Türk Dili ve Edebiyatı 8 ders notları ünite 4

Bu ders içereği Yeni müfredata uygundur.
Ünite 4

SÖYLEV/NUTUK

SÖYLEV/NUTUK

Herhangi bir dinleyici topluluğu önünde bir düşünceyi aşılamak, topluluğu coşturmak ve bir amaç doğrultusunda yönlendirmek için coşkulu ve edebi bir dille yapılan konuşmalara veya metinlere nutuk adı verilir. Bir fikri, bir davayı karşıdaki insana dil ustalığı ile açıklamak hitabet sanatı adını alır. Toplum önünde bir konuşmayı yapana ise hatip denir. Söylev türünün diğer türlerde olduğu gibi belli kuralları bulunur. iyi bir söylev için konuşmacı belli kurallara göre söylev metnini hazırlayarak sunmalıdır. Türü ne olursa olsun hitabet alanında başarı büyük oranda söylevi veren kişinin tutumuna ve yöntemine bağlıdır. İyi bir hatipte şu özellikler bulunmalıdır:

  • Dinleyicilerin ilgilerini ve tepkilerini göz önünde tutar.
  • Söz söylediği konuda zengin bir bilgi ve düşünce birikimine sahiptir.
  • Söyleyeceklerini amacına uygun bir yönde duygu ve düşünce akışını bozmadan dile getirir.
  • Ses tonunu, jest ve hareketlerini, vurgu ve tonlamayı ustaca kullanır.
  • Konuşmasını, herkesin anlayabileceği yalın ve açık bir dille yapar. •
  • Konuşma sırasında açık ve inandırıcı olur.

Söylev Türünün Özellikleri

Söylevler düşünsel bir planla ortaya konur. Genel olarak kısa cümleler kullanılır ve cümlelerde daha çok haber kipi ya da mastar halinde bulunan fiiller kullanılır. hatip, klişeleşen sözler ve deyimler kullanmaz. Akıcı, içten, etkili ve coşturucu bir anlatımla siyasi, sosyal, milli, hukuki, ahlaki gibi konularda topluluğu yakından ilgilendiren bir düşünce ya da soruna yer verilir. Bu türde yer alan metinlerde dil alıcıyı harekete geçirme ve heyecana bağlı işlevde kullanılır.

Söylev Türünün Gelişimi

Söylev türünün Batı edebiyatında ilk örnekleri eski Yunan edebiyatında Demosten, Latin edebiyatında Çiçero tarafından verilir. Fransız edebiyatında Bossuet, Mirabeau gibi ünlü söylevciler vardır. Türk edebiyatında ise Bilge Kağan Orhun Yazıtları’nda Türk milletine seslenişi ilk söylev, Bilge Kağan da ilk hatip olarak kabul görür. Türk edebiyatında söylevin gelişmesi Meşrutiyet sonrası Ömer Naci ve Hamdullah Suphi Tanrıöver ile ortaya çıkar. Milli mücadele sırasında ise Mehmet Akif Ersoy ve Halide Edip Adıvar, Cumhuriyet döneminde ise Mustafa Kemal Atatürk öne çıkar.

Göktürk Yazıtları (Orhun Abideleri), 8. yy.da yazılmıştır. Bu yazıtlar, Türklerin ilk tarihî belgesi ve aynı zamanda yazılı ilk edebî eserleri olarak kabul edilir. Bu kitabeler sırasıyla Tonyukuk (716), Kül Tigin (731) ve Bilge Kağan (735) adına dikilmiştir. Söylev türündeki bu eserde Bilge Kağan, Kül Tigin ve Tonyukuk yaptıkları icraatları anlatarak yaşadıkları dönemde neler olduğunu ele alırlar. Siyaset, tarih, coğrafya ve edebiyata ait birçok bilgi içeren kitabeler yabancı etkilerden uzak ve yalın bir Türkçeyle yazılmıştır. Oldukça gelişmiş ve işlenmiş bir dil kullanılmıştır. Anlatımda benzetmelere, aliterasyonlara, atasözü ve deyimlere yer verilmiştir. Kitabelerin bir yüzü “Göktürk alfabesi”yle, diğer yüzleri “Çince” yazılmıştır. “Göktürk alfabesi” 38 harften oluşmaktadır. Yazıtta bu alfabe sağdan sola ve yukarıdan aşağıya olmak üzere iki şekilde kullanılmıştır. Yazıtlardan ilk kez 1709’da Strahlenberg (Şitralinberg) bahsetmiştir. 1839’da Danimarkalı dil bilimci William Thomsen (Vilyım Tomsın) tarafından bulunmuş Rus Türkolog Vasili Radlof’un yardımıyla okunmuştur. Yazıtlar, içerisindeki Çince metinlerden yola çıkılarak çözülmüş, bu çalışmalar aynı yıl bilim dünyasına duyurulmuştur.

Söylev Çeşitleri

Söylevler, cephede askerlerinin moralini yükseltmek için yapılan konuşmalardan yola çıkarak milletvekili, kulüp, dernek seçimleri, insanların ortak duygularını harekete geçirmeye kadar geniş bir alanda söylev düzenlenebilir. Söylevler genelde milli ve toplumsal konularda ortaya konur. Konusuna göre bazı türlere ayrılır.

Siyasi Söylev

Politikacıların mecliste, kapalı mekanlarda ya da açık alanlarda yaptıkları konuşmalardır. Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere Hamdullah Suphi Tanrıöver ve Halide Edip Adıvar gibi isimler bu konuda olgun örnekler veren hatiplerdir.

Askeri Söylev

>Komutanların askere moral vermek ve askeri cesaretlendirmek amacıyla yaptığı konuşmalardır. Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’un fethi öncesi yaptığı söylev bu türe örnektir.

Dini Söyle

Din adamlarının bireysel ve toplumsal sorunları dini açıdan yorumladıkları konuşmalardır. Türk İslam toplumlarında bu söylevler hutbe adıyla da anılır. Peygamberimizin Veda Hutbesi en iyi örneğidir.

Akademik Söylev

Bilim insanlarının bilimsel toplantılarda yaptıkları konuşmalardır.

Hukuki Söylev

Mahkemelerde hak hukuk konusunda yapılan konuşmalardır. Savcı iddianameleri ve avukatların savunmaları bu türe örnektir.

Düşünceyi Geliştirme Yolları

Tanımlama

Bir varlığı, kavramı temel özelliğiyle ifade etmektir. “Bu nedir?” sorusunun cevabıdır. Her tanımlama bir açıklamadır.

Örnekleme

Bir düşünceyi destekleyen ve hatırlatan kavram, isim ve durumları paylaşmaktır.

Sayısal Verilerden Yararlanma

Bir düşünceyi bilimsel, matematiksel ve sayısal olarak destekleyecek bilgiler paylaşmaktır.

Tanık Gösterme

Bir düşünceyle ilgili uzman bir kişiden alıntı yaparak bu kişinin sözüne yer vermektir.

Karşılaştırma

Bir düşüncenin iki varlık, iki kavram ya da iki şey arasındaki zıtlık ve benzerlikler yoluyla ortaya konmasıdır.

YAZMA Söylev Hazırlarken Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • Söylevin konusunu, temasını, ana düşüncesini, amacını ve hedef kitlesi belirlenir.
  • Söylev konusu hakkında önceden araştırma yapılır.
  • Konuyla ilgili bütün bilgi ve belgeleri topladıktan sonra konuşmanın planını hazırlanır.
  • Yazacağınız metin, söylev türünün yapı ve üslup özelliklerine uygun olmalıdır.

SÖZLÜ İLETİŞİM Söylev Sırasında Dikkat Etmeniz Gerekenler

3 KONU -

  • Söylev vermeden önce hazırlık ve prova yapılmalıdır.
  • Söylevin planı yapılmalıdır.
  • Vurgu ve tonlamaları yerli yerinde olmalıdır.
  • Açık, sade, yalın ve duru bir dil kullanılmalıdır.
  • Konuşma gereksiz ayrıntılarla uzatılmamalı, anlatımın akışı kesilmemelidir.
  • Topluluğa hitap ederken jest ve mimikler konunun özelliğine göre kullanılmalıdır.
  • Konuşurken metne sık sık göz atılmamalı, dinleyicilerle göz teması kurulmalıdır.
  • Dinleyicilerin psikolojik durumu göz önüne alınmalıdır.
unite-3
Bu ders notu (ünite 4) faydalı mıydı ?
Bunu nasıl iyileştirebilirim?

1 kişi oy kullandı
ÜNİTE 1ÜNİTE 2ÜNİTE 3