Açık Lise Türk Dili ve Edebiyatı 4 ders notları

Bu ders içereği Yeni müfredata uygundur.
Ünite 1

ROMAN

Roman

İnsanı, toplum yaşamını geniş bir zaman dilimine, çok boyutlu bir şekilde yansıtan bir türdür. Romanda olay zincirinde yaşayan, olayları ortaya çıkaran, bu olaylardan etkilenen, toplumsal durumları dikkate alarak tavırlara, eylemlere ve duygulara yönelen kişiler anlatılır. Roman Avrupa kıtasında sözlü edebiyatta yer alan destan türünün evrim geçirmiş hali olarak kabul edilir. roman türünün dünyadaki ilk örnekleri 1600’lü yıllarda Fransız yazar Rebelais tarafından üretilmiştir. Ancak modern anlamda ilk roman Givoanni Boccacio tarafından kaleme alınmış olan Dekameron adlı eserdir.

Tanzimat Döneminde Roman

Tanzimat Döneminden önce bizde roman görülmez. Destan, halk hikayesi ve mesnevi gibi türler bu yeri tutuyordu. Edebiyatımıza roman ilk olarak Yusuf Kamil Paşa tarafından Fransız yazar Fenelon’un Telemak adlı eserinin çevirisiyle girmiştir. Bu yüzden edebiyatımızdaki romanla ilgili ilkleri sıralayacak olursak:

  • İlk yerli roman Şemsettin Sami Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat
  • İlk edebi roman Namık Kemal İntibah
  • İlk tarihi roman Namık Kemal Cezmi
  • İlk realist roman Recaizede Mahmut Ekrem Araba Sevdası
  • İlk köy romanı Nabızade Nazım Karabibik
  • İlk polisiye roman Ahmet Mithat Efendi Esrar-ı Cinayat
Romantizm

18 yüzyıl sonlarında başlayan ve 19 yüzyıl ortalarına kadar süren ve klasisizme tepki olarak doğan edebiyat akımıdır. Akıl ve sağduyuyu öne çıkaran ve katı kurallara tepki olarak doğan bir akımdır. Bizde Namık Kemal, Ahmet Mithat gibi isimler temsil etmiştir.

Servet-i Fünun Romanının Özellikleri

Dönemin sosyal şartları değişince bu dönemde romanlar kendine özgü olmaya başlamıştır. Roman modern bir tekniğe barınmıştır. Kurgu hataları ve acemilikler ortadan kalkmıştır. Yazar eserde kişiliğini gizlemeyi başarmıştır. Bu dönemde romanlarda da süslü ve sanatlı bir dil kullanılmıştır. Estetiğe önem verilmiştir. Ancak okuyanlar bu romanları anlamakta zorlamıştır. Özellikle dönemin siyasi baskıları nedeniyle sosyal konular yerine bireysel konularda yazılmıştır. Kahramanlar İstanbul’daki seçkin kişilerdir. Mehmet Rauf’un Eylül romanı Türk edebiyatında yer alan ilk psikolojik roman olarak kabul edilir.

Realizm

19 yüzyılın ikinci yarısında Fransa’da romantizm akımına tepki olarak doğmuştur. Pozitivist felsefenin edebiyata uyarlandığı bir akımdır. Realistler günlük yaşamı ön yargı olmadan incelemek, sanatı klasik ve romantik akımların yapaylığından kurtarmak gerektiğine inandılar. Pozitivizmin de etkisiyle duygularda ziyade de belgeler ve bilimsel verilere dayandırarak yazmışlardır.

Milli Edebiyat Romancıları Özellikleri
  • Vatan, millet, Anadolu, bağımsızlık gibi sosyal konular işlenmiştir.
  • Sanatçılar gözleme yoğun yer vermiş ve eserlerinden gözlemlerini kullanmışlardır.
  • Dil sade ve konuşma diline yakındır. Cümleler Türkçeye uygun kısa cümlelerdir. İstanbul Türkçesi kullanılmıştır.
  • Sanatçılar İstanbul dışına açılarak Anadolu hakkında eserler yazılmıştır.
  • Romanlar teknik açıdan başarılıdır.

Cümle Türleri (Çeşitleri)

A-Yüklemine Göre Cümleler

Fiil Cümlesi

Yüklemi fiil olan cümlelerdir. Mesela “Ali bize geldi.” (Gelmek fiildir.)

İsim Cümlesi

Yüklemi isim soylu olan cümlelerdir. Mesela “Ali iyi bir insandır. (insandır isimdir.)

B-Öge Dizilişine Göre Cümleler

Kurallı Cümle

Yüklemin sonda olduğu cümledir. Mesela “Ali okula gitti.” (Gitti cümlenin sonundadır.)

Devrik Cümle

Yüklemin ortaya ya da başta olduğu cümlelerdir. Mesela “dün gece geldim size.” (Geldim ortada yer almıştır.)

Eksiltili Cümle

Sonuna üç nokta koyulan ve okuyanın tamamlaması istenen cümledir. Mesela “Önümüzde gözden kaybolan sıra dağlar…”

C-Anlamına Göre Cümleler

Olumlu Cümle

Yüklemdeki durumun gerçekleştiği cümlelerdir. Mesela “Dün gece eve gitti.”

Olumsuz Cümle

Yüklemdeki durumun gerçekleşmediği ya da mevcut olmadığı cümlelerdir. Mesela “Ali bize gelmedi.”, “Ali iyi bir insan değil.” Fiillerin olumsuzu –me,-ma,-maz,-mez; isimlerin olumsuzu yok, değil ve –siz ile yapılır.

Soru Cümlesi

Soru anlamı taşıyan cümledir. Mesela “Ali geldi mi?”

Şart Cümlesi

Yargının gerçekleşmesinin şarta bağlandığı cümledir. Genelde –se,-sa şart kipiyle yapılır. Mesela “Çalışırsan başarırsın.”

D-Yapısına Göre Cümleler

Basit Cümle

Tek yüklemi bulunan, fiilimsi olmayan cümlelerdir. Mesela “Ali bize geldi.”

Birleşik Cümle

Yargı bildiren yükleme ek olarak yan cümlesi olan cümledir.

  • Yan Cümle, fiilimsi olan cümledir. Girişik bileşik cümle de denir. Fiilimsi sayısı kadar yan cümle bulunur. Mesela “Seni görünce sevdim.” (Görünce fiilimsidir ve yan cümledir.)
  • Şartlı birleşik cümle, -se, -sa kipiyle kurulan cümlelerdir. Mesela “Gelirsen eve gideriz.”
  • Ki’li birleşik cümle, yan cümlesinde ki bağlacı bulunan cümlelerdir. Mesela “Bize gel ki görüşelim.”
  • İç içe birleşik cümle, ara cümle olan cümlelerdir. Mesela “Tabelada, çıkış sağdandır, yazıyor.”
Sıralı Cümle

Birden çok yargının virgül ya da noktalı virgülle bağlanmıştır. Mesela “Arabanın kapısını açtı, yavaşça dışarıya doğru çıktı.”

Bağlı Cümle

Birden fazla cümlenin bağlaçla bağlandığı cümledir. Mesela “Ali bize geldi ama kimse onu dinlemedi.”

YAZMA : Yazma Aşamaları

  • Hazırlık
  • Planlama
  • Taslak metni oluşturma
  • Taslak metni düzenleme ve geliştirme
  • Metni paylaşma
Sonraki Ünite
Bu ders notu faydalı mıydı ?
Bunu nasıl iyileştirebilirim?