumhuriyet Dönemi içinde edebiyatımıza girerek günümüzde oldukça yaygınlaşmıştır.

Şiir Türleri

Şiirler konusuna göre belli türlere ayrılır. Şiir türü; gelişimine, şair tercihine ve sanat anlayışı gibi türlere bağlı olarak değişir. Modern şiirde birden fazla yön de bulmak mümkündür.

Lirik Şiir

Heyecan ve coşkulu bir dille anlatılan duygusal şiirlerdir. Hayal gücü ve duygusallığı ortaya koyar. Aşk, özlem, ayrılık gibi temaları işler.
Geceleyin bir ses böler uykumu,
İçim ürpermeyle dolar: -Nerdesin?
Arıyorum yıllar var ki ben onu,
Aşıkıyım beni çağıran bu sesin.

Didaktik Şiir:

Belli bir düşünceyi aşılama, bir konuda öğüt verme, ahlaki ders çıkarmak için yazılan öğretici ve bilgi verici şiirlerdir. Bu şiirlerde duygu değil düşünce ön plandadır.
Sakın meyletme harama,
Şeref en büyük duygundur,
Sakın anneni sınama
O senin tek nurundur!

Epik Şiir

Savaş, kahramanlık, yiğitlik ve yurt sevgisi gibi konuları işleyen ya da tarihsel olayları coşkuyla anlatan şiirlerdir. Olağanüstü olaylara yer verilebilir.
Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver bu sessiz yığın
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.

Pastoral Şiir

Doğa güzellikleri, orman, yayla, dağ, köy ve çoban yaşamını anlatan ve bunlara karşı özlemi anlatan şiirlerdir. Sade, süsten uzak ve içten dille yazılırlar. Direkt olarak manzaraları monolog şeklinde anlatan pastoral şiire idil, konuşma şeklinde olanlara ise eglog ismi verilir.
Daha deniz görmemiş bir çoban çocuğuyum,
Bu dağlara eskiden aşinadır soyum,
Bekçileri gibiyiz ebenced buraların…

Dramatik Şiir

Acıklı, hüzünlü olayları anlatan dramatik konuları işler. Hareket olan, manzum tiyatro yapıtlarıdır.
Sala verilirken kalktık kahveden,
Cumaydı, yılın en beklemiş günü,
Yemeni gibi üstünde tabutun,
Gölge veren ağaçsız bir gökyüzü.
Kızın babası yanımızda, boyu uzun,
Zayıf, ağzında mırıltılar.

Satirik Şiir

Toplumdaki aksayan yönleri, düzensizliği, yönetici beceriksizliğini, kişilerin beğenilmeyen yönlerini eleştirmek için yazılan şiirlerdir. Bu şiirlere güldürü unsuru katılarak didaktik bir yön de ortaya çıkabilir. Ancak bu şiirler bilgi vermekten çok uzaktır. Divanda hiciv, halkta taşlama ve modern şiirde yergiler bu türdedir.
Çifte koştuğun öküzler,
Senin kadar yorgun değil kardaş!
Sen ki kış ve yaz düşünceli
Sen ki kış ve yaz yalınayak!

<

DİL BİLGİSİ Sıfatlar( Ön Adlar)

İsimlerden önce gelerek onları renk, sayı, şekil, hareket, işaret, soru ve belirsizlik yönünden niteleyen ve belirten kelime ya da kelime gruplarıdır. Sıfatlar bazı özellikleri barındırır:

  • Cümlede tek başına görev yapamazlar. Bir sıfat isimden önce gelerek tamlama kurar.
  • Sıfatlar, niteleme ve belirtme görevleri olduğu için çekim eki almaz.
  • Sıfat olarak kullanılan kelimeler bir kavramın karşılığı olur.
  • Sıfatlar; fiilden, fiilimsiden ya da başka sıfattan önce gelirse anlamı pekiştirir ya da anlamı daraltırsa zarf görevine gelir.
Niteleme Sıfatı:

Niteleme sıfatı ismin rengini, şeklini ve durumunu bildiren sözcüklerdir. Niteleme sıfatını bulmak için isme “Nasıl?” sorusu sorulur.

Ali mavi eve girdi. (evin rengi mavi niteleme sıfatıdır.) -Nasıl ev? – Mavi ev

Ali yuvarlak masada oturuyor. (Masanın şekli yuvarlak niteleme sıfatıdır.) –Nasıl masa? – Yuvarlak masa

Ali koşan çocuğa yetişemedi. ( Çocuğun durumu olan koşan niteleme sıfatıdır.) –Nasıl çocuk? – Koşan çocuk

Belirtme Sıfatı:

İsimleri belirsizlik, sayı, gösterme ve soru yoluyla niteleyen sıfatlardır. Kendi içinde dört grupta incelenir:

  • İşaret Sıfatı: Varlıkları işaret yönüyle belirtirler. Öteki, beriki, şu, bu, o, beriki gibi.

Ali şu eve girdi. (Evi işaret eden şu kelimesi işaret sıfatıdır.)

  • Belgisiz Sıfat: Varlıkları kesinlik kazanmadan, aşağı yukarı belirten sıfatlardır. Biraz, çoğu, birkaçı, tüm, birkaç, birtakım gibi.

Bazı insanlar kaba davranıyor. ( İnsanlardan kaba davrananlar bazı’dır. Ancak belli olmadığı için belgisiz sıfattır.)

  • Sayı Sıfatı: İsimleri sayı yoluyla belirtir. İsimlerin sayısını belirterek “Kaç?” sorusuna cevap verenler asıl sayı, isimlerin sıra ve derecelerini bildirerek “-nci” eki alanlar sıra sayı, isimleri eşit bölümlere ayıranlara kesir sayı sıfatı adı verilir.

On kitap aldım. –Kaç kitap? –On kitap. (Asıl sayı)

Beşinci eve girdi. (Beşinci ev sıra bildirir sıra sayı)

Üçer elma aldık. (Üçer üleştirme bildirir kesir sayı)

  • Soru Sıfatı: İsimleri soru yoluyla niteleyen sıfatlardır. Soru kelimesine ek olarak isim öne gelirse soru sıfatı olur.

Hangi eve gireceğiz? (Hangi soru, ev isim. Soru Sıfatı)

Sıfatlarda Pekiştirme

Anlamı çekici hale getirmek adına ve sıfatların anlamını güçlendirmek için sıfatlarda pekiştirme yapılır. Pekiştirme birkaç yolla yapılır:

  • Bir sıfatın ilk iki sesine m,p,r,s ünsüzleri eklenerek yapılır. Beyaz-bembeyaz gibi.
  • Tekrar yoluyla anlamı kuvvetlendirebilirsiniz. Yüce yüce dağlar gibi.
unite-2Sonraki Ünite
Bu ders notu (ünite 3) faydalı mıydı ?
Bunu nasıl iyileştirebilirim?

1 kişi oy kullandı
ÜNİTE 1ÜNİTE 2ÜNİTE 4