Türk Dili ve Edebiyatı 3 ders notları

Bu ders içereği Yeni müfredata uygundur.
Ünite 1

Edebiyatın Tarih ve Dinle İlişkisi

Yazarlar, eser ortaya koyarken tarih verilerinden yararlanır. Konusunu tarihten alan çok sayıda eser bu ilişkiyi ortaya koyar. Seyahatnameler, destanlar buna örnek gösterilebilir. Konusunu tarihten alan bir eser o dönemin özelliklerini de nesnel olarak yansıtır. Çünkü sanatçılar o dönemi yazarken topluk özelliklerini ve sosyal olayları dikkate alır.

Edebiyat din ile de yakın bir ilişki içindedir. Türk edebiyatında dini motiflere sıklıkla yer verilir. Mesela divan şairleri divanlarına besmele ve münacaat ile başlar. Yunus Emre, Hacı Bektaş Veli, Mevlana gibi sanatçılar tasavvufi konuları işleyerek Anadolu’nun müslümanlaşmasına büyük katkı sağlamışlardır. Yani dinin günümüzde bu denli yaygın hale gelmesinin ana sebeplerinden biri de edebiyata konu olmasıdır.

Türk Edebiyatının Dönemlere Ayrılmasında Başlıca Ölçütler

  • Coğrafi Değişim: Kavimler Göçü Türklerin Orta Asya’dan batıya göç ederek geniş alana yayılmalarını sağlamış ve Türk edebiyatını da etkilemiştir.
  • Kültürel Değişim: Türklerin tarih boyunca karşılaştıkları farklı kültürlerden etkilenmeleri Türk edebiyatının dönemlere ayrılmasına etki etmiştir. Orta Asya, İslam ve Batı medeniyeti Türk edebiyatını etkilemiştir.
  • Din Değişimi: Türkler Göktanrı, Budizm, Manihaizm gibi dinlerden sonra İslam’ı benimsedi. Bu da hem içerik hem de şekil olarak Türk edebiyatına farklı bir soluk getirmiştir.
  • Dil Değişimi: Coğrafi ve kültürel değişimlerle birlikte Türkçenin lehçe ve şive ayrılıkları çeşitlenmiştir. Bu da Türk edebiyatını dönemlere ayıran etkenlerden biri olmuştur.

TÜRK EDEBİYATININ DÖNEMLERİ

  1. İslamiyetten Önce Türk Edebiyatı
  2. Sözlü Edebiyat Dönemi
  3. Yazılı Edebiyat Dönemi
  4. İslamiyet Etkisinden Gelişen Türk Edebiyatı
  5. Divan Edebiyatı
  6. Halk Edebiyatı
  • Anonim Halk Edebiyatı
  • Aşık Edebiyatı
  • Dini- Tasavvufi Halk Edebiyatı
  1. Batı Etkisinde Gelişen Türk Edebiyatı
  2. Tanzimat Edebilyatı
  3. Servet-i Fünun Edebiyatı
  4. Fecriati Edebiyatı
  5. Milli Edebiyat
  6. Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı

Yazılı Edebiyat Dönemi Özellikleri

  • Türklerin yazıyı kullanmasıyla başlar.
  • Eserlerde edebi bir dil kullanılır
  • Bu dönemde Türklerin tarihi, sosyal ve kültürel özelliklerine yer verilir.
  • Hem dini hem de din dışı konulara yer verilmiştir.
  • Göktürk dönemindeki eserlerde dil yabancı dillerin etkisinden uzakken Uygur dönemi eserleri az da olsa yabancı dil etkisine girer.

5 KONU - Anlatım Biçimleri

Öyküleyici Anlatım

Yaşanmış ya da yaşanabilecek olayların yer, zaman ve kişi verilerek sözle veya yazıyla anlatılmasıdır.

Betimleyici Anlatım

Varlıkları okuyucunun ya da dinleyicinin gözünde canlanacak şekilde ayırt edici anlatmaktır. Ayırt edici özellikleriyle kelimelerle resim çizilir.

Açıklayıcı Anlatım

Bilgi vermek amacıyla ortaya konan, okuyucu bilgilendirmek ve bir şeyler öğretmek amacıyla yazılan yazılardır.

Tartışmacı Anlatım

Herhangi bir düşünceyi savunmak ya da dinleyiciye veya okuyucuya bir düşünceyi kanıtlamak amacıyla yazılan yazılardır.

Türk Dilinin Tarihsel Dönemleri

Altay Dil Birliği Dönemi

Türkçe-Moğolca, Mançu Tunguz ve Kore dillerinin ana bir dil oluşturduğu hipotetik, farazi bir dönemdir. Bu dönemin başlangıç ve bitiş tarihleri bilinmemektedir.

İlk Türkçe Dönemi-Çuvaş-Türk Dil Birliği Dönemi

Dönemin başlangıcı kesin olarak bilinmemekle birlikte; milattan önce birkaç bin yıllık dönemi kapsadığı tahmin edilmekte ve milat sıralarında sona erdiği düşünülmektedir.

Türkçenin Ana Altaycadan ayrıldıktan sonraki ilk dönemi kabul edilebilir. Bu döneme Çuvaş-Türk dil birliği dönemi adı da verilmektedir.

Ana Türkçe Dönemi (Proto-Türkçe)

Milat sıralarında başladığı kabul edilen Ana Türkçe (veya Proto-Türkçe) dönemi ise Hun çağı ile ilişkilendirilmektedir.

Eski Türkçe Dönemi (6-10.yy.)

Eski Türkçe dönemi kendi içinde uzun bir dönemdir. Bu dönem bugünkü bilgilerimiz ışığında Türk dilinin en eski yazılı belgelerinin bulunduğu dönemi kapsamaktadır. Eski Türk çağlarından bugüne kalan metinler Türklerin kendi dillerinin yazımında birden çok alfabeyi kullandıklarını göstermektedir. Köktürk Dönemi’ne ait metinlerin hemen hemen hepsi Türk Runik yazısıyla yazılmıştır. (…) Köktürklerden kalan bu yazıtlar arasında yazılış tarihleri en kesin olanlar ve doğrudan doğruya Türk dili ve tarihi için kaynaklık edenler, 8. yüzyıla ait Orhun Abideleri ya da Köktürk Abideleri olarak bilinen Költigin (732), Bilge Kağan (735) ve Tonyukuk (720-725?) yazıtlarıdır. Bugün için en uzun ve sağlıklı olarak bugüne kadar korunan yazıtlar Orhun yazıtları olmuştur. Köktürk veya Orhun Abideleri’nin bulunması, Türk dili tarihi açısından son derece önemlidir. Özellikle Wilhelm omsen’in yazıtların alfabesini 1893’te deşifre etmesinden ve bu runik yazılı belgelerin Türklere ait olduğunun anlaşılmasından sonra Türkoloji alanına dünya bilim çevresinde özel bir ilgi gösterilmiştir.

Orta Türkçe Dönemi (11-16. yy.)

Türklerin 10. yüzyılda İslamiyet’i kabul etmesiyle Eski Türkçe döneminden itibaren süregelen yazı dili geleneği değişmemiş, aynen devam etmiştir. (…) Orta Türkçenin başlangıç dönemini oluşturan ve yine Eski Türkçenin üzerinde temellenen Karahanlı Türkçesi, Karahanlı devletinin yazı dili idi. Karahanlıların İslam dinini kabul etmelerinden sonra başkent Kaşgar önemli bir kültür merkezi hâline gelmiştir. Söz varlığında Arapçanın ve Farsçanın etkileri artmıştır. Türk dili tarihi açısından en önemli iki eser Divan-ı

Lügat’it-Türk ve Kutadgu Bilig’tir. Bugünkü Türkiye Türkçesinin yazılı tarihî gelişimini Anadolu’da 13. yüzyıldan itibaren başlatabiliriz. Eski Anadolu Türkçesi veya eski Oğuz Türkçesi olarak adlandırabileceğimiz bu tarihî devre 13 ve 15. yüzyıllar arasında Anadolu’da yerleşen Oğuz Türklerinin kendi lehçeleri temelinde kurdukları yazı dilidir.

Yeni Türkçe Dönemi (16. yy. ve sonrası)

Modern Türk yazı dilleri döneminin bir önceki safasını oluşturan Yeni Türkçe dönemi 16. yüzyıldan itibaren Türk dili alanında mahallî dil özelliklerinin mevcut yazı diline girmeye başladığı dönemdir. 20. yüzyıldaki modern Türk yazı dillerinin temelleri bu dönemde atılmaya başlanmıştır.

Modern Türkçe Dönemi (20. yy. ve sonrası)

Modern Türk Dili alanı, Balkanlardan Büyük Okyanus’a, Kuzey Buz Denizi’nden Tibet’e kadar uzanan çok geniş bir alandır. Bugün Türk lehçelerinin büyük bir kısmı devlet dili, yazı dili, edebî dil, edebiyat dili vb. statüsünde kullanılmaktadır. (…)

Türklerin Tarih Boyunca Kullandığı Alfabeler

Göktürk Alfabesi

Göktürkler tarafından oluşturulan bu alfabe, 38 harften meydana gelmektedir. Dördü sesli olup sekiz sesi karşılar, geri kalan harfler sessiz harftir. Sağdan sola doğru yazılır.

Uygur Alfabesi

Uygurlar tarafından kullanılmıştır. 18 işaret ve sembolden meydana gelmiştir. 4 sesli harf geri kalan harfler ise sessiz harf olarak bilinir. Sağdan sola ve harfler birbirine bitişik olacak şekilde yazılır.

Arap Alfabesi

Türklerin İslamiyet’i kabulünden sonra bu alfabe ön plana çıkmış ve yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Arap alfabesi 28 harftir ancak Türklerin kullandıkları 31 ile 36 harften meydana gelmektedir. Sağdan sola yazılır.

Kiril Alfabesi

Sovyetler Birliği yıkıldıktan sonra Türki Cumhuriyetlerin kavuştukları bağımsızlıklarıyla birlikte bugün yalnızca Kırgızistan ve Kazakistan gibi birkaç Türk devletinde kullanılan alfabedir. Kiril Alfabesi hem şekil hem sembollerden oluşur ve 38 harfdir. 11 sesli harfi olan Kiril alfabesi soldan sağa doğru yazılır.

Latin Alfabesi

1 Kasım 1928’de Latin alfabesinden, Türk dilinin özelliklerini belirten işaretlere de yer vererek “Türk harfleri” adıyla kabul edilmiştir. 8 sesli harf bulunur geri kalan ise sessiz harftir. Türkiye ve Avrupa Türkleri tarafından kullanılan bu alfabenin öğrenilmesi, kullanılan diğer alfabelere göre daha kolaydır.

YAZMA Yazma Süreci Aşamaları

Hazırlık Aşaması

Yazının tema ve amacı belirlenir. Yazı bilgi vermek ya da güzellik duygusu uyandırmak için yazılabilir. Yazarın okuya vermek istediği temel iletiye uygun bir ilgi çekici konu seçilir.

Planlama

Ele alınan konuyla ilgili veri, ayrıntı, duygu, düşünce gibi ögelerin önceden tasarlanıp sıraya konmasına plan ismi verilir. Plan anlatımda düşünce dağınıklığını önler. Yazı planının giriş, gelişme ve sonuç bölümleri vardır. Girişte konuya okuyucuyu hazırlamak için birkaç cümle sunulur, gelişmede yazının olaylarının anlatıldığı ve olayların karıştığı yazının gövde bölümü verilir, sonuçta ise olaylar bir sonuca bağlanır.

Taslak Metin Oluşturma

Plan dahilinde metin yazılır. Anlatılanlarla ilgili bilgi verirken düşünceyi geliştirme yolları kullanılır.

Metni Düzeltme ve Geliştirme

Düzeltme bölümünde, yazılan metin içerik ve biçim bakımından incelenir. Tutarlılık, cümle ve paragraf ilişkisi, başlık, kelime tercihleri, anlatım bozuklukları, yazım ve noktalama, sayfa düzeni ve okunaklık gibi alanlarda genel bir değerlendirme yapılır.

Yazılan Metni Paylaşma

Kaleme alınan yazılar arkadaş, aile bireyi ya da elektronik ortamda paylaşılabilir.

SÖZLÜ İLETİŞİM Hazırlıklı Konuşma

Konuşma genel olarak hazırlıklı ve hazırlıksız konuşmalar olarak ikiye ayrılır. Hazırlıklı konuşma; konusu ve amacı önceden belli olan, ne zaman ve nerede yapılacağı bilinen, bir plana göre hazırlanan ve belli bir dinleyici önünde gerçekleşen konuşmalardır. Hazırlıklı konuşmaların bazı aşamaları vardır:

  • Hazırlık
  • Planlama
  • Sunum

Hazırlıksız konuşma ise günlük hayatta her zaman her yerde yaptığımız konuşmalardır. Bu konuşmalar plan dahilinde olmaz. Sadece günlük hayatımız içinde kendiliğinden gerçekleşirler. Mesela arkadaş ortamında edilen bir muhabbet gibi.

Sonraki Ünite
Bu ders notu faydalı mıydı ?
Bunu nasıl iyileştirebilirim?

1 kişi oy kullandı
ÜNİTE 2ÜNİTE 3ÜNİTE 4